Page 175 - 2014-2016 Çalışma Raporu
P. 175

l 1.1 l .2015
             Baro Başkanımızın TIGRIS  Haber  gazetesine  yapm|ş  olduğu  KARA LEKE  başlıklı
             özel röpörtajı
             Karanlık  dönem|erin  aydınlatılmasına  vesile olan faili meçhul  cinayetlerle  ilgili
             davalardan  gelen  beraat  kararlarınr  eleştiren  Elçi,  "Temizöz  davasr,  Cizre'de iki
             yı| içerisinde 21 sivil yurttaşın  çok  vahşice  katledilmesiyle  ilgili bir davaydı.  Çok
             somut delilleri  vardı.  90'lı yılların  en pervasrz  hareket  eden  infaz  timlerinden,
             ölüm  mangalarından  biri Temizöz  ve ekibiydi. İçinde  uzman  çavuşlann,  korucula-
             rın, itirafçıların  olduğu  bir ekipti.  Bunlar,  eşlerinin  ve  çocuklarının  gözleri  önünde
             insanları  alıp kapı önünde  kurşuna dizen, ayan beyan infaz  gerçek|eştiren  bir
             ekipti. Mahkemenin  beraat  kararı,  iktidarın  ve yargısıntn  hanesine  utançla  yazı-
             lacak bir garabettir"  dedi.
             Diyarbakır  Barosu Başkanı Tahir Elçi,  çözüm  sürecinin handikapları  ve olanakla-
             rınr, silahın  devreden  çıkmasının  yol ve yöntemlerini,  seçim  sonuçlarını,  yeni bir
             anayasayı,  başkanlık  sistemini ve Temiöz davası  kararını  gazetemize  değerlen-
             dirdi.
             siLAH, Hiç BiR ZAMAN  SoRUN  çözunoi;  SÖZ, HER ZAMAN  oLACAK!
             Sizce  çözüm  süreci neden  bozuldu  ve bu duruma  nasıl gelindi?
             Sayın Cumhurbaşkanının  7 Kasımdan  da önce başlayan  bir takım açıklamamaları  özel-
             likle Kürt  meselesine ilişkin  olarak  hem  sorunu  içinden  daha  çok çıkılmaz  hale  getirmiş,
             halkın  Çözüm  sürecine olan güvenini sarsmış,  toplumun  devlete olan siyasi iktidara  olan
             güvenini zayıflatmış,  hem de hükümetin  işini  de zorlaştırmıştır.  Cumhurbaşkanı  devle-
             tin başıdır.  Devlet  organlarının  uyumlu  biçimde  işlemesi,  devlet organları  arasındaki
             koordinasyonu  gözetlemekle  görevlidir.  Toplumun  tümünün  esenliğinden,  sosyal  barı-
             Şından  sorumludur.  Ama siyasal  sorunlarda  özellikle  Cumhurbaşkanından  ziyade  hü-
             kümetin  öne  çıkması  gerekmektedir.   Çünkü  bu sorunların  çözümünden  öncelikli olarak
             hükümet  sorumludur.  Fakat sayın cumhurbaşkanının  7 kasımdan  önce  başlayan, kürt
             toplumunu  da rencide  eden, rahatsız  eden  bir tür aşağılayan  açıklamaları;  öeğin  siyaset-
             Çilere,  siyasi kadrolara  değil  de topluma  yönelerek,  'Küı1 meselesi  çözülmüştür  daha  ne
             istiyorsunuz'  biçiminde  kabu|ü  mümkün olmayan  ve Kürt  toplumunu  da tahkir  eden
             ifadeleri.  Hükümetin  yürüttüğü  imralı  görüşme|eri   çerçevesinde  ortaya  çıkan  Dolma-
             bahçe  belgesini  tanımadığını,  Öcalan'Ia  yapılan  görüşmeleri  doğru bulmadığı  yönündeki
             açıklamaları  tansiyonu  yükseltmiştir.  Son o|arak 1 Kasım  seçimleri  sonrası  yaptığı  ve
             tansiyonu  yükselten  açıklama|arı,  akabinde  KCK'nin  devam  eden ateşkesi  bitirmesine
             yol açan açıklaması, açıkçası tüm bunlar,  Türkiye'de  tansiyonu  yükselten,  sosyal  barışı
             olumsuz  etkileyen  ve hükümetin  de  çalışmalarını  zora sokan  bir tablo oluşturmaktadır.
             ,SİLAH  KONUŞACAK,  AÇIKLAMALARI  TEHLİKELİ

             Seçimlerden  çıkan  sonucu nasıl  okumam  zlazım?  Çözüm  süreci mi, askeri yöntem  mi?
             Şu  anada  herkes tedirginlik  içerisinde,  kaygı  içerisinde olacakları  bekliyor. Bir yandan
             KCK'nin  ateşkesi  bitirdiğine  yönelik  açıklaması,  bir yandan  sayın  Cumhurbaşkanının
             bundan  sonra  'konuşma,  tartışma  yok, bundan  sonra  si]ahlar  konuşacak  biçimindeki
             aÇıklamaları...  Bundan  toplum  şunu  algıladı:  Bundan  sonra  sadece  askeri operasyon var,
             söz bitti. Halbuki söz hiç bir zamanbitmez.  En kötü  koşullarda bile sözün  bitmemesi
             lazım.  Ayrıca  şunu  söyleyeyim,  toplum  cumhurbaşkanıyla  aynı fikirde  değil.  Türkiye
             toPlumunun  tamamında  yapılan ve son günlerde  basına yansıyan  bir araştırmanın  sonu-
                                             429
   170   171   172   173   174   175   176   177   178   179   180