Page 78 - Türk Ceza Kanunu Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu Ceza Ve Tedbirleri İnfazı Hakkında Kanun Tasarıların İlişkin Görüş- Eleştiri Ve Önerileriniz
P. 78
CEZA VE TEDB|RLEBI lNFAZI HAKKINDA KANUN TASARISI
dartlara alabildiğine yabancl kalmaktadlr.
1'l-) "Avukat Ve noterle görüşme hakkı" kenar başlığı altında düzenlenen Ta'arınln 57.
maddesi uyannca, "Hükümlü geçerli bir vekaletnameye bağlı ve hukuki bir çekişmenin gi-
derilmesine yönelik olarak ve avukatlık mesleğinin jcrası çerçevesinde avukatlan ile görüşme
hakkına sahiptir" denilmektedir. Avukatla görüşmenin, ''hukuki bir çekişmenin giderilmesi-
ne yönelik" şeklinde sınırlandırılması hukuka ve Avukatlık yasası ile belirlenen temel ilkele-
re aykln olduğu gibi; sınıdandırmayı belirleme yetkisinin kime (cezaevi müdürü veya gardi-
yana mı, yoksa avukata mı) ait olduğu yönünde bir açıklık bulunmayışı, yeni sorunlara ge-
bedir
57/3. madde uyannca, "Vekaletnameleri olsa da. avukatlann aynı anda birden fazla hü-
kümiü ile görüşme yapamayacakları'' kuralı, mesleğin icrasına ilişkin ilkelere ve savunma
hakkının doğasına aykırıdır. Çünkü, aynı hukuki uyuşmazlığı müşterek tarafı bulunan hü-
kümlülerin aynl avukatla birlikte görüşmeleri ve ortak savunmanln birljkte belirlenebilmesi
olanağının ortadan kaldınlmasl, savunma hakkını bertaraf etmeye yöneliktir. Tasarının bu
hükmü, Avukatlık Yasasına ve usul hukuku kurallanna açıkça aykındır,
Tasannın 57/2. maddesinin son cümlesi .görüşmeler kayda alınamaz. dediği halde, ay-
nı maddenin 4, flkrasl "Avukatlann, müvekkilleri ıle yaptlklan konuşmaların kayütlan incele-
meye tabi tutulamaz" kuralını getirmiştir. Aynı madde içinde iki farktı yaklaşlm yaratllmlş ve
çelişkili uygulamaya yo| açılmıştır. 5714. maddeyi yorumlayan bir başka idareci, konuşmala-
rı kayda alınm, ama incelemeye tabi tutmam" diyebilir, uygulamada keyfiliklere ve ağlr hu-
kuk ihlallerine sebebiyet verebilecek olan bu çelişkili düzenlemenin yeniden ele alınarak,
çe-
lişkilerin ayıklanması gerektiği görüşündeyiz,
'l2-) "Süreli ve süresiz yayınlardan yararlanma hakkı" kenar baş|ıgl ile düzenlenen Tasa-
nnın 60, maddesinin 2. fıkrası uyannca, "Odalarda, gereksinimden çok yayın bulundurul-
maz" denmiş; " Kurum güvenliğini tehlikeye düşüren veya müstehcen haber, yazı, fotoğraf
ve yorumları kapsayan her türlü yayın hükümlüye verilmez' denmiştir.
"Odalarda gereksinimden çok yayın bulundurulamaz'' hükmü, tam bir kara mizah örne-
ğidir, Yayın gereksiniminin sının nedir? Bunu kim belirler? Bu sınınn (!) aşılmasının kjme, ne-
ye, ne zararı vardır?
yayınla ilgili gereksinimin ölçüsünü ancak okur konumundaki hükümlü tespit edebilece-
ği halde bu hususta idareye üstünlük tanlnmlş olması, hakkın özünü ortadan kaldırmakta-
dır. "kurum güvenliği" kavramını şizofronik bir yaklaşımla yorumlayan bir idareci, bu fıkra-
nın tanıdığı muğlaklık sayesinde her tüdü yayını sınırlandırabilir ya da yasaklayabilir.
Belirtilen maddedeki muğlak yaklaşım aşılarak, hakkın kullanımının somut bir sınırsızlığa
kavuşturulabilmesi gerektiği görüşündeyiz. Bu düzenleme tarzı ile, maddenin 1. fıkrasıy|a
tanlnan olanak, ikinci fıkra ile hemen geri allnmlştlr. Metindeki keyfiliği önlemek ve muğ-
laklığı aşabilmek için, maddenin birinci fıkrası ile yetinmek ve ikinci fıkrayı metinden çıkar-
mak yeterlidir, görüşündeyiz,
13-) Her tür özgürlük ve tercih alanını katı bir şekilde belirleme hevesiyle hazırlanan ve
'Hükümlünün giydiri|mesi" kenar başlığını taşıyan Tasarının 62. maddesinde, ''Kişisel el-
DIYARBAKIR BARosU YAYINtlRI
76

