Page 232 - 2014-2016 Çalışma Raporu
P. 232
min açıkça hukuka aykırı olması, uygulanması halinde telafisi imkansız zarar|arın doğa-
cağı ve
iyarbakır Vali-
erini kapsayan
sokağa çıkma yasağına ilişkin kararı ve bu tarihli kararla defaten uygulanan ve süre
gelen uzatılmasına ilişkin işlemin İPlllİNr, yargılama giderlerinin davalı idare üze-
rinde bırakılmasına karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz. 08.02.2016
Davacı
Diyarbakır Barosu Başkanlığı ad ına
Av. Ahmet Özı,reN
Eki. Diyarbakır Valiliğinin 02.12.2015 tarih ve bila sayılı sokağa çıkma kararı.
Değerli Basın Mensupları;
Bildiğiniz üzere Bakanlar Kurulu'nca 21.03.2016 tarih ve 201618659 sayılı karar ile
Diyarbakır ili Sur ilçesinde bulunan 16 ve Yenişehir İlçesinde ise 2 mahalle olmak üze-
re toplam l8 mahallenin acele kamulaştınlmasına karar verilmiştir.
Kamulaştırılmasına karar verilen parsel sayısı 6642 o|up, kamulaştırmaya tabi tutulan
mahallelerde yaşayan nüfus ise 50.000 civarındadır.
Yine kamulaştırılan parseller arasında, üzerinde Kamu Kuruluşlarına, Yerel Yönetimle-
re, Baromuza ait yapılar bulunduğu gibi tarihi ve kültür mirası niteliginde ibadethane ve
meskenler de bulunmaktadır.
Diyarbakır Barosu olarak bu gün itibariyle Danıştay Başkanlığı nezdinde bu Acele Ka-
mulaştırma kararına karşı, kararın yürütülmesinin durdurulması ve iptali istemiyle dava
açmış bulunmaktayız.
Sizler aracığı ile bir kez daha belirtmek isterim ki bu karar, mülkiyet hakkının ağır ihlali
niteliğinde olup mülkiyet hakkını koruma altına alan Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına,
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne açıkça
aykırıdır. Herhangi bir makul sebep ve gerekçeye yer verilmeksizin Çewe ve Şehircilik
Bakanlığı'nın istemi üzerine alındığı anlaşılan bu kararın Anayasal düzen içerisinde
kabul edilebilir bir tarafi bulunmamaktadır.
Bir ilçede bulunan özel mülkiyete konu taşınmazların tamamlnın Devlet tarafından
mülkiyetinin kendi yurttaşlarından arındırılmasının yasal bir gerekçesi o|amaz. Anayasa
ve Awupa Insan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınmış mülkiyet hakkının Dev-
let eliyle bu denli kısıtlanması ve ihlalinin hukuken izahı mümkün değildir. Yüz binler-
ce insanın yaşadığı Sur İlçesinin tamamına yönelik alınan bu karar ile yurttaşların mül-
kiyet hakkı ihlal edilecek, semtin demografik yapısı değiştirilecek; en önemlisi vatan-
daşların sosyal yaşam alanlarından Devlet eliyle koparılması gibi kabul ve telafi edile-
mez sonuçlar yaratacaktır.
Bir kentin bütün tarihi dokusuna sahip ilçesinde, bu denli önemli değişimlere sebebiyet
verecek kararın alınma sürecine kentin yerel yönetimlerinin, meslek ve sivil toplum
örgütlerinin d6hil edilmemiş olması, yuıttaşların taleplerinin görmezden gelinerek diğer
birçok konuda olduğu gibi merkeziyetçi bir refleksle karar alınmış olmasının kabulü
mümkün değildir.
342

