Page 176 - 2014-2016 Çalışma Raporu
P. 176
tu da gösteriyor ki, Türkiye toplumu 'Terörle mücadelede',Kürt sorunun çözümünde
askeri yöntemlerin devrede olması gerektiği yönünde bir görüş olmakla birlikte, görüş-
me, konuşma ve müzakere yönteminin devam etmesi gerektiği yönünde bir sonuç çık-
maktadır. Türkiye toplumu, yani AK Partiye oy verenler bile, Kürt meselesinin çözü-
münde, yani PKK ile mücadelede askeri yöntemler devrede kalsa bile diyalog ve müza-
kerenin devam etmesi konusunda çok güçlü bir destek var. Eğer sayın Cumhurbaşkanı
l Kasım seçimlerinde o/o 50'ye varan halk desteğini askeri çözüme, silüların yeniden
deweye girmesine bir kredi açılışı olarak değerlendiriyorsa bu son derece yanlıştır. Evet
Tiirkiye toplumu bir bütün olarak AK Parti iktidarına bir kredi açmıştlr, ama bu kredi,
konuşmayı, diyalogu devre dışı bırak, sadece silahı devrede tut şeklinde bir kredi değil-
dir. Bu tamamen toplumun gerek ekonomik istikrarsızlık kaygıları, gerekse de 7 Tem-
muz sonrasl ortaya çıkan bu şiddet döngüsünden duyduğu kaygı nedeniyle halk tek parti
iktidarının sorumluluk almasını daha uygun görmüştür. Yoksa, halkın bu desteğini Kürt
sorunun çözümü konusunda sadece askeri seçeneğin dewede olması gerektiği yönünde
yorumlamak mümkün değildir. Şunun bir kez daha altını çizmiş olayım; Ne 7 Haziran
seçim sonuçları, yani HDP'nin %l3'lük o muazzam seçim başarısı şiddete, silaha
açılmış bir krediydi ne de AK Partinin l Kasım sonrası aldığı %50'ye varan oy desteği,
silahlı çözüme açılmış bir kredidir. Dolayısıyla her iki tarafin da bu seçim sonuçlarını
doğru okuması, toplumun verdiği mesajı doğru algılaması gerekiyor. Şimdi olay şu: Bir;
Kiirt silahlı hareketinin özellikle öz yönetim adı altında, toplumun önemli bir kesiminin
anlayamadığı, anlamakta güçlük çektiği, herkesin bildiği özellikten farklı bir paradig-
maya işaret eden ve bu ilanlara paralel bir biçimde şehir merkezlerinde, sivil insanların
yaşadığı alanlarda bir takım aktivasyonlar; hendekler, barikatlar, silahlı gruplann faali-
yetleri ve güvenlik kuwetlerinin yaphğı müdahalelerle yaşanan çatışmalar... Bir kere
bunlar bölgenin gerçeklerine uymuyor. Bunlar sonrnun çözümüne yarar sağlamadığı
gibi, buna karşı devletin güvenlik görevlilerinin, tanklarla, toplarla, ağır silahlarla, in-
sanların yaşadığı mahallelerin aralarında, o dar sokaklarda top atlşlart yapmaları da
sonınu daha da ağırlaştırmaktan başka bir sonuç vermez. Bunu bizzat yetkililer ifade
etti, Silvan'da top kullanıldı. Dolayısıyla bu toplum buna onay vermiyor, buna razı
değil. Kürt siyasi hareketi de uygulamalarını gözden geçirmelidir diye düşünüyorum.
Bu gerçekçi değil, toplumun bundan mutlu olduğunu, buna destek verdiğini düşünmü-
yonım. Ama devletin de, özellikle Cumhurbaşkanının çizdiği çerçeve; 'her şeyi yaptık,
daha ne istiyorsunuz, bundan sonra konuşmak, tartışmak yok, sonuç alam dönemi '
gibi... Sadece yakarak , yıkarak, adeta 90'lı yıllarda Tansu Çiller ve Doğan Güreş döne-
mini andıran, 93 konseptine benzer yeni bir konseptle hele hele bu faili meçhul dosyala-
rınln peş peşe beraatla sonuçlanması gibi, yeniden Toroslarla sembolize olan istihbarat
elemanlarının, iııfaz mangalarının sokaklara inmesi gibi faili meçhul bir döneme iŞaret
eden uygulamalar çözüm değildir.
,,SİLAHI DEVREDEN ÇIKARMANIN YOLU"
Peki bu süreçte silahlar nasıl devreden çıkar?
Bir kere siyasi iktidarın Öcalan'ı göz wdı etmemesi gerekiyor. Öcalan'ın hala Kürt top-
lumu üzerİnde de, silahların üzerinde de büyük bir manevi etkisi var. Ayrıca, Öcalan
geçekten, birlikte yaşama ve Türkiyelilik perspektifi içinde bir tahaaüle ve bir toplum-
sal tasawura sahiptir. Daha makul ve Türkiye şartlarına daha uygun öneriler sunan,
çözümler üreten ve gerçekten bu meselenin çözümünde çok işlevi olabilecek bir aktör-
dür. Biz bölge baro başkanları olarak çok kez talep ettik, dedik ki; avukatlarıyla görüş-
türmüyorsunuz, teme| bir hak ihlalidir bu. Siyasi heyetle görüştürmüyorsunuz, bari
bizimle görüştürün. Biz onun mesajlarını alıp gelelim. Hükümet bunu da istemedi.
430

