Tahir ELÇİ ve Avukatlık konulu panel..

05.04.2016

5 Nisan Avukatlar Günü etkinlikleri kapsamında “TAHİR ELÇİ ve AVUKATLIK” isimli panel ve anma etkinliği Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonunda yapıldı. Geçmiş yıllarda Diyarbakır Barosu Başkanlığı yapmış olan Av. Fethi GÜMÜŞ, Av. Mustafa ÖZER, Av. Mustafa Sezgin TANRIKULU ve Av. Mehmet Emin AKTAR’ın konuşmacı olarak katıldığı panelin moderatörlüğünü Diyarbakır Barosu Başkan Yardımcısı Av. Ahmet ÖZMEN yaptı. Sevgili Başkanımız Tahir ELÇİ’ye saygı duruşuyla başlayan anma etkinliği, Başkanımızın hayatının anlatıldığı sinevizyon gösterisiyle devam etti.

 

Açılış konuşmasını yapan Diyarbakır Barosu Başkan Yardımcısı  Av. Ahmet ÖZMEN şunları ifade etti;

 

Sayın konuklarımız ve Diyarbakır Barosunun değerli üyeleri; 

 

Kadim coğrafyamızın içerisinde bulunduğu kederli ve bu zor günlerde, meslek hayatını insan haklarına, demokrasi ve adalete adayan ve bu uğurda canını veren baro başkanımız Tahir ELÇİ’yi yad etmek için bir aradayız. 

 

Değerli Başkanımız cesaret, vicdan ve hak savunuculuğunun abidesi olarak bizlerin ve mazlumların kalbinde ölümsüzleşmiştir. 

 

Ve şimdi bizlere der ki; 

 

“Dostlarım, aranızdan koparılışımın üzerinden dört ayı aşkın bir süre geçti. Benden sonra da nice fidanlar düştü. Kendi vatanlarında, kendi şehirlerinde, kendi evlerinde, acımasız silahlardan çıkan vicdansız kurşunların hedefleri oldular. Sur’da, yankısıyla, dört ayaklı minarenin ayaklarını titreten top seslerinden kahroluyorum, derin uykum bölünüyor sizler öldükçe.Ama biliyorum; zulme karşı direnmenin, hepimizin adına korkmak yerine cesaret göstermenin, susmak yerine haykırmanın bir elzem olduğunu. İşte tam bu sebeple mazlumlar için hep mücadele etmelisiniz.“  

 

Değerli dostlar,

 

Ölümsüz Başkanımızın hayatı bir örnektir hukukçulara, sözcüklere sığmayan bir duruştur. Kendini yenileyen bir mücadele azmidir O . Korkuya yer yoktur hayatında, kimseye diz çökmemenin verdiği onurla çıkmıştır işkence tezgâhlarından. Suyun bile çürüdüğü, insanların onurlarının bir çırpıda gasp edildiği ve cesetlerin odalardan alınıp vadilere savrulduğu o karanlık dehlizlere tanıklık etmiştir.

 

Yılmamıştır. Çünkü omzunda taşıdığı, meslektaşları Şevket EPÖZDEMİR’lerin,Yusuf EKİNCİ’lerin, Medet SERHAT’ların, Faik CANDAN’ların, Kazım EKİNCİ’lerin, Metin CAN’ların ve nicelerinin vicdani ağırlığıdır. Roboski’nin, Kuşkonar ve Koçağılı’nın bitmeyen ahının hesabını sormanın gerekliliğidir. Zalime karşı mazlumun haklı çığlığını geçirir mahkeme tutanaklarına. Zalimin utancını daim kılar mahkeme salonlarında çınlayan sesiyle. Yitirilen canların sızısı dilinden dökülür çapraz sorgularda. Şimdi tamamlayamadığını düşündüğü Kulp, Lice, Vartinis ve Roboski’nin hüznünü taşımaktadır naif yüreğinde. 

 

Değerli Dostlar, 

 

Kırk yıldır süren, artık yoğunluk derecesinden iyice emin olduğumuz bir savaş, sivil yaşam alanlarına yayılmıştır. Şehirler, ilçeler ve mahalleler aylarca abluka altına alınarak, insanların ulusal ve uluslararası hukuktan doğan bütün hakları yok sayılmaktadır.  Evlerinden ekmek almak için çıkanlar, yaralı evlatlarına ulaşmaya çalışmak isteyenler sokaklarda acımasız bir şekilde katledilmektedir. Yaşam hakına son veren bu uygulamalar yetmezmiş gibi cenazelerin kaldırılmasına bile izin verilmemektedir. Bütün ülke, akıl tutulmasına kapılmış, insan vicdanını yok sayıp yaşıyor adeta. Başkasının acısından sevinç devşirenlerin nutukları yankılanıyor. Yaşananlara, barış çığlığıyla tepki gösteren duyarlı insanlar, başkanımıza yapıldığı gibi linçe tabi tutulmak suretiyle apar topar gözaltına alınıyor. 

 

Başkanımız, bir televizyon programında sarf ettiği sözleri nedeniyle –Kendi ifadesiyle- Ultra milliyetçi bir güruhun başlattığı linçe maruz kalmış, siyasi iktidar ve basın eliyle hedef tahtasına oturtulmuştur. Yargı da aldığı talimatın gereği olarak üzerine düşen rolü oynamıştır. Bütün bu saldırılara karşı Tahir ELÇİ, Hukuk ve siyaset dersi niteliğinde yargı makamları nezdinde savunma yapmıştır. 

 

Tehditlere karşı ise “1990’lı yıllardan bugüne Jitemci ağababalarınız ve generallerinize boyun eğmedim sizden mi korkacağım” diyerek gereken cevabı vermiştir. Bu dik duruşuna karşı 28 Kasım 2015’te ise hunharca bir suikastle aramızdan alınmıştır. Üzülerek ve büyüyen öfkemizle belirtmek isteriz ki, meslek yaşamını faili meçhul cinayetlerin aydınlatılmasına adamış Başkanımızın soruşturma dosyası, bizzat soruşturma makamlarınca “FAİLİ MEÇHUL İLE MALÜL” bir hale getirilmeye çalışılmaktadır. Buradan bir kez daha, hızlı ve etkili bir soruşturma yürütülmeden faili meçhul bırakılmış tüm cinayetlerin şüphelisinin devlet olduğunun altını çizmek istiyoruz. 

 

Bilinmeli ki; Diyarbakır Barosu, başkanının dosyasının faili meçhul dosyalar kervanına aldırılmasına müsaade etmeyecektir. Bir kez daha Başkanımız Tahir ELÇİ’ye, yakınlarına , meslektaşlarımıza ve halkımıza söz veriyoruz:

 

 Bu sözümüz, Tahir Başkanımızın yılmadan ve korkmadan takipçisi olduğu ve aydınlatmış olduğu faili meçhul dosyalar nedeniyle kendisine olan borcumuzun da bir gereğidir. 

 

Bugün bizi yalnız bırakmayan siz değerli dostlara katılımızdan dolayı teşekkür eder; Diyarbakır Barosu adına hepinizi saygıyla selamlarım.

 

Diyarbakır Barosu Yönetim Kurulu