Page 467 - 2014-2016 Çalışma Raporu
P. 467
ların operasyona gerek kalmadan, çatışmaya mahal vermeden, toplumun farklı kesimle-
rinin devreye girerek çözüm bulunması talebinde bulunduk. Bütün bu uygulamalara
karşı tek net tutumu başında bulunduğum meslek örgütü göstermiştir. Bununda ne kadar
büyük bir risk almayı gerekiğini ifade etmek istiyorum. Ayrıca ben şahsen de önemli
bir meslek kuruluşunun başkanlığını yapan, 30 yıldır süren, elli bin insanımızın yaşamı-
na mal olan çok ağır toplumsal tahribatlara yol açan, bu meselenin çözümü üzerine
yoğunlaşan, düşünen, fikir üreten, tavsiye ve eleştirilerde bulunan bir hukukçuyum.
Bizim gibi siül aktörlerin bütün bu çabalan içerisinde, bir televizyon kanalındaki sarf
ettiği bir ifade nedeniyle hemen hakknda ceza §oruşturması başlatılarak, yakalama
yoluna gidilmesi bu meselenin barışçıl yollarla çözülmesine çok büyük bir darbe oluş-
turmaktadır. Ben anayasada ve uluslararası sözleşmelerce de garanti altına alınan ifade
özgürlüğümü kullandım. Bu hakkımı kullanırken resmi görüşün veya ultra milliyetçi bir
siyasi paıtinin mesele ve olgulan ifade ve tanımlama biçimine uymak zorunda değilim.
Bu ifade ve tanımlama biçimim ikidarı ve toplumun bazı kesimlerini rahatsız edebilir.
Hatta sarsabilir. Zaien ifade özgürlüğü bunun için vardır. Ben bu derece ağır bir mese-
lenin merkezinde yaşayan ve çok önemli bir meslek örgütünün başında olan bir sivil
olarak, kendimi özgürce ifade edemeyeceksem resmi ve belli bir siyasi anlayıştan farklı
bir görüş veya yorum ifade edemeyeceksem bu kadar tarihi ve toplumsal meseleyi nasıl
çözeceğiz. Soruşturma konusuna gelince söz konusu programa katılmam için program
moderatörlerinden davet aldım. Bana tartışma konusunun Ankara da yaşanan ve yüzü
aşkın insanımızın yaşamına mal olan bombalama nedeniyle başbakanın yaptığ1 bir açık-
lamaya ilişkin olacağı söylendi. 18 kişilikIŞID üyesi canlı bomba listesinin ellerinde
olduğunu ancak hukuk devleti olmamız nedeniyle bunlar hakkında yakalama yapılama-
dığını söylemesi i,izerine görüşlerimizi sunacaktık. Ben bu çerçevede kendimi hazırlayıp
bu programa gittim. Televizyon binasına vardığımda Ankara'daki bombalama eylemine
ilişkin yayın yasağının getirildiğini, bu nedenle meselenin içeriğini konuşamayacağımı-
zı, dolayısıyla daha çok yayın yasağını ve meselenin genel yönlerini tartışabileceğimiz
söylendi. Ben program başında yayın yasağının hukuksal bir analizini yaptım. Diğer
konuklarda aşağı yukarı bu yönüyle meseleye girdiler. Ancak MF{P'li bir milletvekilinin
tamamen konu dışına çıkarak hemen terör ve terör örgütü gibi kawamları yoğun bir
biçimde kullanarak ve özellikle anayasa ve siyasi partiler yasasına göre halen faaliyetle-
rini yürütün son seçimlerde altı milyonu geçer oy almış ve seksen milletvekili ile parle-
mentoda yer almış HDP'yi top yekün blr terör örgütü olarak sundu. Bunların ne kadar
oy alırsa alsın muhatap alınamayacağtnı, kendileri ile konuşulamayacağını ve suçlu
olduklarını söyledi. Bu şekilde programln asıl konusunda saptırarak başka konulara
sürükledi. Modaretörde konunun aslında sapmasına müsama gösterdi. Benim dışımda
başka konuşmacılaıda bu milletvekilinin tutumuna sert bir şekilde tepki gösterdi. Ben
de bu milletvekilinin yaptığı değerlendirmeye ilişkin söz almak istedim önce bana söz
verilmedi ancak konuşmalann seyri esnasında bende söze girmek zorunda kaldım. An-
cak aynı milletvekili toplumun belli bir kesimini suçlu göstererek bana yönelik sert
tutumunu devam ettirdi. Bunun üzerine ben soruşturmaya konu olan sözleri sarf ettim.
Ben bu sözlerin arkasındayım ve doğru olduğuna inanıyorum. Öncelikle şunu belirtmem
gerekir ki dünyadaki en yüksek çatı kurumu olan birleşmiş milletlerin teröre ilişkin
üzerinde anlaştığı bir tanım yokur. Aynca Birleşmiş Milletlerin bir organr olan güven-
lik konseyinin veya diğer organlarının terör örgütü listesi yoktur. ABD ve Avnıpa Birli-
ğinde de yakrn zamana kadar bir terör listesi yoktu. ABD 11 Eylül'den sonra dünyada
silah kullanan hükümet dışı tüm örgütlere toptan bir listeleme yapmış, Avrupa Birliği
Üükeleri de bu tarihten çok sonraları listelemeye başlamıştır. Avrupa Birliğince Peke-
ke'nin çatışmaların en yoğun yaşandığı ve kırk bin insanın hayatını kaybettiği dönemde
bile terör örgütü listesi tanımlama yoluna gitmemiş ancak ilginç şekilde silahlı örgütün
110

