Page 557 - 2014-2016 Çalışma Raporu
P. 557

l0. |2.2014
            BASINA  VE KAMUOYUNA
            Değerli  basın mensupları,  sevgili  insan  hakları savunucuları;  Bugün, Insan Hakları
            Evrensel  Bildirgesi'nin  Birleşmiş  Milletler  tarafından  kabul edilişinin 66ı'nc  ıyıldönü-
            mü .Ve biz insan  haklar  ısavunucular  ,ıaylardır  görkemli  bir direnişe  sahne olan Koban6
            sınırındayız.  Bilindiği  gibi bizler her yıl l0-17  Aralık  İnsan  Hakları  Haftası'nda  devlet-
            lerin insan haklarına  duyarlı[ığını  artırmak  için  çeşitli  etkinlikler  gerçekleştiriyoruz.  Bu
            yıl özellikle  Kobanö  sınırında  bu haftanın startını vermek  istedik.  Çünkü  Kobanö'ye
            yönelik  gerçekleştirilen  saldırılar  ve neredeyse  3 aydır süren  direniş,  artık  bütün dünya-
            ya mal  olmuştur.  Bugün İnsan  Hakları  Evrensel  Bildirgesi'nin  kabul  edilişinin  yıldönü-
            mü ancak, ne yazık  ki Ewensel  Bildirgede  yer alan hak  ve özgürlüklere  dayalı uluslara-
            rası bir düzen  hala kurulmuş değildir.  İnsanların  ırkından, renginden,  cinsinden,  cinsel
            yöneliminden,  dilinden,  din ve mezhebinden,  etnik kimliğinden,  siyasi-vicdani  ve felsefi
            kanaatinden  bağımsız olarak,  insan olmaktan  gelen hakları ve dokunulmazlıkları  dünya
             çapında   yeterli desteği  bulamamaktadır.  İçinde  bulunduğumuz  yılda da dünya  çapında
             halen  savaşlar  sürmeke,  binlerce insan  ölmeye devam  etmektedir.  Son olarak Irak'ta,
             Suriye'de,  Filistin'de  ve bir bütün olarak  Kürt coğrafyasında  ömeğine  rastladığımız
             gibi, halkların  barış  içerisinde  yaşamasının  önüne engeller  çıkarılmakta,   Oıtadoğu coğ-
             rafyası  neredeyse  savaşsız  bir gün bile geçirememektedir.  Dünyada  savaşlar ve ölümler
             yaşanırken,  Türkiye'de  de insan hakları  ve özgürlükler  yine  ayaklar  altına  alınmaktadır.
             İki yıldır devam eden  ve tüm  toplum  tarafından  olumlu  bir karşılık  bulan  "Çözüm  Süre-
             ci", bölgemizde  önemli oranda bir rahatlamayı  da beraberinde  getirmişti.  Her ne kadar
             bu iki yıl içerisinde  zaman  zaman  kesintiler  de yaşansa,  bu süreç,  Türkiye  halklannın
             umudu  olmaya devam  etmiştir. Ancak, maalesef  çözüm   sürecini olumsuz  etkileyecek
             yaklaşımlar  devam etmektedir.  Son olarak Hakkari'nin  Yüksekova  İlçesi'nde geçtiğimiz
             yıl polis tarafından  katledilen  Reşit  İşbilir  ve Veysel İşbilir  adlı yurttaşların  ölüm  yıldö-
             nümü  protesto  gösterilerinde  17 yaşındaki  Rojhat  Özdel adlı  çocuk  yine polis tarafindan
             katledilmiştir.  Yine daha  üç gün önce Cizre'de ll  yaşındaki  Serkan Uca  adlı  çocuk
             polis  kafasına  atlığı gaz kapsülüyle ağır yaralandı.  Yine hatırlarsınız  6-8 Ekim tarihle-
             rinde bölge  genelinde  Koban6'ye  sahiplenme  amacıyla  gerçekleştirilen  protesto  gösteri-
             lerinde  onlarca  insanımız  güvenlik  güçleri  ve  çeşitli  silahlı gruplar  tarafindan  öldürül-
             müştür. Sadece  bu örneklere  baktığımızda  dahi  insan  yaşamının  ne kadar ayaklar  altına
             alındığını  net bir  şekilde   görebilmekteyiz.  Ayrıca devletin  Kürt'e yönelik  hak ve hukuk
             tanımaz  tutumu  bu olaylarla  birlikte bir kez daha açığa  çıkmıştır.  Değerli basın mensup-
             ları; Bu yıl kutladığımız  İnsan  Hakları  Haftası'nda  barışa  dair talepler  ve yaşam hakkı-
             nın korunmasına  yönelik kaygılar yine  ön plana  çıkmaktadır.  Çünkü  bu ülkenin  öncelik-
             le adil ve onurlu  bir barışa  ihtiyacı  vardır.  Ayrıca öncelikle  tüm uluslararası  belgelerde
             'kutsal'  diye  tabir edilen  'yaşam  hakk'ının  güvence  altına  alınmas  ıgerekmektedir.  An-
             cak maalesef  içinde bulunduğumuz  yıl da dahil olmak  üzere sivil-savunmasız  insanlar
             güvenlik  güçlerinin hedefi  olabilmektedir.  En ac ıve kabul edilemez  olan  ıise, bu katli-
             amlar ıgerçekleştirenlerin  devlet tarafından  korunmas  lve yargı önüne  çıkarılmamasıdır.
             Son  olarak  hükümet  tarafından  yapılan yeni yasal  düzenleme,  özgürlüklerin  önünü  ka-
             patırken,  güvenlik  güçlerinin  insanları daha  pervasız bir  şekilde  öldürmesinin önü ala-
             bildiğince  açılmıştır. Nitekim  Yüksekova'da  yaşanan  son olay bunun  açık  göstergesidir.
             Koban6 olayları  sırasında  öldürülen 6 kişinin faili olduğu ileri  sürülen  çok  sayıda  kişi
             gözaltına  alınırken, güvenlik  güçleri ve  çeşitli  silahl  ıgruplar  tarafindan  öldürülen  30'u
             aşkın insanın faillerine  ilişkin en ufak bir soruşturmanın  dahi yürütülmemesi  yaşanan
                                              20
   552   553   554   555   556   557   558   559   560   561   562