Page 46 - Diyarbakır Barosu Temel Bir İnsan Hakkı Olarak Dİl Hakları Ve Kürt Meselesi Temel Uluslararası Belgeler
P. 46

DiYARBAKlR  BAROsU



                     Ben bunun  çok   ikna edici  olduğunu  düşünüyorüm  ve bül
                 tart§malarda  işte diyelim  ki  çocuk  hakları sözl§mesinin  çekince
                 koyulan maddelerinden  daha  etkiii  olanın, yeİine  göİe  daha  etkili
                 olanrn bu olduğunu  düşünüyoİum.  Bu  çok  insani  bir  şeydir,  yani
                 burada  itiraz  etmek  çok  kolay  olmuyor.

                     Şunu   söylediğiniz  zaman  "ben kendi  çocuğüma   nas1l  bir
                 eğitim,  anadilde  eğitim  vermek  istersem,  Kürt  de, L,az  da isteı

                 Çerkez   de ister." Ya da "ben  Doğu  Türkistan'daki  soydaşlanm
                  için anadilde  eğitim  hakkünı taIep  ederken  ahlaki anlamda  hakh
                  ve tutarh olmal istiyorsam,  a}nı  şekilde  Tijrkiye'deki  Kürtler, Eİ-
                  meniler  için  de bunu  istemek  zorundayım,  Tutarlı ya da inandll:ıcl
                  olmak  istiyorsam  en azırıdan..."

                      ya  da "biri bana  bunu  vasaklarsa  tıen nasıl hissederim?  ken-
                  dimi kötii hissederim,  kırgn hissederim,  o halde o da hisseder"

                  gibi  yaklaşrmlal  aslında  çok  basit  görünebiliİ  ama bence,  Çok  itiraz
                  edilmesi  zor yaklaşrmlaı.


                      Ya da  şunu  söylediğinizde  mesela ulııslaralasl  hukıık  tarh§-
                  masrna  getirdiğiniz  z-aman btisi  açıkça  şunu  söylevebiliyor  yani,
                  ,ol divJr, uluslarara.l  hUkuLta  bövte  biİ  şe}  yoltur,  Siz buna kar-
                  şlı,ü,  "e kardeşim  olmadıgüru  vaİ,ar alım,  Hani hi(bir  ül!,ede  vol,
                  tannmryor.  Yani bu adil  mi, değil  mi?" mes€la,  Bunun üzeıinden
                  ko.rrşt rgrn,r, ,u-un ya da "sen  ishyoı  musün kendine,  isti)ror-
                          "d"
                  srr," e o   irte, o ,a-İn" dediğiniz  zaman,  ben  bu basitliğin  çok
                   goçitı entelektıiel  bir argümaıdan  -va da belki de entelektüel  ba_
                   iı.nrndan  gtielridiiı  de i{adesi  basittir-  çok  dalra ikna edici oldu-
                   ğunu  düşiinüyofum,
                       Dolavısıvla  vapJma5ı  gereken po/ttif hululu,  ulutlardrası
                   huLuka  uvgun  ı,iıe g"tlr-eı.ti,,  r o,,,i Tü,kiye'deli  ya da dünyd-
                       İ".tr"İ' bir ülL;sindeki  pozitit  huluku  evrm5el  anlamdali
                   "ın
                   o rürrlor"-.İı  belgelerde,  srlzİomelerde,  antlaşmdlalda  iJadetini
                   İrlurı  İ"tluru,  o Ğll..,  ifade  eden  hukırka  uygün  hale  getirmek,
                   ,İr"l-ur*,  lrrl.ut" aa doğal  hukuka  u),gun  hale  getirmek-  Yani
                   u.ırrld,  t  i.,*.,-  .,rrllğnl  hissedebileceği  bir hukuka  atfla meş-
                   nııaşt  rmak,  insanı  ı.endi  varlık  yapısına  ya da kendi  yaratılş  ya-
                            ".
                   Püsrna   miindemiç  olan  doğa] hukukla  yüzleştiİmek,
                        insanın  bunu  bilebil€cek  bir yapıda  ya da donanrmda




                                        -  --d<*_
                                   -
   41   42   43   44   45   46   47   48   49   50   51