Page 66 - Baroların Bağımsızlığı Savunmanın Dokunulmazlığı Sempozyum
P. 66
sEM PoZYlJM
lar yaratırsınız, bölge sekreterlikleri kurarsınız, bölge sekreterliklerini o barolar kendi-
leri kurar ama Barolar Birliğinin işlevini üstlenir, yetkilerinizi verirsiniz, orada tartışırsı-
nız, orada birbirinizi ikna edersiniz. lkna olan uygulamasını değiştirir, ikna olmayan uy-
gulamasına devam eder. En fazla gider yargıya, o yargının da avukatlık mesleği açısın-
dan doğru olması için mücadele edilir, Bu ortamların yaratılması gerekiyor, küçük ba-
ro-büyük baro tartlŞması işte o zaman anlamını yitirecektir, Ben '1996'da baro başka-
nı seçilip genel kurula bizim delegasyonumuzla birlikte katüldığımda bu konuyu dile
getirdim, Küçük baro-büyük baro olmaz, baro barodur, savunmanın kuruluşu, bir yar-
gılamada en önemli olarak savunmayı temsil eden avukatların kuruluşu olarak baro ni-
teliği itibariyle güçlüdür. onun için küçüğü, büyüğü olmaz. Etkin baro vardır, çalışırsı-
nız etkin olursunuz, baro zaten gücünü kendi varlık nedeninden alır. Onun dışında ka-
labalık baro vardır. lstanbul Barosu kalabalık bir barodur, siz kalabalık bir baro olduğu
için güçlü zanneder, medyanın merkezinde oturduğunuzdan burnunuza dayarlar mik-
rofonu, çağırırlar televizyona, çıkarsınız ve lstanbul Barosu çok güçlü gibi görünür, Pı-
sırık gibi oturursanız, hiç çıkmazsınız televizyona, kimse sizi tanlmaz ve lstanbul Baro_
su güçsüz bir baro olur. Şimdi önemli olan Bingöl Barosunun ve diğer barolann aynı
olanaklara kavuşabileceği, onun da sesini duyurabileceği, daha doğrusu medyanın ge-
lip zorunlu olarak mikrofonu Barolar Birliği Başkanının değil Bingöl Barosu Başkanınln
ağzlna sokacağl ortamlarl hazırlarsınız. lşte bu örgütlenmedir ve bu yasal durum buna
engel değildir. Bunu belirtiyorum. Önemli olan şu; 60.0OO kişi farklı anlayışlardayız,
birbirimizden ne{ret ediyor olabiliriz, ettiklerimiz de var, benden de nefret ediliyor ama
bireylerin en önemli güvenceleri olan yargıyı biz demokratikleştireceğiz, toplumun de-
mokratik örgütlenmesinin yargısını biz yaratacağız. Kendi sorumluluğumuzla, kendi
dokunulmazlığımızla. lşte o zaman nefret etsek bile birbirimizden, ben kol koIa girme_
ye hazırım. lyi geçinmeyi şiddetIe reddediyorum, kol kola olmayı öneriyorum ve benim-
siyorum. Teşekkür ediyorum jkinci defa dinlediğiniz için.
AV. Hasip Kaplan: Ben Şırnaklıyım ve bir türlü şu 15'i tutturamadık. Şırnak Baro-
sunu kuramadık, bu benim içimde uhdedir. Türkiye,nin en küçük barosu biz olacaktık.
Şimdi Mardin'e bağlıyız, bu bir, Bu anlamda hep ben söyledim. Bunu başka tarafa çek-
meyelim arkadaşlar, birbirimizi senelerdir tanıyoruz. Daha dün lstanbul Barosu dünya-
nın en büyük barolann birliği toplantlsı diye afiş bastırmadı mı? Niye lstanbul Barosu,
Tokyo Barosu, New York Barosu, Paris Barosu dünyanın en büyük baroları oImuyor?
var bir nedeni, sayısal olarak. nicel olarak veya etkinlik olarak. lşte burada parls Baro_
sundan gelen arkadaşımız anlattl, üst baro var ama chirac bile paris Barosunu dikka_
te alıyor. Niye? Çünkü Fransa,daki avukatların yarısı Paris Barosuna bağlıdır. lngilte_
re,den gelen meslektaşımız anlatlmında bir hususu eksik bıraktı. Evet barrister avukat
var, solicitor avukat var ama bir de sir Avukatlar var. Bir grup kraliyet unvanı kazanan
sir Avukatlar var. Biz onlarla da beraberiz, Diğer noktalara gelince, biz meslektaşız ar_
kadaşlar, düşüncelerimiz farklı olabilir, ama hukukun ortak noktalarlnda buluşuruz.
Birbirimizin elbette yüzüne bakacağız, birbirimize saygılı davranmak zorundayız, konu_
DIYARBAK!R BARosU YAYINL-ARü
65

