Page 88 - 2018-2021 Çalışma Raporu
P. 88

ile mevzuata uygun şekilde görüştürülmediklerine yönelik iddialar nedeniyle aşağıdaki
            açıklamayı paylaşma zorunluluğu duyduk. Biz insan haklarını ve hukuku savunmayla
            mükellef olan Barolar olarak açıkça belirtiyoruz ki; Öncelikle 1136 sayılı Avukatlık
            Kanununun “Avukatlığın Mahiyeti” başlıklı 1. maddesinin 1. fıkrasına göre; “Avukat,
            yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil eder.” Avukat-
            lığın amacı; hukuki münasebetlerin düzenlenmesini, her türlü hukuki mesele ve anlaş-
            mazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesini ve hukuk kurallarının
            tam olarak uygulanmasını her derecede yargı organları, hakemler, resmi ve özel kişi, ku-
            rum ve kurumlar nezdinde sağlanmaktadır. Soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her
            aşamasında avukatın, şüpheli veya sanıkla görüşme, ifade alma veya sorgu süresince
            yanında olma ve hukuki yardımda bulunma hakkı engellenemeyeceği gibi, vekâletname
            aranmaksızın şüpheli veya sanık müdafi ile her zaman ve konuşulanları başkalarının
            duyamayacağı bir ortamda görüşebilir, yazışmaları da denetime tabi tutamaz. Bu hak ve
            dolayısıyla savunma hakkı kısıtlanamaz. Buna aykırı davrananlar ve bununla ilgili kol-
            luğa emir verenler açıkça suç işlemektedirler. İnsan varlığına ve onuruna karşı yapılan
            en aşağılık saldırı olan işkence ve kötü muamele, sorgulama ve cezalandırma yöntemi
            olarak ne yazık ki kolluk birimlerinde birçok soruşturmanın parçası haline getirilmiştir.
            Yetkili birimlerin yalanlamaları, üstünkörü geçiştirip bu konuyu soruşturma gereği dahi
            duymamalarına karşın, işkencenin varlığı tartışma götürmeyen bir olgu haline gelmiştir.
            Gerek somut olayda gerekse de daha önce yaşanmış vakıalarda kolluk birimlerinde iş-
            kence yapıldığının tespit edilmesine rağmen yapılan suç duyuruları sonuçsuz kalmış ve
            işkenceyi yapanlarla ilgili herhangi bir hukuki girişim ve yaptırım gerçekleşmemiştir.
            Türkiye’nin de taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin İşkence Yasağı Baş-
            lıklı 3.Maddesinde belirtildiği gibi ” Hiç kimse işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı
            ceza veya işlemlere tabi tutulamaz.” Bu nedenle açıkça belirtiyoruz ki;1136 sayılı Avu-
            katlık Kanunu’nun 95.Maddesinin 2 fıkrasının 21. Bendinde belirtildiği üzere Hukukun
            üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak,
            korumak ve bu kavramlara işlerlik kazan-
            dırmakla mükellef olan Şanlıurfa Barosu
            olarak  İŞKENCEYİ  BU  COĞRAFYA-
            DAN  SÖKÜP  ATANA  DEK  HUKUK
            MÜCADELEMİZİ  SÜRDÜRECEĞİZ.
            İŞKENCEYİ  YAPANLARIN  YARGI
            ÖNÜNDE HESAP VERMESİ İÇİN HER
            TÜRLÜ HUKUKİ GİRİŞİMLERDE BU-
            LUNACAĞIMIZDAN  HİÇ  KİMSENİN
            KUŞKUSU OLMASIN. VARLIĞIMIZIN
            TEMELİ  OLAN  HUKUKUN  ÜSTÜN-
            LÜĞÜNÜ BU KENTTE HÂKİM KILA-
            NA DEK DURMADAN ÇALIŞACAĞI-
            MIZI  BELİRTİYORUZ.  Yaptığımız  bu
            açıklamada amacımız; insan haklarını ve
            hukuku hiçe sayan avukat meslektaşları-
            mıza karşı mevzuata aykırı tutum sergile-

                                                 87
   83   84   85   86   87   88   89   90   91   92   93