Page 17 - Diyarbakır Barosu Herkes İçin Adalet Projesi Hukukun Üstünlüğü Seminerleri
P. 17

ulusalcl  değil,  bence Baasçı olabilir diye düşünüyorum.  Bir Baasçl yaklaşlmla
       meseleye  yaklaştlklarl  açıkça  görülmektedir,  AVrupa Birliği içinde  de  çekirdek
       devletlerin,  ulus devletlerin  yok  edildiği  anlay|şl  ulusalclllk  ifadesinin  karşlt|  değildir.
       orda  da ulus  devletler  ayaKa  kalmaktadlr.  Örneğin bugün Almanya'da  servetin  yüzde
       80'i  yabancl  sermayenin  elindeyken  Almanya'nln  uluslararasI  arenadaki  yerinin gücü
       bizim güya  % 100 bağlmslz  ülkenin  haliyle mukayesede  ettiğimizde  ne kadar geride
       olduğu açlkça  ortaya   ç|kmaktad|r.   Yani bufada  Avrupa Birliği'ne giren  insanlar  bir ulus
       devlet anlaylşlnı  yok ederek  girmemektedirler.  Buradaki kast   şudur:  Şu
       allşkanllğlnlzdan  Vazgeçin  demektedirler  size. Bir taklm  yanllşlarlnlzln  düzeltilebilmesi
       konusunda  müdahalelerde  bu benim  iç meselem  gibi  bir takİm  hastal|klarln  ortadan
       kaldırılacağı  bir dönemdir.  Nedir bu, efendim  Türkiye'den  siz AVrupa  insan  Hakları
       Mahkemesine  başVurmayl  kabul  eden  bir milletsiniz,   çlkan   kararlar  |ehinize  ise  şapka
       çlkartlyorsunuz,   aleyhinize  ise slrtlnl dönen,  mahkum  eden bir anlaylş.

          Bir başka  önemli  konu,  Türkiye'de  müzakere  başllğlnI  oluşturan 35 ana başllktaki
       meselelerin tarama sürecinde, eğer siz gerçekten  de Avrupa  Birliği standartlarlna
       uymuyorsanlz,  bun|arln  düzeltilmesi  için yapllacak her türlü  müdahaleyi  kendi iç
       hukukuna  müdahale  gibi algllamak  ahşkanllğlndan  Vazgeçeceksiniz.  Bunun  için bence
       AVrupa  Birliği  sürecinde  İşin asll  şudur: Çağdaş  olabilmek konusunda  insan eksenli  bir
       yönetimin  ön plana   çlkartlldlğl,  sayln  Altan'ln da dediği  gibi,  bir yaplnIn  oluşmasl  için
       Avrupa  Birliği  sürecine, Türkiye'nin bir cankurtaran  simidİ  gibi yaplşmasl gereken
       anlaylştlr.

          Bir başka önemIi  konu da AVrupa  Birliği tarama  sürecinde  geçen 35 başllk arslndan
       Kürt meselesinin  yer  almamasıdır.  Nas|l  allnmlştlr Kürt meselesi?  Demokrasinin
       içindeki  bir mesele  olarak  ele allnmlştır.  Yani demokrasinin  kurumsallaşmasl  halinde
       Türkiye'deki  diğer meseleler gibi Kürt meselesinin de  çözüme  kavuşturulacağl
       varsayılması  söz konusudur.  Arada  başka  bir başllk  açllmam|ştlr.  Ama  şunu  bilmeliyiz
       ki Avrupa Birliği sürecinde  sadece  Kürt meselesi değil, Kıbns  meselesi, Ermeni
       meselesi,  Alevi meselesi  her zaman  içİn önümüze  geleceKir.  Teknik meselelerin  önünü
       zaman  zaman  bu siyasi meseleler  tlkayabilecek   şekilde  önümüze  gelecektir. Bundan
       kastlm  şu:  Bu da bizim meselelerimizden  birisi; Kürt meselesi,  Alevi  meselesj,  Ermeni
       sorunu.  Sorunun büyüklüğünden  korkan  bir millet olarak meseleye yaklaşmaktaylz.
       Türkiye  olarak,  sorun ne kadar büyük  olursa  olsun,  yüzleşmekten  korkmamamız
       gereKiği  noktastna  bir türlü gelemedik.  Her meselelerimizi  hall altlna süpürmeyi esas
       kabul  ettik. Her meseleyi  ertelemeyi  başarl sayan bir anlaylşla  meseleye  yaklaştIk.  Kürt
       meselesi,  Alevi meselesi,  Ermeni mesğlesi,  Kıbrüs meselesi...  BunIar  bizim
       sorunlarlmlz.  Bu sorunları büyüklüğü  bizi ürkütmemeli,  yüzleşmekten  Ve  asla
       korkmadan  meselelere  yaklaşllmalı  Ve tartlşllmal|d|r.  onun için Türkiye bu Avrupa
       Birliği  sürecinde  bu siyasi  meselelerle  35 ana  başllkta  bu yok  diye kendisini bir kenara
       çekemez.   Bu bir siyasi  meseledir  Ve siyasi meseleler  zaman  zaman  teknik
       müzakerelefden  daha  zahmetli  ortamlarda  birer tlkaç  olarak  önümüze  gelebilir.  Bundan
       ürkmemek  lazım. Efendim,  AVrupa  Bİrliği  sürecine  Türkiye  açlkçasl  çok  ödün Verdi,  çok


                                                                                 19
   12   13   14   15   16   17   18   19   20   21   22