Page 439 - 2014-2016 Çalışma Raporu
P. 439
MUOYUNA SESLENİYORUZ...
Tarihte en geniş katılımlı insan hakları belgesi olarak tanımlanan Çocuk Haklarına Dair
Sözleşme, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 20 Kasım l989 tarihinde kabul
edilmiştir. Mode çocuk hakları ve çocuk adalet sistemi paradigmasına da ışık tutan
sözleşme ile devletler; ayrım gözetmeme, çocuğun üstün yararı, yaşama, gelişme ve
katılım haklarının güvenceye alınmasına dair temel değerler etrafında birleşmişlerdir.
Ancak bu noktada söz konusu değerlerin içselleştirilmesi sorunsalı gündeme gelmekte-
dir.
Çok değil, 02.09.20l5 tarihinde üç yaşındaki Alan Kurdi'nin sahile wran cesedi, in-
sanlığın kendisi ile yüzleşmesine neden oldu. Alan Kurdi, ailesi ile birlikte gayriresmi
olarak Muğla'nın Bodrum İlçesi'nden Yunanistan'ın İstanköy Adası'na şişme botla
geçmeye çalışırken annesi ve kardeşi ile birlikte boğularak hayatını kaybetmişti.
Suriye'deki içsavaş nedeniyle yaşanan kitlesel göçlerde, ülkemizdeki göç yönetimi ve
yasadışı göçle mücadeledeki yetersizliklerden enfaz|a yara alan kesimin çocuklar oldu-
ğu; bu süreçte çocukların yaşama ve korunma haklarının ağır bir şekilde ihlal edildiği
görülmektedir. Yasal kapsamda yaşama, sağlık, eğitim ve barınma haklanna ilişkin
düzenlemeler mevcut olmakla birlikte, göç yönetimindeki idari yetersizlikler ve altyapı
sorunları nedeniyle sığınmacı ve mülteci çocuklar yasaların sağladığı bu haklara erişe-
memeke, iyi beslenememekte, sosyal izolasyon ortamında büyümekte, hastalandıkla-
rında uygun tedaviler görememekte, nitelikli eğitim haklarından mahrum kalmakta ve
her türlü riske açık hale gelmektedirler.
Mülteci yoksulluğu, beraberinde çocuk ölümleri, çocuk işçiliği, dilencilik, çocuk fuhuşu
ve ticareti de mücadele edilmesi gereken komplike sorunlar olarak artış göstermektedir.
BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'nin22. maddesi'ne göre, Türkiye kendi toprakla-
rında mülteci olan tüm çocuklann Sözleşme'de yer alan haklardan faydalanması için
gerekli önlemleri almakla yükümlüdi,ir.
Çocuklara yönelik bu risk faktörlerinin ortadan kaldırılması için öncelikle idari kapasi-
tenin güçlendirilmesi, göç yönetimine dair idari mekanizmaların geliştirilmesi, yasadışı
göç ve insan ticareti ile mücadelede eden kurumlar arasında etkin koordinasyonu sağla-
yacak politikalar geliştirilmesi ve eş zamanlı olarak uluslararası işbirliği mekanizmaları
oluşturulması, göçmenlerin topluma entegrasyonu için politikalar geliştirilmesi, özellik-
le çocuk ölümleri, çocuk ticareti ve fuhuşuna ilişkin soruşturmaların bağımsız bir bi-
çimde yürütülmesi, tüm delillerin toplanması, soruşturmanın makul bir süre içinde son-
landırılması gerekmektedir. (l )
(1) Ankara Barosu Mülteci Hakları Kurulu, Çocuk Hakları Merkezi ve İnsan Hakları
Merkezinin l5. 09. 20l5 tarihli mülteciler ortak raporu ve çözüm önerileri
Çocukların, sadece savaş hallerinde değil her türlü silahlı çatlşma ortamında gerek doğ-
rudan ve gerekse yakınlarının uğradığı zarar nedeniyle dolaylı olarak en çok risk altında
bulunan kesim olduğu; yaşama ve korunma haklannın etkin bir şekilde sağlanması
gerektiği tüm uygar toplumlarda genel kabul gören bir durumdur. Ülkenin bazı il ve
ilçelerinde bir süredir devam etmeke olan silahlı çatışmalar, çocukların yaşama ve
korunma haklarına ilişkin olarak, devletin BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'den
kaynaklanan yükümlülüklerini işletmesini zorunlu kılmaktadır. Sözleşme kapsamında
devlet (m. 38), çocukların yaşama hakkını teminat altına almak zorunda olduğu gibi
silahlı çatışmalardan etkilenen çocuklara koruma ve bakım sağlamak üzere mümkün
olan her türlü önlemi de almak zorundadır. Yaşam hakkı ihlal edilen çocuklara yönelik
i38

