Page 432 - 2014-2016 Çalışma Raporu
P. 432
4- Emirhan'ın annesi Semra Omak, çocuğunun özel ruhsal durumu ve oğlunun isteği
nedenİyle daha sık cezaevi ziyareti yapmaya çalışmıştır. Annenin beyanlarına göre,
görevliler tarafından bu talebi engellenmiş, birkaç defa gittiği cezaevinden görüş yapa-
madan geri dönmüştür. Bayram nedeniyle açık görüş yapmak izere cezaevine gittiğinde
dahi içeri alınmamış ve çocuğuna aldığı pantolonu bile ulaştıramamıştır. İçinde bulun-
duğu cezaevi koşullarına adapte olamadığını defalarca aktaran Emirhan Nas'ın, annesini
görme isteği, engellemeler nedeniyle sağlanmamlştlr.
5- Emirhan görüş yapabildiği zaman ki annesinin beyanına göre sadece l kere yaptırıl-
mış annesİne; cezaevİnde kendisine tuvalet lemizletlirildiğini, çamaşır-bulaşık yıkattı-
rıldığını, yemeklerin az veilmesi nedeniyle aç kaldığını, günde 3 pakel sigara içerken
birdenbire sigaras ız bırakılınca çok zorlandığrru aktarmıştır.
6- "Bir çocuğun özgürlüğünden yoksun bırakılmasının son çare olması" ilkesinin ihla-
liyle birlikte; annesini görme hakkı dahi elinden alınarak, psikolojik destekten yoksun
bırakılarak zincirleme surette devam eden ihmaller ile bir çocuğun ölümüne sebebiyet
verilmiştir. Zira yetkililer tarafindan yaşam hakkını korumaya yönelik yeterli şekilde
önleyici-koruyucu tedbirlerin alınmadığı da görülmektedir.
7- Şikayet konusu suçlar nedeniyle, Türkiye'nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler (BM)
Çocuk Hakları Sözleşmesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, (AİHS) ve BM Havana
Kuralları da ihlal edilmiştir. Zira ılgıli uluslararası sözleşmeler gereği yaşam hakkının
korunmasına dair pozitif yükümlülükler yerine getirilmemiştir. Yine çocuk ceza yargı-
lamalarına ilişkin evrensel ilkeler de (gerekli koruyucu destekleyici tedbirlerin alınması,
çocuk tutukluluğunun istisnai hallerde olması, hapishanelere dair asgari standartlar, BM
Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin 37. Maddesi vb. ) ihlal edilmiştir.
8- Nitekim çok benzer bir şekilde Erzurum cezaevinde tutuklu halde bulunurken ölen 16
yaşındaki Bilal Coşelav'ın ölümüyle ilgili olarak İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi, 09.
10.2012 tarih ve 1413l07 başvuru numaralı karan ile sözleşmenin ihlal edildiğine karar
vermiştir. Sözleşmenin 2. maddesi, Devlete, kasıtlı ve hukuka aykırı öldürmeden sa-
kınmanın yan sıra kendi yetki alanında bulunan kişilerin yaşamlarının korunmasına
ilişkin uygun tedbirleri alma pozitif yükümlülüğü de getirmektedir. Anılan karar ile,
tutuklu kişilerin savunmasız bir durumda bulunduğu ve yetkililerin bu kişileri koruma
görevinin bulunduğu vurgulanmıştır.
9- Bununla birlikte her ne kadar ölümün intihar sonucunda gerçekleştiği belirtilse de,
çocuğun yakınları tarafından ölüm vakıasına dair makul şüpheler de bulunmaktadır.
Mevcut şüphenin de etkili bir soruşturma yürütülerek l|gı|i ceza soruşturmasında gide-
rilmesi gerekmektedir.
10- Tüm bu nedenlerle, şüpheliler hakkında gerekli kovuşturmanın yapılarak cezalandı-
rılmaları için Savcılığın ıza müraçaat zorunluluğu doğmuştur.
SONUC VE TALEP : Yukarıda izah olunan hukuki sebep ve deliller neticesinde; şüp-
heliler hakkında gerekli kovuşturmanın yapılarak cezalandırılması için kamu davası
açılmasına karar verilmesini talep ederiz.20. 11.2015
145

