Page 47 - 2018-2021 Çalışma Raporu
P. 47

Türkiye’de cinsiyet eşitsizliği sorununu daha da derinleştirmektedir. Türkiye’de kadın-
          lara yönelik hak ihlallerindeki artış, mevcut hukuki düzenlemelerin hayata geçirileme-
          diğini ve kadını yeterince koruyamadığını göstermektedir. Yargıya intikal eden kadına
          yönelik şiddet, cinsel taciz ve cinsel saldırı dosyalarında etkili soruşturmaların yürütül-
          mediğine, çok sayıda dosyanın yargı eliyle sürüncemede bırakıldığına, hala kadına yö-
          nelik şiddet davalarında erkek failin haksız tahrik, iyi hal indiriminden yararlandırıldı-
          ğına  tanıklık  etmekteyiz. Karar  verici  mekanizmaların kadına  yönelik  artış  gösteren
          şiddet karşısındaki duyarsız tavrı, yine siyasal iktidar mensuplarının öteden beri kadın
          haklarını tehdit eden ayrımcı ve ötekileştirici söylemleri, sorunun derinleşmesine daha
          fazla katkı sunmaktadır. Aynı şekilde çocuklara yönelik şiddet ve hak ihlalleri, bu süre
          içerisinde devam etti. Şiddet sonucu katledilen çocukların yanı sıra yurt, okul gibi kapa-
          lı kurumlar başta olmak üzere toplumsal yaşamda çocuklara yönelik artış gösteren cin-
          sel istismar vakaları dikkat çekmektedir. Şiddet sonucu katledilen çocukların yanı sıra,
          çatışmalı ortamların varlık gösterdiği bölgelerde sahipsiz bırakılan patlayıcılar sonucu
          da çocukların yaralanmalarına ve yaşamlarını yitirişine, yine Türkiye’de 0-6 yaş arasın-
          daki 700’ü aşkın çocuğunun annesiyle birlikte cezaevinde bulunuyor olmasına tanıklık
          ediyoruz. Türkiye’de çocukların haklarını güvence altına alan koruyucu yasaların yeter-
          sizliği ve uluslararası sözleşmelerden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmediği gö-
          rülmektedir. Değerli Basın Emekçileri; Sizlerle paylaştığımız ve açıklamaya çalıştığı-
          mız  ihlaller  basın  açıklamasına  sığdırılamayacak  kadar  geniş  bir  yelpazede  cereyan
          etmektedir ve son derece ciddidir. Çünkü ihlaller yaygın ve sistematik bir hal almış
          durumdadır ve önlemeye yönelik siyasi bir irade görülmemektedir. Sonuç olarak diyo-
          ruz ki: Her koşul altında dil, din, ırk, milliyet, cinsiyet, etnik ve kültürel farklılık ayrımı
          yapmadan BM Evrensel Beyannamesine taraf ülkelerin, yükümlülüklerini yerine getir-
          meye davet ediyor, yaşam hakkının kutsal olduğu vurgusunda bulunarak özgürlüklerle
          dolu, insan onuruna uygun bir yaşam temenni ediyoruz.

          DİYARBAKIR BAROSU
          DİYARBAKIR TABİP ODASI
          HAK İNİSİYATİFİ DERNEĞİ DİYARBAKIR TEMSİLCİLİĞİ
          İNSAN HAKLARI DERNEĞİ DİYARBAKIR ŞUBESİ
          TÜRKİYE İNSAN HAKLARI VAKFI DİYARBAKIR TEMSİLCİLİĞİ
                                  ________o0o________


          • Cezaevlerinde Yaşanan Hak İhlalleri İle İlgili Ortak Basın Açıklaması


          Değerli Basın Emekçileri;

          Bilindiği üzere, ‘İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’nin 5. maddesi ve ‘Kişisel ve Siyasal
          Haklar Uluslararası Sözleşmesi’nin 7. maddesi, hiç kimsenin işkence veya diğer za-
          limane, insanlık dışı veya onur kırıcı muamele veya cezaya maruz bırakılmayacağını
          öngörmektedir. Ancak, Türkiye hapishaneleri, kapalı mekânlar olması nedeniyle hak
          ihlallerinin en yoğun yaşandığı mekânlardandırlar. Türkiye hapishaneleri, başta yaşam
          hakkı ihlalleri olmak üzere her türlü insanlık dışı ve onur kırıcı muamelenin yapıldığı


                                               46
   42   43   44   45   46   47   48   49   50   51   52