Page 67 - 2018-2021 Çalışma Raporu
P. 67
halklarının bir arada yaşama fikrine karşı bir saldırı olarak değerlendiriyoruz. Bu sal-
dırı bize, halen hafızlarımızda derin izler bırakan ve toplum olarak yüzleşemediğimiz
Maraş, Çorum, Sivas olaylarını hatırlatmaktadır. Bu saldırının azmettirenlerini, plan-
layanlarını ve uygulayanlarını bir bütün olarak ortaya çıkarmadığımız ve hesaplaşma-
dığımız sürece güvenli bir gelecek kurmamız da maalesef oldukça zor görünmektedir.
Sonuç olarak “devlet bekası” söylemi üzerine inşa edilen; demokrasiyi, insan haklarını
ve temel hak ve özgürlükleri yok sayan bu paradigma; Türkiye halkları için barış, huzur
ve refah getirmediği gibi bundan sonra da getirmeyeceği aşikardır. Ülkemizin ihtiyaç
duyduğu daha fazla demokrasi, daha fazla hukuk ve bunlarla bağlantılı olarak daha faz-
la refahtır. Bu vesileyle başta iktidar partisi olmak üzere tüm aktörlere sesleniyoruz; bu
ülkeyi demokrasi ve ekonomik olarak yoksullaştıracak söylemlerden ve politikalardan
vazgeçin. Toplumu ayrıştıran söylemleri ve politikaları derhal terk edin. Son olarak,
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na geçmiş olsun dileklerimizi sunuyoruz. Bu
olayın arkasındaki güçler ile birlikte bütün yönleriyle ortaya çıkarılması için gerekli so-
ruşturmanın yapılmasını talep ediyoruz. Diyarbakır Barosu olarak, her zaman ve her ko-
şulda hukukun üstünlüğü, temel hak ve özgürlüklerin korunması ve savunulması, bütün
farklı kimlik ve inançlara mensup kişilerin eşit haklardan faydalandırılması, toplumsal
huzurun ve nihai barışın sağlanması yolunda mücadele etmeye devam edeceğimizi ka-
muoyuna saygıyla duyuruyoruz.
DİYARBAKIR BAROSU BAŞKANLIĞI ADINA
Av. Cihan AYDIN
________o0o________
• 1915!
24 Nisan 2019, Diyarbakır Diyarbakır Barosu, 1915 yılında Anadolu’nun çeşitli yer-
lerinde yaşayan Ermeni halkının yaşadığı büyük felaketin farkında olduğunu, acılarını
paylaştığını ve bu acıyı yüreğinin derinliklerinde hissettiğini bir kez daha kamuoyu ile
paylaşmaktadır.1915 yılına gelinceye kadar, yüzyıllar boyunca yan yana yaşadığımız;
komşumuz, dostlarımız, kirvelerimiz, demirci ustalarımız, terzilerimiz, sofralarımızı
birlikte paylaştığımız, Gağant’a kırdıkları narlarından bereket dilediğimiz bu coğraf-
yanın kadim halklarından olan Ermeni halkının ileri gelenleri, aydınları, din adamları,
eşraf ve kanaat önderleri; 24 Nisan 1915 günü İttihat ve Terakki Partisi ve Teşkilatı
Mahsusa tarafından tutuklanmış, Anadolu’nun çeşitli yerlerine sürülmüş, insanlık dışı
uygulamalar sonucu çoğu yaşamını yitirmiştir. Hemen akabinde Tehcir Kanunu adında
bir kanun hazırlanmış, Anadolu’nun çeşitli yerlerinden toplanan bir milyonu aşkın Er-
meni nüfusu, Suriye sınırına, Der’a Zor Çölüne doğru “ölüm yolculuğuna” çıkarılmıştır.
Tehcir sırasında binlercesi öldürülmüş ya da insanlık dışı koşullardan dolayı yaşamını
yitirmiştir. 1869 yılında Osmanlı dönemindeki Tahrir Müdürlüğü’nün Diyarbakır’da
yaptığı nüfus sayımı sonuçlarına göre kentte 21 bin 372 kişinin yaşadığı, bu nüfusun 10
bininin Müslüman olduğu, geri kalan kısmın ise gayrimüslim olduğu kayıtlara geçmiş-
tir. Gayrimüslim nüfusun çok büyük bir kısmı ise Ermenilerden müteşekkildi. Bugün
ise kentte yaşayan Ermeni nüfusu, 30 kişi civarındadır. Diyarbakır’da ve Anadolu’nun
66

