Page 287 - Diyarbakır Barosu Türkiye'de Kürtler Barış Süreci İçin Temel Gereksinimler
P. 287

cu MH  u RiYET  Dö NEMiNDE
         VATANDAŞLIK  KAVRAMINtN  GÖRÜ  N Ü MÜ





                                                                  Abda  .hm.n  KUR|


         Ylkılan  imparatorluğun  bakjyesi  üz€İinden  yapllan  (ıJİtuluş   sava§ı'n,  yöneten  kurucu  kadİo,
         imparatorluğun  resmen  palçalandlğlnı  belgeleyen  Sevr Antlaşmasl'nln  kendilerinde  yarattığl
         psikolojik  ylklmln  €tkisiyl€   hareket  etmiş,  Misak_|  Milli hudutlan  içinde  yaşayan  bütün anasırl
         için€  alacak egemen  ve  bağlmslz  bir devlet  ktllmak amaclna  yönelmiştir.  Bü nedenle  kurucu
         kadro.geleceİte  oluşturmayl  düşündüğü  ulusal kimliğe  ilişkin  kucaklaylcü  mesajlar  vermeyi
         tercih  et niştir.

         Mustafa  Kemal,  Kunuluş  savaşl  slraslnda  Türk  etnik kimliğine  vurgu  yapmaİtan  özenle ka-
         çllı.İlş  sürekli  olarak  "Türkiye/'ve'.TÜrk  halkl'/  kavlamlannl  kullanmayl  teİcih etmiıiİ.  Bu-
         nıJnla,  "kan"  temelli  vatandaşllk  tanlmlndan  uzak  kalınacağl;  ''teritoryal''  Veya'.toprak''  te_
         melli  bir vatandaşllk  anlaylşlnln  esas allnacağl  mesajlnl  vermiştir.  Mustafa  Kemal, l Mayıs
         1920'de  T8Mıj'de  yaptlğl  konuşmada/
            "Efendil€l,  meselenin  bir daha t€keİrür  etm€mesi  ricasiyle  bil iki ioktay]  arz €tmek  ]rterim:
            aurada  mak§ut  olan  !Q M€clis_i   teşkil  edon ıev.t  yal.ız  ]ü.İ  değildir,  yalnlz  Çelkes  de,
            ğildil,  yalniz  Kürt değildil,  yalnlz  Laz
                                    ^liıi.i  değildiİ.  Fakat hep§]nden  mürekkep  anasl.]  islami.
            ,e/di.,  san,ml b,m€(mLad,,l...]Bu   m€cmuay  tell  Iede.  hel b,Lnsu.L  lnar., b.r ka-
            deşimiz  ve menafıi  lamaniyle  müşterck  olan  vatandaımlzdll  ve  yine  labul  €ttiğimiu  esasatin
            ilk sa!rlaİl.da  bu muhteI]f  anaslLl  islamiy€  ki; vatarda$lnar,  yekdiğer]ne  ]<alşl  hürmet_i  mü_
            teıabile  il€  riay€tkald|.|al   ve yekdiğeri.in  h.r tğrli  hukukuna,  lkil  içlimai, coğrafi  h0kukuna
            daima riayetkar  olduğunu  teırar  ve teyıd  ettik  ve cümlemiz  buqon  samimiyetle  kabul  ettik.  Bi,
            naenal.yh  menafiimi2  maşt€rektir,  Tahlisin.  azmettiğimi2  vahd€t  yaln  z lork,  yalnüz  Çerk.s
            değil  hepsınden  memzuç bıl unrıJru islam'dll-  8!nU.  böyle  telakkisini  v€  §ui  iefehhüjmata  mey_
            dan v€rilmemesini  lica  ediyorum'l
         diyerĞk,  farklll!klan  d.şlamayan,  bilakis  onlarl  kucaklayan  biİ vatanda§llk  anlaylşlnl açıkça


         Nitekim bu anlayışln  anayasal  ifadesi olarak, 1924 taİjhli anayasada,  '.Türkiye  ahalisine  din
         ve lrk farkl  olmakslzln  vatandaşllk  itibaıiyle  (Türk)  ltlak olunur''  (madd€  8a) den]lmi§tir.
         Böy|ec€  vaınndaJılğı./  ırk, din, m.zhep  ya  da ka.  baği eğslna  dayall  olarak  değil, birlikte  ya-
         şam  anusu  gıbi  sübjektif  bir 6lçüte  dayall  olaİak  kUrı]lduğu  ifade  ediimiştir,  oİtak  bjr  vatan_
         daşlük  kimliğini  oluşturmayl  hedefleyen  bu  tanlm,  alt kimliklerin  varllğınl  inkaİ  anıaylşı  üzeri_
         n. kurulmamış!r,

        Ancak  bu durum, ı930'lu  yıllann  dünyaslnda  yayqlnlaşan  otoriter/totaliter  reJ'imle/in  de etki_
        siyle tersine dönmey€  başlam,ştr.  Bu dönğmd€  geliştiİilen  ''halkçlllk''  alıesj,  ulusal  kimliğjn
        fiili tanlmlnln  d€ğişimine  katk da bulırnmuştur.  Bu ilke halkl,  §lnlfslı/  imtiyazsl2/  kaynaşmış
   282   283   284   285   286   287   288   289   290   291   292