Page 37 - 6- DİYARBAKIR BAROSU PANEL TAHİR ELÇİ VE İNSAN HAKLARI
P. 37

Tahir  Elçi,e  insan  Haklarl  Mü.adclesi


             kii kurumlaıı  ve kavıamlarıyla  deyişiyle  bir demokrasi olarak  görmek
             tanımlamak  gelekiı Tabi gönül  ister ki bu kamusal iyi hedeffı gerek
             adalet gerek  diğer  kamusal  hizmetler içerisinde  onlarün  olağan devinimi
             içerisinde  ortaya  çüsın.  Yar$  hizmetlerinin  buna  uygun bir performan
             sryla  çıktl  yaratsrn  ve dolaylsüyla  bizim demokasiri  konsolide etme  ça-
             balarrmta  oradan  destek  gelir.  Ama  maalesefbu  böyle bir iyimserliğin
             pek söz  konusu olduğunu  düşiinmüyorum.  Tabi burada bilaiis  farklı
             bir durulma  karşı  karşıyayız.  Bu gün burada  olsaydı  onu  da anacaktım
             üstelik bu ifadesi  için lsmail  Saymaz'ın yaptığı  bir habeı  vaı 2012 yılın-
             da bu Müammed  Özdemirt açılışta  ıurguladığı  Kemal  Deniz  davası.
             Tahir  Elçi  orada yani o davada  olmayan  delilleri  yarattr.  Yani yaratabilir-
             lik becerisini ortaya koydu hukukçuluğuyla.  O dönemde  Yunus  Güneş
             diye biri var Bu kimdir nedir belli değil, bilinmiyor  edilmiyoı  Fakat
             daha sonİa  94 tarihli  bir yer gösterme  tutanağındaki  imzayla  o YalaE
             Güneş  kod adlı kişinin  imzasr  arasrnda  benzerlik  olduğunu  tespit edl
             yor. Yani  yer  gösterme  tutanağı  farklı  adla. faİat aynı imza oradaki  ad
             Burhanettin  Kryak'a uzman  çaııış.  Ve daha  sonradan da tabi bu nas
             bir ara§tırmac  Ik sergilediğini  düşiindürüyor  bize de nasll biİ azim ve
             nasıl bir sevapla  duruşunu  ortaya koyduğunu  gösteriyor.  Bu 2attn  imza
             tutarlığı olan  paralelliği  olan bir hasarlı trafit  kazasrndaki  trafi]<  tutana-
             ğı  yani oradaki dosyadaki  tutanaktaki  imzasıyla  da onu  kaışrlaştrrıyoı
             Yani  üç farklı  yerde  ve bunların  bir araya  sistem  taraftnda  getiril-ınediği
             ama sizin hrnağınüzla   çıkarıp  bulundurduğunuz  ve dolayrıyla  bu dava
             arkadaşlar  biliyorsunuz  20 2l kişinin  öIdürülmesiyle  ilgili bir davadır.
             Kalıplar  vardır  dolayısıyla  ağır biı ihlal  mese]esidir.

                   Burada  adaletin gerçekleştirilmesindeki  bu ince üslubun hukuk-
             çuluk  olarak  sadece takdirle  karşılanmıyoı  Konuşmamın  başrnda  da
             söylediğim  gibi toPlumsal  borç olarak  da görülebiliyor.   Çünkü  bu dava
             o da başka  bir merkeze  nakledilmişti,  Tahir Elçi'nin öliimünden  yakla
             şık  bir hafta  sonra  falan  beraatla sonuçlanm§tı.  Sonraki  aşama  temfz-
             de galiba.  Şimdi  toParlaya}am  biraz  ve bir sonuca  vaİdfmak  istiyorum.
             Burada bir soruyla  karşı karşıya  kalıyorum  en azından  ben öyle  tanlm-
             lıyorum.  O soru  nasıl  sorusunu  soran bir hukukçuydu  Tahiı Elçi. Yani
             demokrasiler  aslrnda  nasrl  sorularıyla  yol alıı mesafe  kat edeı Ne so-
             rusuyla  nedir sorusuyla  demokrasilerde  mesafe  kat edemezsiniz.  Nasıl
             sorusuyla  ölçüyü  bulursunuz.

                   Dolayısıyla  Tahir Elçi'nin  hukukçuluğu  aslında  bir nasıl  soruları-


                                              ;jil
   32   33   34   35   36   37   38   39   40   41   42