Page 559 - 2014-2016 Çalışma Raporu
P. 559
l985 yılında Birleşmiş Milletler, Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Onlenmesi
Sözleşmesini (CEDAW) imza|adı. Türkiye tarafından da imzalanan bu sözleşme; taraf
ülkelere, kadına yönelik şiddet ve ayrımcılığa karşı gerekli yasal düzenlemeleri yapma
ve şiddeti oradan kaldıracak uzun ve kısa vadeli çözümler getirme sorumluluğu getir-
mektedir. CEDAW' a tuaf bir ülke olan Türkiye, kadına yönelik şiddet ve ayrımcılık
konusunda dünyanın en geri ülkelerinin arasında yer almakta ve hatta geçen yıllarla
birlikte şiddet ve ayrımcılığın boyutları artmaktadlr. BM Kadınlara Yönelik Şiddetin
Önlenmesi Bildirgesi kadına yönelik şiddetin kadınlara yönelik, toplumsal cinsiyete
dayalı ve bir kadına sırfkadın olduğu için yöneltilen ya da oransız bir şekilde kadınları
etkileyen bir şiddet olduğunu belirtiyor. Tüm dünyada sıcak çatışmaların yaşand ığıbir-
çok yerde kadınlar taciz,tecaviz,karın deşme, cinsel organların tahribi gibi cinselş id-
detin bi çok biçimine maruz kalmaktadırlar. Kadına dönük her türden ayrımcılık veş id-
det ortamın ıtemellendiren nedenler sava şdurumlarında güçlenir. Eril kavramlar olan
militarizmı ,rkçılık ve milliyetçiliğin kendini var ettiği siyasal ve ekonomik temel, kadın
düşmanlığını üretir ve besler. Bu nedenle kadınlar savaşın yarattığı yıkımlardan ve
baskılardan daha fazla etkilenmektedirler. Dünyada özellikle kadınlara yönelik dehşet
verici şiddetler uyguIanmaktadır.
Nitekim IŞİD gibi çeteleriyle; kaçırılma, satılma, tecavüz gibi her türlü şiddet ve zorba-
lıklarla göçe zorlanan kadınlar yaşamdan koparılıyor .Günümüzde, hala baz ıülkelerde
kadınlar o ütkelerin kanunlarına göre taşlanmaya, kırbaçlanmaya, öldürülmeye devam
ediyor.
Son yıllarda yapılan istatistiklere giren kadın cinayeti oranı yüzde 1400 artmıştır. Na-
mus ve töre adına kadınlara yönelik kötü muamele, işkence, öldürme, intihara zorlama
oranı son yıllarda o/o25 oranında artmrştır.
Ülkemizde devletten koruma talep ettiği halde çığlıklar ıduyulmaması nedeniyle öldürü-
len çok sayıda kadın bulunmaktadır. Eş şiddeti önemli bir sağlık sorunudur. Ruh sağlığı
sorunları arasında İNrİrl,qn önemli bir yer almaka olup küçümsenmemesi gereken bir
sorundur .Kız çocuklarının erken yaşta evlendirilmeleri de şiddete zemin hazırlamakta-
dır. Avrupa insan Hakları Mahkçmesi'nden (AİHM) aile içi şiddet nedeniyle ceza alan
ilk ülke Türkiye'dir. Bu cezanın alınmasını neden olan kişi devlet tarafından koruna-
mamasına bağlı olarak eşi tarafindan öldürülmüş bir kadındır. Sonuç Olarak; Şiddet
yalnızca bedenlere zarar vermiyor, kadınların öz saygısını, ihlale direnme ve hak arama
arzusunu zayıflatıyor veya yok ediyor. Şiddet, dinsel-geleneksel önyargılarla, cinsiyet
ayrımcı politikalarla ve yasalar eliyle meşrulaştırılıyor. Sokakta, iş yerinde, okulda,
hayatın her alanında şiddet ve sömürüyle karşı karşıya kalan bütün emekçi kadınları bu
sorunlara karşı dimdik ve yılmadan mücadele etmek için BİRLİK OLMAYA davet
ediyoruz.
l8

