Page 292 - Diyarbakır Barosu Türkiye'de Kürtler Barış Süreci İçin Temel Gereksinimler
P. 292
ne açabilmelerinin önündeki engel kaldlnlmrş ve bu ibadet yerlerinin camilerle aynr statüde
olduklarl kabul edilmiştir.
AB sürecinde 9erç€kleştirjlen bu İeform njteliğindekı değişiklıkleİle birlikte, vatandaşlann öz
9ürlük alanlan 9€nill€tilmiş, siyasi katlllmln önündeki bazl engeller kaldlnlmlş ve alt kimlik
mensuplarlnln k€ndilerini vatandaş hissetmelerini sağlayacak girişimlerde bulunulmu§tur,
Böylelikl€, cumhuİıyet ıarihı boyunca bir hayli dar tü]tulmuş olan vatandaşılk alanı kls.n€n ge_
nişletilmiştjr.
SOİ{UÇ VE DEĞERLEİ{İİİR E
Vatandarlk kavraml, modern dönemlere ait bir kavramdlr ve demokrasjnin gelişimiyle birlik,
te b€lirgınleşmiştir. Bu kavramla, bireylerin b€lirgln bir devlete ola,r siyasi aadiy€ti ifad€ edi.
liİ. Ancak bu aidiyet, 20runlu bir bağllllğl Ve pasif bil duruşu ifade etmemektedir. 8u anlamda
Vatandaşlük, k€ndi yaşaml hakkında allnacak siyasi kararlara katllan ve hak Ve özgürlüklerle
dona!lan bir bireyin devlete olan bağllllğınl ifade edel.
8öyle bir vatandaşllk anlaylşlna ulaşmak kolay olmamlştlr. Modemite öncesi dönemde, top-
lumsal-siyasal sistem ayrlcallklar ü2erine oturduğundan, gerek siyas€te katllm v€ gereks€ hak
Ve öz9ürlukl€.e sahip olma, anca( slnlrll saylda lnsan jçin qeçerliydi, ikt;dann alom;ze bır ya
pl içinde bulunduğu bu toplumda, siyaset çoklu iktidar yapllan içinde yapllmaktaydl, Toplu_
mun çOk büyük bir kesimi (imtiyaz sahıbi olmayanlar) hem siyas€tin dlında tutulmakta hem
de hak ve özgürlükl€rden mahrum bulunmaktaydllal. Bunln içindir ki, bU kesimler'.tebaa''
(uyruk) olarak değerlendirjlmekteydi. Dönemin ımtiyazlü Ve hiyeraİşik toplumsal yaplsl. farkll_
llklann korunmasınl g€rektiriyordu. Çünkü her bir faİklllık aynl zamanda biİey ve toplul!kla-
rrn toplumsal statüsünü belirlemekteydi, Bu ned€nle, o dönemde farklılıklann yok edilmesi ya
da türdeşleştirilmesigibi bir sorun yoktu,
Feodal sjstemin tasfiye edilip yerine, ni5pi olarak eşjtlıkçi ve özgürlükçü iddialarla modern
üJlus,devletin kurulmaslyla birlikt€ vatandaşllk kavramı gündeme geldi, F€odalitenın imtiya2ll
yaplslna son Vermede Vatandaşlüğln eşjtlikçi boyutu kullanlldl. Daha doğrusıJ, feodal toplumun
eşitlikçi yaplsl, soyüt vatandaşllk kavram etraflnda yok edilmeye çallşıld,. 8u yaplllrken ha_
kim kültürün öıellikl€ri etrafında bütün farklrl klar birleştirilmeye ve aynllaştırllmaya çallşll_
d1.06nemin eşitlakçi Ve evrensel.i vurgusu, ön planda tutulan kIasik insan haklarl anlaylşl da
bu türdeşleştjrmey€ yardlmcl oldU. Öte yandan, modern ulus-d€Vletlerde vatandaşlarln siyasete
katılımı da slnırlı oldu. Öyle ki, demokratik olma iddiaslndaki ülkelerde dahj, uzun b;r dö.em
çok nnlrll saylda insan slnllll ölçüde s;yasete katllabildi.
DOlayıslyla bütün büyük iddialala rağmen, modern ü]lus_d€vl€tlerde latanda§llk kavİam ve uy-
g!laması hep sorunlu oIdu, otoriter ve totaliter d€vletlerde bu sorunu anlamak mümkün. An_
cak, denokratik olma iddiaslndaki devletler açlslndan bu durum kabul edilebilir değildir.
Çün_
kü demokrasi, ö.ü itibanyla, vatandaşllğ!n her iki boyutunun da geniş tltulmasl gelekli iğini
ifade €tm€ktedir-
Bu geİeklilik, bütün bir dünyayl ve insanı yaşam alarılannl etkisi altlna alan .'küreselleş-
me"yle birlikte çok daha b€li19in biİ hai aldl. Ekonomik, siyasi ve kültü;el alanlarda kendini
29o

