Page 97 - Diyarbakır Barosu Herkes İçin Adalet Projesi Hukukun Üstünlüğü Seminerleri
P. 97
kullanmay| tercih ettiğimiz, sevdiğimiz şeylerden bir tanesi. Ama bu konuda da biz
gerçekten yeterli bir performansl gösteremiyoruz. Birlikte yaşama olayını çok
yüceltiyoruz, ama neden birlikte yaşayamadığımızın muhasebesini ve sorgulamasını
da yapmlyoruz. Son olarak şunu söyleyeceğim. Retrospektif denilen bir şey Var. Bugün
2005 yll|ndaylz. 1905 ylllnda Diyarbakır'a gitmiş olsaydlnlz Diyarbaklr'da yaşayan
insanların, hatlrl saylllr bir bölümü Gayrimüslim'di, Diyarbaklr'da yaşayan insanlara şu
soruyu sorsaydlnız: "100 yll sonra bu şehir nasıl oİurdu, nasll tahayyül ediyorsunuz?''
Harika bir şehir olurdu diye bir tahayyülden bahsedeceklerdi. Ama bugün etnik, kültürel,
dinsel açıdan tamamlyla homojenleştirilmiş bir şehirden bahsediyoruz. Bir şehir
fotoğrafl Var karşınızda. Bunun faili sadece Türk milliyetçiliği mi? Kendi larzlm|zla,
kendi yaptıklanmızla bizim hesaplaşmamız ve yüzleşmemiz çok önemiidir. Teşekkür
ediyorum.
Sezgin Tanrıkulu: En son Mahmut Hocam söz istemişti ama ilk önce, bayan
arkadaşlmlz söz istedi, çok özür dilerim, önce ona söz vereceğiz, sonra Mahmut
Hocamıza.
Bir kat|llmcl: Öncelikle hoş geldiniz demek istiyorum. Çünkü sonuçta toplumsal
barlş sürecinden bahsediyoruz Ve bunu bir katkl olarak görüyorum. Ben Ahmet insel ve
Hrant Dink'in milliyetçiIik konusunda sanki çelişen ya da çözümsüzlük noktasında
duran yönüne değinmek istiyorum. işte Ahmet insel'in bu konuşmaslndan ''milliyetçilik
yapmayallm, etmeyelim, işte evrensel olallm" mesajl, Hrant Dink ise ''bunlara yapmaya
çalışırsak o zaman yok olacağ|z, kendi kültürümüzü, bize ait olanl korumazsak,
geliştirmeye çallşmazsak, ya da geliştirmek bir suç mu" mesajl geldi. Bence hani kendi
özümüzü koruyarak, bize ait olan| koruyarak da biz evrensel oIabiliriz. Sonuçta çok
kültürlülük derken de biz kendi kültürümüzden çıkmak ya da onu yok etmekten
bahsetmiyoruz. Bizim kültürümüz olacak, savunacağız ve birA, B, ya da C kültürünün
olmaslna da tahammül edeceğiz. Belki dediğiniz gibi işte o kültürel mirasln parçasl
sayarak benimseyeceğiz yani. Bunu söyİemek istiyorum. sorum da şu: demin derin
devletten bahsettiğiniz. Bence herkes de katlllyor buna. Kendini gösteremediği zaman,
su yüzüne çıkamadığı zaman hani halka ulaşıp, sivil kitleye ulaşlp kendini göstermeye
çallştlğlndan bahsettik ki sanırım şiddet ortamında da gördüğümüz bu. Sonuçta linç
girişiminin tümü bu. o derin devletin sivil kesime ulaşan dalgalarln göstergesi diyelim.
Bunlar|n önüne nasll geçeceğiz? Bence çözümü aİamak daha önemli. Tamam, her
şeyi konuşuyoruz ama şu anda önemli olan bu. Bir kere şiddet ortamlndan hiçbir
şeyden bahsetmeyeceğiz, edğmeyeceğiz. Hiçbir çözüm üretemeyeceğiz. o zaman
önce bu esinİiyi nasll sağlayacağlz? Hani o derin devletin istediği zaman sivil toplum
üzerinde etkisinin olmamasınl nasıl sağlayacağız? Nasll tek başlna özgür olmasln|
sağlayacağ lz? Teşekkürler.
sezgin Tanrlkulu: Mahmut Hocam söz istemişti arkadan.
Katlllmcı (Mahmut Hoca): Önce böyle bir toplantl düzenlediğiniz açin teşekküİ
ederim, sizi kutlarlm. Benim iki sorum olacak. sanlyorum ikisi de Ahmet Bey'e olacak.

