Page 76 - Türk Ceza Kanunu Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu Ceza Ve Tedbirleri İnfazı Hakkında Kanun Tasarıların İlişkin Görüş- Eleştiri Ve Önerileriniz
P. 76

cEzA VE TEDBiRLERI  lNFAZI  HAKKINDA  KANUN  TAsARIsl


          olanlar aynı  odalarda  banndınlmazlar  ve birbirleri  ile temas etmelerini  engelleyecek  tedbiı
           ler alınır"   şeklindeki  düzenleme,  "savunma  bütünIüğü  ve hazırlığı.  koşullannı  ortadan  kal-

          dıran, kısıtlayan  bir özelliğe  sahip  oIması yanında,  cezaevlerini  yıllardır  gündemde  tutan  ve
          özcesi, "izolasyon"  amacl  taŞlyan  bir hükmün  bu düzenlemede  de önemli  bir yer  bulduğu
          görülmektedir,  TasarınIn  mantlğlna  bağlı  şekilde  yaratılan  devlet yapllanması,  temastan  ü*-
          mektedjr.  Tutuklu  ve hükümlülerin  toplu temaslndan  bu denli  ürken  mevcut  Tasandaki  yak-
          laşım  tarzı aşılarak,  metnin  yeniden  ele alınması  ve ''cezaevlerinde  spor, sanat  ve eğlence  gi-
          bi etkinliklede  iyileştirme faaIlyetlerinde  temasın,  toplu temasln  yasal  güvenceye  kavuşturul-
          masl"  gerektiği görüşündeyiz,

             5J Tasan'nın 36. maddesinde  hükümlü  hakkında  uygulanabilecek  disiplin  cezaları  sayıl-
          mış; takip  eden maddelerde  ise,  hangi  eylemlerin  hangi  cezayı  gerektirdiği  yönünde  bir dü-
          zenleme  yapılmıştır.  Disiplin  cezasını  gerektiren  eylemler  ile bunun  karşılığl  olan ve disıplin
          cezası  şeklinde  tanlmlanan   çeşitli  yaptlrlmlar  arasında  büyük bir orantısız|ık  Tasanya  hakim-
          dir.
             Eylem ile yaptınm  arasında  mantıksal  tutars|zlıklar  da mevcuttur.  Örneğin  Tasannın  38ie
          maddesinde  "Kurum  personeline  karşı  uygunsuz  söz sarf etme veya davranışta  bulunma.
          haIjnde  "Bazı  etkinliklere  katılmaktan  alıkoyma"  cezası uygulanacigı  öngörüldüğü  halde,
          41/k maddesinde  belirtilen, "kurum personeline  hakaret  ve tehditte  bulunma''  halinde  ise
          "hücreye  koyma"  cezası  uygulanacağü  öngörülmüştür.
            Aynı söz nedeniy|e,  hükümlü  hakkında  38/e  ya  da 4'1lk  maddesinın  uygulanabilmesi  ola-
          sıdır,  Çünkü  Tasarının  37 ile 44. maddeleri  arasında  tanımlanan  yasak  davranışlar  sayılırken,
          slnlrlar  somut  bir  şekilde  belirlenmemiştir.  kişiden  kişiye, yöreden  yöreye  değişen göreceli
         davranışlar  sıralanarak,  kaygan  bir alan oluşturulmuştur,  Tanımlama  yapılırken,  içinde  bulu-
         nulan koşullara  bağlı  özelliklere  yer  verilmemiştir.  5lnlrlarl  somut  bir  şekilden  belirlenmeyen
         kaygan  bir alanda infaz adaleti  ya da cezaevi  huzurunun  sağlanmasl  güçtür,
            kaldı ki, bu eylemleri  değerlendirme  yetkisi  verilen  kişilerin  herhangi  bir meslek yada  etik
         formasyonu  bulunmadığı  için,  en masum,  en sıradan  davranış  suç sayılabileceği  için, hü-
         kümlünün  hareket  serbestiliğanin  bütünüyle  ortadan kaldınlmasl  olanağl  yaratllmaktadlr.
         ldarenin  keyfiliğine  sınırsız olanak  tanıyan  düzenleme  biçimi.  çözümleyici  bir yaklaşımdan
         yoksundur.

            7-) Tasannın  nasıl  bir 'eza"  mantığüna  oturduğunu  gösteren  ve disiplin  cezası  yaptınmı
         ile karşılanan  bazı  disiplin  hükümlerine  kısaca değinmekte  yarar görüyoruz:
            a) "Bazı  etkinliklere  katılmaktan  alıkoyma"  kenar  başlığını  taşıyan  38.maddedeki,  ''(..,)
         bir aydan  üç aya kadar  (...)  yoksun  bırakı|ma"
                                                şeklindeki  ifade, zamanın  nasıl  gelişigüzel  ele
         alındığına  örnektjr.  Hükümlüler  açısından  son derece  yaşamsal  ve yapıcı  özelliği olan kültü-
         rel ve sportif "faaliyet"in,  temasın,  ilk seferinde  bile böylesine  uzun  süreli engellenmesi,  an-
         cak kağıt üzerinde karar veren  ve insani  kaygılan  gözetmeyen  birinin  çalışması  gibi görün-
         mektedir.

            b-) "Haberleşme  veya iletişim araçlanndan  yoksun  bırakma  ve kısıtlama''  kenar  başhğı ile
         düzenlenen  39. maddedeki  '(,,.)  bir aydan  üç aya kadar  mektup veya  telgraf yollamaktan,

                                   DIYARBAKIR  BARoSU  YAY|NtARl
                                              74
   71   72   73   74   75   76   77   78   79   80   81