Page 465 - 2014-2016 Çalışma Raporu
P. 465
boyunca müzakereler yürütmüşler. Bu süreç sonunda hükümetin de onayladığı on mad-
delik bir çerçeve metin oluşturulmuş ve başbakanın resmi ofisi olan Dolmabahçe Sara-
yı'nda üç bakanın katılımıyla kamu oyuna deklare edilmiştir. Öcalan örgütüne ça$ıda
bulanarak kongresini resmi olarak toplamasını ve Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı silahları
tamamen deweden çıkarmasını, silahh mücadaleye son verilerek siyasi mücadeleye
geçilmesi talimatrnı vermiştir. Toplumumuzun en ağır meselesini bu şekilde demokratik
yollarla çözümü şans ve firsatı oıtaya çıkmışken her nasıl olmuşsa bu süreç bozulmuş-
tur. Bütün bu yaşananlar hükümetinde klasik bir yaklaşımla terör örgütü olarak görme-
diğini tewil yollu olaıak ortaya koymuştur. Nitekim Sayın Cumhurbaşkanı bir süre
önce diyalog ve müzakerenin yeniden başlayabileceğini beyan etmiştir. MHP başta
olmak üzere bazı siyasi çevreler terör v€ terör örgütü kavramı üzerinden siyaset yapa-
rak, buradan kendilerini yaşatarak nemalanmaya ve siyasi rant elde etmeye çahşmakta-
dırlar. Neredeyse kamuoyu önünde yapılan bütün tartışmalarda bazı siyasetçiler veya
kişiler tartışmayı bu noktaya getirerek problemlerin sağlıklı bir şekilde çözülmesinin
önünde bariyer olarak çahşmaktadır. Ben şahsi olarak düşman, işgalci ordu veya terör
ve terör örgütü gibi kavramlarla bu meselelerin çözülemeyeceğini, bu kawamlaştırma
ve ifade biçiminin sorunu dahada derinleştirdiğini düşünüyorum. Zira aynı programda
örgütün terör niteliğinde eylemlerinin altını çizmekle birlikte, asla bunları tasvip etme-
mekle birlikte, teknik ve kavramsal olarak terör örgütü nitelemesinin yanlış olduğunu
düşünüyorum. Bu nedenle bu ifadeyi kullandım. Bunu sadece bir tespit amacıyla yaptlm
yoksa örgütün propagandasını yapmak gibi bir gayet yoktur. Aksine MFIP milletvekili
olan konuşmacı bu programda seçim kampanyası dönemi olması nedeniyle de yoğun bir
acltasyon ve propaganda söylemi oluşturmuştur. Ben insan yaşamına yönelen her türlü
eyleme karşıyım. Kime yönelik olursa olsun asker, polis veya diğer güvenlik görevlisi
farketmez. Ancak sivillere yönelik olan eylemleri ise nereden gelirse gelsin kesin bir
dille karşı tutum alıyoruz. Bu bağlamda devletinde geçmişten günümüze kadar insan
haklannın ağır ihlalini oluşturaıı, eylemin niteliği itibariyle terör eylemi olarak kabu1
edilebilecek. Birçok olay olmuştur. Öeğin ulusal ve uluslararası makamlar önünde ken-
dilerini temsil ettiğim, Şırnak'ın Kuşkonar ve Koçağılı Köylerine yönelik savaş uçakla-
rımız tarafindan |994 yılında hedef gösterilerek yoğun bir bombalama eylemi yapılmış.
Tamamı çocuk, kadın ve yaşlı olamak üzere kırkı aşkın sivil ve masum insan hayatını
kaybetmiştir. Devletin Jandarma İstihbarat örgütü olan JİTEM masum sivil yurttaşı
evlerinden, sokaklanndan veya afama noktasından alarak kısa yoldan, yargısız olarak
infaz etmiştir. Yine devletin resmi görevlileri tarafındarı binlerce köy yakılarak boşal-
tılmıştrr. Silahlı örgütün Güvenlik Görevlilerine yönelik eylemlerine misilleme olarak
kendileri hakkında örgüte yardım ettiğinden kuşkulanılan, yüzlerce masum köylüyü
devletin resmi görevlileri tarafından alınarak kurşuna dizilmiştir. Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesi yukanda belirttiğim iki köy ile ilgili benzer ve diğerleri/Türkiye kararında
Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin insancıl ve çatışma hukuku olarak bilinen Cenevre
Sözleşmesi hükümlerini ihlal ettiğini saptamlştır. Son üç ay içerisinde biz baro olarak
hem güvenlik görevlilerin yürüteceği operasyonlarda, hem de yasa dışı örgütün sivil
yerleşim alanlarda yürüttüğü eylemler nedeniyle insancıl hukuk ilkelerinin ihlal etme-
meleri yönünde çağrıda bulunduk. Bu çerçevede Hava Kuwetleri'nin Kuzey Irak'ta bir
köyü bombalamasını, silahh militanlann da tralık polisleri gibi güvenlik görevlisi de
olsa silahsız operasyonel görevlerde olmayan görevlilere karşı eylemlerinin insancı
hukuk ilkelerini ihlal ettiğini belirttik. Sonuç itibari ile ben Türkiye de türk. , kürt ve
tüm toplumsal kesimlerinin birlikte ve barışçıl bir şekilde yaşamalarının kaçınılmaz
olduğu, kürt ve türk toplumunun bu yönde güçlü bir iradeye sahip olduğunun, bu birlik-
te yaşama zeminine zArar veren türlü eylem ve uygulamadarı kaçınılması gerektigini
düşünüyorum. Son üç aydaki yazılı belgelerimiz bile incelendiğinde nereden kaynakla-
||2

