Page 561 - 2014-2016 Çalışma Raporu
P. 561

büyük mağduru  çocuklar  olmuştur.  Ülkelerinden  zorunlu  göçe sürüklenen  çocuklar
            zorunlu  mülteci,  dilenci,  çocuk  gelin  ve çinsel  taciz mağduru olmuştur.  -Suriye  de yaşa-
            nan savaşta Savaşın  başından  şimdiye  kadar |2 bin  çocuğun   yaşamını  kaybettiği,  350
            bin  çocuğun  öksüz  kaldığı ya da aitesi ile birlikte mülteci konumuna  düştüğü;  eğitim,
            barınma,  sağlık  haklarının ciddi  anlamda ihlal edildiği,  çocuk   gelinlerle karşılaşıldığı  ve
            para  karşılığı evlendirildikleri  bilinmektedir.  - Rojava ve Kobane  de yaşanan katliamda
            çok  sayıda  çocuğun  katledildiği,  bu katliam  görüntülerinin  pefvasftca  yayınlanmasına
            rağmen  tüm dünyanın  bu katliama  seyirci kalması bizleri  endişelendirmektedir.  Kobani
            de yaşanılan  kıyım neticesinde  ülkemize  göç etmek zorunda kalan bireylerin  büyük
            çoğunluğunu  çocuklar  oluşturmaktır.  Kış mevsiminin başlaması  ile mülteci  kamplarında
            devlet  tarafından  kışa yönelik hiçbir hazırlığın yapılmadığı,  yerel  yönetimlerce  sınırlı
            imkanlarla  yardım  edilmeye  çalışıldığı   görülmektedir. Bu sorunların  giderilmesi  için
            Birleşmiş  Milletlerin aynı zamanda  üyesi olarak sorumlu  olan devletlerin  yardım elini
            uzatması  gerekmektedir  Bölgemizde  Kürt sorununa paralel  gelişen  toplumsal  olaylarda
            ve en son olarak  Kobani'de  yaşanan  IŞID katliamını  protesto  etmek  için yapılan  eylem-
            lerde  devletin  orantısız  güç kullanımı  neticesinde  net olmayan  rakamlarla  yaşamını
            yitiren46 kişiden  6'sının  çocuk  olduğu,  ülke  genelinde  110  çocuğun   gözaltına  alındığı,
            15  çocuğun   yaralandığı  bilinmektedir.  Devletin  negatif  yükümlülüğünü  yerine  getirme-
            mesi  nedeniyle  ortaya  çıkan  yaşam hakkı  ihlallerinin  yanı sıra, toplumsal  olaylarda
            birçok  çocuk  ağır suçlamalarla  tutuklanmakta,  karakollarda,  sokaklarda,  cezaevlerinde
            kolluk  güçleri tarafindan  şiddette  maruz kalmaktadırlar.  Kamu  görevlilerinin  faili oldu-
            ğu  bir  çok  çocuk  ölümü  cezas|z  kalmakta  failleri  adeta  sistematik  bir  şekilde  ödüllendi-
            rilip  beraat  ettirilmektedir.  Bunun  en acı örneği  Uğur Kaymaz,  Medeni  YıIdırım  dava-
            sında  ve Roboski  katliamında(  17'si  çocuk)   görülmüştür.  Kamu görevlilerinin   çocuklara
            yönelik  işlediği  suçların  çezas|z  kalması  kamuoyunda  fail kamu  görevlisi  ise ceza yok-
            tur kanaati oluşturmuştur.  Bu da toplumun  hukuka  adalete  ve insan  haklanna  olan inan-
            clnı sarsmıştır.  Kamu görevlilerinin   çocuklara   yönelik  hak ihlallerinin önüne  geçebil-
            mek için  derhal  etkili  idari  ve cezai  soruşturma  yapılmalı,  yasal önlemler alınmalıdır.
            Günümüzde  artan bir ivme  ile devam  eden  çocuğun  cinsel istismarl  tecavüz  ve işkence
            gibi ahlak dışı eylemlerin  yaşattığı  üzüntü  bir yana  bu gibi olayların yaşandığı  mekanla-
            nn devletin  bizatihi  denetimi  altında  olan  cezaevi,  çocuk   yurtları,  okullar olması,  faille-
            rinin  bir  çoğunun  devlet erkini kullanan  kimselerin olması  ve bu kimselerin  yargı  erkin-
            ce koruması vahim olup hayretle  izlenmektedir.  Nitekim bunun  en yakın  örneği 20l3
            yılında  Bingöl'de  ,2012  yılında  Pozantı  çocuk  cezaevinde  ve 2014  yılı başlannda  Sin-
            can Cezaevinde l2  çocuğun  maruz kaldığı  işkence  ile görülmüştür.  Bu olaylar soffastn-
            da fail ile mağdur  yer değiştirmiş  mağdur  çocuklar  sanık  sandalyesine  oturtulmuştur.  .
            Yine  yakın tarihte; 26 Ekim 2014  tarihinde  Van Tutukevi'nde  tutulmakta  olan 8  çocuk
            tutuklu,  kendilerinin  beyanına  göre  kendilerinin  ve ailelerinin  haberi olmadan  Sincan
            Tutukevi'ne  sevk edilmiştir.  Bu sevk ring aracıyla yapılmış  ve yaklaşık  2 gün  sürmüş-
            tür. Bu bilgiler  ışığında:  Van'da  tutulan  çocukların  sevkine  neden  ihtiyaç duyulmuştur?
            Zira  8  çocuktan  3'ü sevkten kısa bir süre  sonra tahliye  olmuştur?_Bu  sevkin  ring  araçla-
            rıyla yapılmasına  neden karar verilmiştir?_Bu  sevkin uçakla yapılmamasının  gerekçesi
            nedir?  Henüz açıklanmamıştır.  BM  Çocuk  Hakları Sözleşmesinin  en temel  ilkelerinden
            olan  çocuğun  yaşama  ve gelişmesi  ilkesi de kamu  oteritesi  tarafindan sürekli  olarak
            ihlal edilmektedir.  Van  -Erciş  depremi  üzerinden  yaklaşık  3 yıl geçmiş  olmasına  rağ-
            men  depremzedeler  konteynır  kentlerde  yaşamaya  devam etmekie  olup,  burada  bulunan
            çocukların   yaşam,  barınma, sağlık ve eğitim  hakları  hususunda  devlet  üzerine düşen
            sorumluluğu  yerine  getirmemiş  ve bu  çocukları  unutmuştur.  Bu da göstermektedİr  kİ
            uluslararası  sözleşmelere  taraf  olmak,  çocuklara  haklar tanımak sadece kağıt üzerinde
            kalmaktadır.  Her 20 Kasım  Dünya  Çocuklar  Gününde  çocukların  maruz kaldığı  sorunlar
                                              16
   556   557   558   559   560   561   562   563   564   565   566