Page 71 - 2018-2021 Çalışma Raporu
P. 71
yasanın değişmesinin gerekliliği konusunda sivil toplum örgütleri ve hayvan hakları
savunucuları arasında bir fikir birliği olmakla beraber Türkiye Büyük Millet Meclisinin
de gündeminde değişikliğe dair bir tasarının olduğu bilinmektedir. Ancak gerek kadük
olan önceki yasa teklif ve tasarıları, gerekse bu konuda basına yansıyan bilgiler değer-
lendirildiğinde; Meclis gündeminde olan tasarının içeriğinin mevcut yasayı daha iyi
bir hale getirmeyeceğine dair endişelerimiz bulunmaktadır. Bizler, Diyarbakır Barosu
Hayvan Hakları Merkezi olarak yakından takip ettiğimiz ve son derece önemsediğimiz
bu yasa tasarısına dair endişe, eleştiri ve önerilerimizi bütün hayvan hakları savunu-
cusu hukukçular adına kamuoyuna sunuyoruz: Öncelikle yasa değişikliği çalışmaları
konunun tüm paydaşları ile beraber yürütülmeli; baroların hayvan hakları merkezleri
ve komisyonları, bu alanda çalışan sivil toplum örgütleri, veteriner fakülteleri, akade-
misyenler, ilgili meslek odaları ve Meclisteki tüm partiler sürece katılmalıdır. Ayrıca
tasarı hazırlanırken doğanın dengesi, sokağın gerçekliği ve vicdani kriterler gözetilme-
lidir. Mevcut yasadaki hayvanların kısırlaştırılıp aşılanarak rehabilite edildikten sonra
alındığı yere bırakılmasını öngören 6. madde korunmalıdır.. Bilimsel, hukuki ve ahlaki
kriterlere uyan bu hüküm ortadan kaldırılmak bir yana, aksine daha etkin bir şekilde
işletilmelidir. Mevcut kanundaki hayvanların tasnif yöntemi değiştirilmeli, hayvanlar
hukukun bir süjesi haline getirilmeli, bu temelde başta yaşama olmak üzere saygı gör-
me, barınma, beslenme gibi hakları güvenceye alınmalı ve bundan sonra bilimsel ilkeler
ışığında bir sınıflandırma yapılmalıdır. Hayvanların hissedebilen, duyguları olan canlı-
lar olduğundan yola çıkılarak İcra İflas Kanununda gerekli düzenlemeler yapılmalı ve
hayvanların haczedilmelerinin önü tamamen ve kesin olarak kapatılmalıdır. Hayvanlara
karşı şiddet, eziyet, tecavüz, öldürme gibi fiiller suç kapsamına alınmalı; caydırıcı hapis
ve para cezaları getirilmeli ve bu doğrultuda kamu davası açılmasına olanak sağlanarak
şikayete bağlılık şartı ortadan kaldırılmalıdır. Hayvanlara karşı işlenen yasak eylemlerin
yasal takibinin yapılmasında sahipli-sahipsiz hayvan farkı ortadan kaldırılmalı, şayet
bu eylemler şikayete bağlı ise şikayet hakkı tüm vatandaşlarda olmalı, sahibin rızası
aranmamalıdır. Ulusal çapta bir eğitim programı ile adli ve idari makamlar ile kolluk
mensupları hayvan hakları konusunda bilinçlendirilmeli, hayvanlara karşı işlenen yasak
eylemlerin de tıpkı insanlara karşı işlenen suçlar gibi ciddiyetle ele alınmasını sağlaya-
cak bir anlayışın egemen kılınması sağlanmalıdır. Özellikle yerel yönetimlerin hayvan
hakları konusundaki görevleri yoruma yer bırakmayacak şekilde net olarak belirlenerek
yasada yer almalı ve bu görevlerin yerine getirilmesinde etkili bir denetim mekaniz-
ması oluşturulmalıdır. Petshoplarda hayvan satışı yasa ile kesin olarak yasaklanmalı,
petshoplarda yalnızca hayvan bakımı ve beslenmesi gibi hayvanların faydasına olabi-
lecek ürünler satılmalıdır. Hayvanat bahçeleri, yunus parkları, sirkler tamamen kapa-
tılmalı ve bu yerlerin birer eğlence mekanı olduğu algısını ortadan kaldıracak eğitim
faaliyetleri yürütülmelidir. Hayvan deneyleri genel olarak yasaklanmalı, şayet hayati
konularda hayvan üzerinde deney yapılması dışında bir yol yoksa hayvanlara acı çek-
tirmeyecek yöntemler uygulanmalıdır. Kara Avcılığı Kanununda değişiklikler yapılarak
avcılığın bir spor dalı, hobi yahut olağan bir aktivite olduğu algısını ortadan kaldıracak
ve hayvanların yaşama hakkı temelinde bir anlayış inşa edilmelidir. Toplumsal açıdan
hassas bir dengenin gözetilmesini mecbur kılan kurban, mezbahalarda hayvan kesimi,
besi hayvanı yetiştirilmesi gibi konularda; şayet hayvanların yaşama hakları temelin-
70

