Page 442 - 2014-2016 Çalışma Raporu
P. 442
carrİed out against civilians. We offer our deepest condolences to the relatives of vic-
tims, the French People and our fellow lawyers in there. We share your pain from heart.
The best answer to these savages would be the struggle of all humanity in unity. This
was an attack not just to Paris but also to all of the humanity and the values that we
share.
Members of this organisation called ISIS, in the last two years, in Iraq and Syria especi-
ally against Kurdish People, carried out such atrocities that it is even hard to utter. As
members of the people subjected to the same atrocities primarily in Sinjar (Yezidi
Kurds) and then in Kobanö, Diyarbakır, Suruç and Ankara, we very well understand the
dimension of the cruelties and pain you suffered.
We believe that common conscience and reason of humanity will overcome over these
barbaric flock. Lastly we would like to again utter our deepest condelences for the ones
]ost their lives.
Tahir Elçi / Attoey -al-Law
President of Diyarbakır Bar Assoc. (TURKEY)
On Behalf of Members of Management Board.
20. 11.2015
Birleşmiş Milletler Dünya Çocuk Hakları Gününe ilişkin basın açıklaması
Değerli Basın Mensupları;
Bilindiği üzere; Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, Birleşmiş Milletler
Genel Kurulu tarafından 20 Kasım 1989 yılında kabul edilerek 20 Kasım Dünya Çocuk
Hakları Günü olarak ilan edilmiştir. l995 yıtında ülkemizde yürürlüğe giren B. M. Ço-
cuk Hakları Sözleşmesi, Amerika dışında bütün dünya ülkelerinin taraf olduğu tarihten
bugüne gelen en geniş katılımh sözleşme olarak bilinmektedir. Bu sözleşme ile hüküm
altına alınan çocuk haklarına taraf ülkelerce riayet edilmediği, hak ihlallerinin tüm dün-
yada olduğu gibi ne yazıkki ülkelimizde artarak devam ettiği ve son günlerde bölgemiz
özelinde çocuğun yaşam hakkı ihlalinin ciddi anlamda arttlğınt görmekteyiz.
Türkiye'nin Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'ni imzalarken çocukların
eğitim, ifade özgürlüğü, kendi kültürünü yaşatma ve kendi dilini özgürce kullanma
haklarını içeren 17. 29.Ye 30. maddelerine koyduğu çekince ile çocuk haklarına ciddi
anlamda sınırlılık getirdiği bilinmekle birlikte, bu çekincelerin kaldırılması için siyasi
erklerin hareketsiz kaldığı, somut adımların atılmadığı gerçekliği devam etmektedir.
Tüm dünya Ülkeleri genelinde çocukların uğradığı hak ihlalleri giderek atmakta, yaşam
hakları ihlal edilen, her yönü ile sömürülen çocuk işçilerin, cinsel istismara maruz kalan
ve fuhuşa itilen çocuk sayısı htzla artmaktadlr. (TUİK verilerine göre Türkiye'de her 3
evlilikten biri çocuk yaşta yapılan evliliklerdir)
Suriye'deki yaklaşık 6 yıldır devam eden iç savaş nedeniyle yaşanan kitlesel göçlerde,
ülkemizdeki göç yönetimi ve yasadışı göçle mücadeledeki yetersizliklerden en fazla
yara a|an kesimin çocuklar olduğu; bu süreçte çocukların yaşama ve korunma haklarının
ağır bir şekilde ihlal edildiği görülmektedir. Yasal kapsamda yaşama, sağlık, eğitim ve
barınma haklarına ilişkin düzenlemeler mevcut olmakla birlikte, göç yönetimindeki
idari yetersizlikler ve altyapı sorunları nedeniyle sığınmacı ve mülteci çocuklar yasala-
rın sağladığı bu haklara erişememekte, iyi beslenememekte, sosyal izolasyon ortamında
135

