Page 440 - 2014-2016 Çalışma Raporu
P. 440
de yürütülmesİ, tüm delillerin toplanması, soruşturma ve dava aşamalarında ölüm otay-
larında hayatını kaybedenlerin yakınlarıntn hukuki süreçlere katılımının sağlanması ve
soruşturmanın makul bir süre içinde sonlandırılmasının hukuk devleti olmanın olmazsa
olmaz gereğidir.
Yine; Adana Pozantı, Ankara Sincan ve İzmir Şakran Cezaevinde tutuklu ve hükümlü
olan çocukların maruz kaldığı işkenceler ve sonrasında sevk sırasında dövülen, kelepçe
takılan, cezaevi girişinde çıplak aramaya maruz kalan çocukların şikayeti ile başlayan
soruşturmalar neticesinde, asıl faillerinin yargılanması gerekirken, magdur olan çocuk-
lar hakkında kamu malına zarar vermek iddiası ile açılan davalar devam etmektedir. 13.
l 1. 2015 tarihinde Trabzon Bahçecik E Tipi Kapalı Ceza ve Infaz Kurumunda tutuklu
olarak bulunan 15 yaşındaki E. N. , koğuşun kapısına çamaşır ipi ile kendisini asarak
yaşamına son vermiştir. Yaşanan bu acı olay bizlere bir kez daha cezaevleri koşullarının
çocuklar için uygun olmadığını, cezaevlerinin çocuğu topluma kazandırmadığı gibi
toplum dışına ittiğini, cezaevleri dışında çocukların topluma kazandırılmasını hedefle-
yen modellerin derhal tartışılmaya başlanarak hayata geçirilmesinin zorunlu olduğunu
bizlere göstermiştir.
Saydığımız tüm bu hak ihlalleri neticesinde; uluslararası sözleşmelere taraf olan ülkele-
rin, çocuk haklarını tanıması sadece kağıt üzerinde kalmakta fiilen çocuklann yaşama
ve gelişmesi için çaba harcanmadığını, sözleşmenin içselleştirilmediğini göstermektedir.
Her 20 Kasım Dünya Çocuklar Gününde çocukların maruz kaldığı sorunlar dile getirilip
bunlara bir takım çözüm önerileri getirilmekte ise de sorunların azalmadığı, aksine her
geçen yıl çocukların yaşadığı sıkıntıların arttığı görülmektedir.
BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşmede yer aldığı şekilde, devletlerin çocukların hakla-
rının gözetilmesinde uymakla yükümlü oldukları asgari standartları esas alan ve 2005
yılında yürürlüğe giren Çocuk Koruma Kanunu halen gerekli altyapısı oluşturulamadığı
için amacına uygun şekilde işlerliği sağlanamamaktadır. Korunma ihtiyacı olan çocuk-
lar için öngörülen koruyucu ve destekleyici tedbirlerin sağlıklı işlemesi için bir an önce
idari alt yapının güçlendirilmesi, kurumlar arasında etkin koordinasyonu sağlayacak
politikalar geliştirilmesi, durum analizi yapılarak eksikliklerin giderilmesi sağlanmalı-
dır.
Çocukların daha mutlu bir yaşam sürmeleri için öncelikle başta siyasal iktidar olmak
üzere tüm siyasilerin, partiler üstü bir anlayışla meseleye bakmaları ve çocukların ma-
ruz kaldığı sıkıntılara kalıcı çözümler üretmeye çalışmalıdırIar.
Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi olarak ülkemizde ve dünyada çocukların
uğradığı fiziksel, cinsel, duygusal ve her türlü istismarların takipçisi olarak tüm siyasi
erklere çocuk hak ihlalleri karşısında yükümlülüklerini hatırlatarak, sadece bu günün
değil, yılın her gününün onlar için olduğunu, onlar için ayrımcılığın yaşanmayacağı
yüksek yararlarının gözetileceği, barış ortamının inşa edilmesi için gerekenleri yapmaya
davet ediyoruz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
DiYARBAKIR BAROSU ÇOCUK HAKLARI MREKEZI
l8. 11.2015
BASIN AÇIKLAMASI
ÇOCUKLARIN "ÇOCUK" OLDUĞUNUN BİLİNCİYLE DEVLETE VE KA-
|3,7

