Page 556 - 2014-2016 Çalışma Raporu
P. 556
çifte standardı göz|er önüne sermektedir. Haziran ayında Diyarbakır'ın Lice ilçesinde
karakol inşaatları protestolarında gerçekleşen müdahalelerde, askerlerin açtığı çapraz
ateş sonucu Ramazan Baran ile Baki Akdemir isimli yurttaşlar olay yerinde yaşamını
yitirirken, ağır yaralanan Abdullah Akkulun ise 3 aylık tedavinin ardından yaşamtnı
yitirdi. Daha bu olayın üzerinden 2 ay geçmemişken yine aynı yerde, bu kez askerlerin
saatlerce kurşun yağdırdığı gerilla mezarlığında bulunan yurttaşlardan Mehdin Taşkın
isimli genç olay yerinde yaşamıru yitirmiştir. Yıl içerisinde son Yüksekova olayı dahil
olmak üzere sadece bölgemizde güvenlik güçleri tarafından veya faili meçhul cinayetler
sonucu 60'a yakın kişi yaşamını yitirmiş, 100'ü aşkın kişi de yaralanmıştır. Öte yandan
çatışmalı sürecin yoğunca yaşanmaya başladığı 1988 yılından günümüze yani 26 yıL
içerisinde 58l çocuğumuzu bu savaşa kurban verdik. Sadece AKP ikidar ıdöneminde
200'ü aşkın çocuk çeşitliş ekillerde katledilmiştir .Güvenlik güçlerinin orantısız güç
kullanmas ıve yetkilerini aşmas ,ıanayasal suçtur. Güvenlik politikalar ıad ıaltında
olağan yaşam ıtehdit edecek düzeye varan güvenlik güçlerinin uyguladığı şiddetş ,üphe-
siz siyasal iktidarın politikalarının bir ürünüdürİ .nsan hakları ve demokratik yaşamın,
militarist unsurların inislyatifine bırakılmayacak kadar hassas bir konu olduğunu, açığa
çıkan hak ihlalleri üzerinden değerlendirmek ve buna dair bir tespitte bulunmak müm-
kündür. Özellikle toplumsal olaylarda yaşanan durumlar gerekçe gösterilerek güvenlik
güçlerinin daha fazla yetki ile donatılmasını sağlayacak yasal değişik]iklerden bahset-
mek suça teşvik eden, cesaretlendiren bir diğer yaklaşımdır. Değerli basın mensupları;
Yaşam hakkına yönelik ihlallerin yanında gerçekleşen bazıhak ihlallerine değinmekte
yarar görüyoruz.2013 yılında Kürt sorunu, Türkiye»nin insan hakları ve demokrasi
sorununun en önemlİ halkası olmayı sürdürmüştür. Bunun yanı sıra işkence yasağı ihlal-
leri, kamuoyunu yakından ilgilendiren çeşitli davalardaki adil yargılanma hakkı ihlalle-
ri, keyfi ve uzun süren tutuklamalar, düşünce ve ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü, ce-
zaevlerinde yaşanan ihlaller, kadına yönelik şiddet, çevre ve ekoloji sorunları, ekonomik
ve sosyal haklardaki kayıplar, toplanma ve gösteri hakkına yönelik müdahaleler, din ve
vicdan özgürlüğüne yönelik engeller gibi başlıklar 20l3 yılında da öne çıkan konular
olmuştur. Ulkemizde halen yaşanmakta olan en büyük sorunlardan biri, gerek ülke ça-
pında, gerekse uluslararası alanda sıkça eleştirilen düşünce ve ifade özgürlüğüne yöne-
lik ihlallerdir. 20l3 yılında cezaevlerinde yaşanan hak ihlalleri hızından bir şey kaybet-
meden devam etmiştir. Cezaev|eriyle ilgili yaşanan en önemli sorun, şüphesiz ki hasta
mahpusların durumudur. 228'i ağır 578 hasta mahpusun bulunduğu cezaevlerinde,
mahpuslar tahliye edilmediği gibi tam teşekkülü hastanelerde tedavi edilmiyor, adeta
ölüme terk ediliyor. Her an bir cezaevinden bir hasta mahpusun ölüm haberi ile karşı-
laşmanın tedirginliği içerisinde olduğumuzu ifade etmek isteriz. Değerli insan hakları
savunucuları; Yıl içerİsİnde IŞİD çetelerinin saldırıları sonucunda katliam tehlikesi ile
karşı karşıya kalan on binlerce Ezidi ile yüz binlerce Kobanöli Türkiye'ye geçiş yapmış
ve sığınma talebinde bulunmuştur. İlkin sınırdan geçişleri ile ilgili engellemeler ile
karşılaşan Ezidi ve Kobanö'li yurttaşların, daha sonradan sınırlı izinlerle geçişlerine izin
verilmiş, ancak gerekli insani yardım yapılmak bir yana adeta kaderlerine terk edilmiş-
tir. Sağlık, beslenme ve kış aylarının gelmesiyle barınma sorunlarının fazlaca yaşandığı
görülmektedir. Buna yönelik devletin bir politikasının olmaması bizleri endişelendir-
mektedir. Öte yandan IŞİD çetelerine yönelik askeri ve lojistik yardım yapıld ığıiddia-
larına devlet yetkilileri tarafından hiçbir tatmin edici açıklama ve açıklık getirilmemi ş
olmas ıise kamuoyundaş üphe ile karşılanmıştır. Son olarak 29 Kasım'da Mürşitpınar
Sınır Kapısı'ndan girerek, Koban6'ye saldırı gerçekleştirilmesi, bu desteğin ne düzeyde
olduğunu gözler önüne sermiştir. Biz insan hakları savunuculan devletin bu tavrından
artık vazgeçmesi gerektiği ve çetelere verdiği destegi keserek, Rojava'ya gereken her
türlü yardıma kapı aralaması yönündeki talebimizi bir kez daha yineliyoruz. Değerli
2I

