Page 472 - 2014-2016 Çalışma Raporu
P. 472
Ekim 2015
Baro Başkanımrz Tahir Elçi yalnız değildir!
Katıldığı bir televizyon programında, "PKK, terör örgütü değildir. PKK'nın bazı eylem-
leri terör niteliğinde olsa bile PKK silahlı siyasal bir harekettir. Siyasal talepleri olan,
toplumda çok ciddi bir desteği olan siyasal bir harekettir" şeklinde kişisel görüşlerini
belirtip yonım yapan Baro Başkanımız Sayın Tahir Elçi aleyhine, maalesef bir kısım
yazılı basında ve özellikle de sosyal medyada bir linç, hakaret, küftir ve tehdit kampan-
yaslnln başlatılmış olduğunu hayretle izliyotuz. Bu tehdit, küfi,ir ve hakaretler sadece
yazıya dökülüp yayınlamakla kalmamış, baromuzun resmi telefonları aranarak persone-
limize bizzat sözlü olarak da iletilmiştir.
Yine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı da Baro başkanımızın bu sözlerinden dolayı hiç
zaman kaybetmeksİzİn "Terör örgütü propagandası yapmak" suçundan aleyhine resen
soruşturma açmtştır.
Bir meslek kuruluşu olmakla birlikte kamusal görev icra eden Diyarbakır Barosunun
kurulduğu günden beri hukukun üstünlüğü, insan haklarının en üst düzeyde sağlanması,
özgürlüklerin en geniş şekilde yorumlanması, ülkemizde barışın, birlikte yaşamanln,
çoğulcu ve demokratik bir kültürün yerleşmesi konularındaki duyarlılığı ve hukuk mü-
cadelesi herkesçe bilinmektedir.
Ülkemizin temel sorunlarının başında gelen ve hepimizin hayatını doğrudan ilgilendiren
Kürt sorunun çözümünde silahlı mücadelenin ve çatlşma süreçlerinin toplumumuzda hiç
kimseye bir şey kazandırmadığı ortadadır. Butarz mücadelelerin kazananının da olama-
yaüğ1 Türkiye toplumu olarak, tüm sorunlarımızı, açıkça, korkmadan, özgürce konuşa-
rak, diyalog ve müzakere ile çözmek dışında başka bir şansımızın o|madığına dair gö-
rüşlerini de Diyarbakır Barosu geçmişte defalarca kamuoyu ile paylaşmıştır.
Kaldı ki, devlet de bir takım gerçekleri gördüğü için, anılan örgütün lideri ve dağdaki
silahlı sorumluları ile son dört yılda, resmi kurum ve temsilcileri aracılığı ile, gizli ya da
alenen, bir dizi görüşmeler yürütmüş, karşılıklı silahlar susturulmuş, bazı centilmenlik
anlaşmalarına varılmış ve hatta PKK liderinin önerdiği ve üzerinde mutabakata varılan
anlaşma ve çözüm önerileri, bakan ve başbakan yardımcıları aracılığıyla kamuoyuna
basın ve yayın yolu ile de duyurulmuştur.
Ülkemizin kuşaklar boyu geteceğini ilgilendiren tüm bu olumlu gelişmeler maalesef bir
takım öngörüsüz siyasi ihtiraslar ve kişisel kaprisler uğruna sağlıklı bir sonuca ulaştı-
rılmamış, adeta heba edilmiştir. Toplumumuzca anlaşllamayan ve desteklenmeyen bir
takım nedenlerle, devlet ve örgüt tekrar karşılıklı olarak silahlara sarılmış; dağlar, or-
manlar, ovalar bombalanmış, şehir merkezlerinde çatışmalar başlamış, dur durak bilme-
yen çatışmalı bir sürece girilmiştir. Akabinde de nüfusları yüzbinleri aşan şehirler ablu-
ka altına alınmış, özel güvenlik bölgeleri ilan edilmiş, günlerce insanın bazı şehirlere
giriş ve çıkışları yasaklanmış, onlarca çocuk, kadın ve yaşlı sivil yurttaşımız çatışmalar
arasında kalarak yaşamını yitirmiştir.
Son çatışmalı sürecin getirmiş olduğu gerilim ve tarafların karşılıklı olarak birbirlerini
düşman ve terörist görmesi sonucu toplumumuzun en teme| ahlaki ve manevi değerleri
görmezliken gelinmiştir. Hukukumuzun ve inanç değerlerimizin asgari ilkelerine
uyulmaksızın sivil yerleşim yerlerinde toplumun sosyal, ekonomik, eğitim ve sağlık gibi
t05

