Page 554 - 2014-2016 Çalışma Raporu
P. 554
devlet yetkililerinin son zaman|arda sıkça dile getirdiği "kamu güvenliğinin", çocukları
cezaevlerine göndermekle tesis edilemeyeceğini açık bir şekilde ifade etmek isteriz.
Çocuk tutuklama|arının ve tutuklama soffası, çocuk|ara cezaevlerinde yaşatılan onur
kırıcı muamelelerin. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin. "Hiç kimse işkenceye, insan-
lık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye tabi tutulamaz" şeklindeki 3. Maddesi ile
Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşmenin; Hiçbir çocuk, işkence veya
diğer zalimce, insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele ve cezaya tabi tutulmayacaktır.
Hiçbir çocuk yasadışı ya da keyfi biçimde özgürlüğünden yoksun bırakı|mayacaktır. Bir
çocuğun tutuklanması, alıkonulması veya hapsi yasa gereği olacak ve ancak en son
başvurulacak bir önlem olarak düşünülüp, uygun olabilecek en kısa süre ile sınır]ı tutu-
lacaktır. Özgürlüğünden yoksun bırakılan her çocuğa insancıl biçimde ve insan kişiliği-
nin özünde bulunan saygınlık ve kendi yaşındaki kişilerin gereksinimleri göz önünde
tutularak davranılacakır. Şeklindeki 37. maddesini açıkça ihlal ettiği ortadadır. Yine,
Kürt çocuklarının, tutuklu diğer yaşıtlarından farklı olarak yüksek güvenlikli cezaevle-
rinde tutulmaları da başlı başına ayrımcılık yasağına aykırılık teşkil etmektedir. Değerli
Basın Mensupları; Unutulmamalıdır ki, çocuğun; yaşama hakkı, güvenli yaşama hakkı,
yaşamını sürdürme ve gelİştİrme hakkı en temel haklarıdır. Yarım asıra yakın bir süre-
dir, yaşanan şiddet ortamında büyüyen Kürt çocuklarının birçok kezyaşam hakları ihlal
edilmiştir. Bununla birlikte, Kürt Sorununu çözüme kavuşturamayan devletin, çocukla-
rın güvenli bir ortamda büyüme hakkını da elinden aldığı ortadadır. Güvenli bir ortamda
büyüme şansı bulamayan Kürt çocuklarının, bu ortamın sonucu olarak katıldıkları iddia
edilen eylemlerin ya da attığı iddia edilen taşların vebalini de bu şekilde çekmeleri Ev-
rensel hukuk normlarına aykırılık teşkil etmektedir İki yıla yakın bir süredir devam eden
çözüm sürecinde artık somut adımlar atılmalı, yaşanan çatışmalı süreçten en fazla etki-
lenen kesim olan çocukların cezaevlerine konulmasından vazgeçilmelidir, tutuklu ço-
cuklar da bir an önce serbest bırakılmalıdır. Bizler, insan hakları savunuçuları olarak
insanlık adına utançla hatırladığımız Pozantı, Şakran, Kürkçüler, Antalya ve Sincan
Çocuk Ceza İnfaz Kurumları'nda çocuklara yaşatılan işkence, kötü muamele ve diğer
onur kırıcı muamelelerİn bİr daha yaşanmamasl adına yetkililere bir kez daha çağrıda
bulunuyoruz; Çocuklarımızı cezaevlerine değil, özgür ve güvenli bir ortama kaıı_ıştu-
run!
DİYARBAKIR BAROSU
ivs,cly ILAnı,ARI DERNEĞ| dHD D|vARBAKIRş uBEsi
rünriyr iNsıN HAKLARI vAKFI (TiHr) DLvARBAKIR TEMsilciıiĞi
MEZ OPO TAMYA H U KU KÇ U LAR D ERNE Ğ İ
DİYARBAKIR TABİP ODASI
19. |2.2014
SALDIRIYI KINIYORUZ. .
Gaziantep Barosuna kayıtlı Av. İsmail AKKAYA 18 Ara|ık20|4 tarihinde bürosunda
bulunduğu sırada kimliği belirsiz kişi veya kişilerce silahlı saldırıya uğramış ve bu si-
lahlı saldırı sonucu yaşamını yitirmiştir. Bir meslektaşımızın yaşamına son veren bu
menfur saldırı ile bir kez daha Avukatların güvenlikleri noktasında çok büyük sıkıntıla-
rın olduğu ortaya çıkmıştır. Bu saldırının fail veya faillerinin bir an önçe bulunarak
yargı önüne çıkarılmaları talep ediyoruz. Yaşamını yitiren meslektaşımıza Allahtan
zj

