Page 51 - 2018-2021 Çalışma Raporu
P. 51

verilmemesi şeklindeki düzenlemeye hayır dediler. Basın açıklamasının ardından metin
          Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne fakslandı.

          BASINA VE KAMUOYUNA

          Kamuoyunda “evlilik affı” olarak bilinen cinsel istismara uğrayan çocukların istismar
          edenle evlenmesi halinde, ceza verilmemesi şeklindeki düzenleme siyasi iktidar tarafın-
          dan, haklı toplumsal tepki sebebiyle daha önce geri çekilmiş iken yeniden Türkiye’nin
          gündemine taşınmak istenmektedir Çocuklar söz konusu olduğunda devletlerin ödevi;
          çocuğu her tür suistimale, ihmale, sömürüye, hak ihlaline karşı korumak ve attığı her
          adımda çocuğun üstün yararı ilkesini gözetmektir. Bu yolda temel rehber Evrensel hu-
          kuk normları ve uluslararası sözleşmelerdir.
          Ülkemizce kabul edilen ve onaylanan, dolayısıyla Anayasamızın 90. Maddesi gereğince
          iç hukuk kurallarımızın üzerinde bağlayıcılığı olan, başta Çocuk Hakları Sözleşmesi,
          Avrupa Konseyi Çocukların Cinsel Sömürü ve İstismara Karşı Korunması Sözleşme-
          si, İstanbul Anlaşması olmak üzere uluslararası anlaşmaları ve yasaları hiçe sayarak;
          çocuğun vücut bütünlüğüne, cinsel dokunulmazlığına, manevi gelişimine, geleceğine
          el uzatan, çocukların tüm hayatlarını onları istismar eden suçluların ipoteği altına alan
          düzenlemeler hiçbir gerekçeyle kabul edilemez. Bu tür düzenlemeler, bir yandan ço-
          cukların temel haklarını ihlal ederken, diğer yandan da kadının statüsünü düşürmekte,
          kadınları eğitimsizlik, yoksulluk, bağımlılık ve şiddetle örülü bir döngüye hapsetmek-
          tedir. Kanunlarımıza göre hür iradesi olmadığı kabul edilen çocuk; velisi, vasisi ve hatta
          Millet Meclisince, evlilik gibi ağır sorumlulukları olan bir kuruma mecbur bırakılmakta
          ve bu durum modern anlamda köleliğin dayatılması anlamına gelmektedir. Bu nedenle,
          çocuğun istismarını meşrulaştıran, teşvik eden, özendiren ‘evlilik affı’na ilişkin düzen-
          leme çağ dışıdır, hukuk dışıdır ve kabul edilemez.

          Çocukların çocukluklarını yaşayamadıkları, sağlıklı maddi ve manevi gelişimlerini gö-
          zetmeyen, eğitim hayatlarını ve geleceklerini koruyamayan hiçbir çözüm hukuki ve vic-
          dani değildir. Bu hususta, çocukların üstün yararının gözetildiği, çocuklara ve ailelerine
          yönelik her tür rehberlik hizmetinin aktif hale getirildiği tedbirler, yasal düzenlemelerle
          hayata geçirilmelidir. Akran çocuklar arasında vuku bulmuş ilişkilerde bile olsa evlilik
          bir çözüm olarak dayatılamaz.

          Türkiye Çocuk ve Genç Psikiyatrisi Derneği tarafından düzenlenen raporda da vurgu-
          landığı üzere; “çocuğun fail veya mağdur olduğu durumlarda korunması, iyileştirilmesi,
          durumuna uygun müdahalenin planlanması gerekir. Bu yönde yapılacak çalışmaların
          fail ile mağdur arasında evlenmenin gerçekleşmesine bağlanması doğru olmayacaktır.
          Cinsel dokunulmazlığa karşı suçun tarafları hakkında uygulanacak yaptırım veya ted-
          birlerin aralarında evlenme olmasına veya olmamasına bağlanması, yapılacak evlen-
          menin özgür iradeye bağlı olmasına engel olacaktır. Bu şekilde yapılacak evlenmenin
          olumlu sonuç vermeyeceği gerek evliliğin tarafları gerek bu tarafların yakınları ve ge-
          rekse de doğacak çocuklar bakımından sonraki kuşakları etkileyecek önemli sorunlara
          yol açabileceği unutulmamalıdır.”

          İstismarı bir kere affetmek; tekrarlarına sebep olacak, istisna olduğu iddia edilen düzen-

                                               50
   46   47   48   49   50   51   52   53   54   55   56