Sur, Tarihi ile Birlikte Yok Ediliyor!

29.08.2017


Baro başkanımız ve yönetim kurulu üyelerimizle birlikte yıkımların devam ettiği Alipaşa ve Lalebey mahallesinde tespit ve gözlemlerde bulunulmuştur. yapılan tespit ve gözlemlerden sonra baro başkanımız bir açıklamada bulunmuştur. yapılan açıklamada;

Değerli Basın mensupları ;
Bugün Diyarbakır Barosu olarak, Alipaşa ve Lalebey mahallerindeki yıkıma ilişkin izlenim ve tespitlerde bulunmak, burada yaşayan/burada doğmuş ve burada ölmeyi düşünenler ile sonraki kuşakların çocuklarının da burada hayatlarını sürdürmelerini sağlamak için buradayız.

Biz Diyarbakır Barosu olarak, daha öncede bu iki mahallemize ziyaretlerde bulunduk. Öncellikle belirtmek istiyorum ki, Alipaşa ve Lalebey mahallesinde kentsel dönüşüm kararı kapsamında yapılan bir yıkım var.

Bu kentsel dönüşümün içeriğini gayesini amacını daha önce burada Basın mensuplarıyla paylaşmıştık  bunu hem devlet yetkilileri hem belediye yetkilileri hem de Diyarbakır halkı biliyor. Sur'un mimar koruma planı çerçevesinde tarihi dokuya zarar veren yapıların ayıklanması ve Sur ilçemizin tarihi dokusunu görünür kılmasını ve söz konusu kültür ve tabiat varlıklarının korunması amaçlayan bir koruma planı kapsamında yapılmış bir kentsel dönüşüm söz konusuydu. Ama son dört ay içerisinde yapılan yıkımlarda imar koruma planın ihlal edildiğini ne yazık ki içimiz yanarak gözlemliyoruz.

Daha önce de dile getirdik, burası birinci dereceden sit alanıdır. Yedi bin yıldır kesintisiz olarak yaşamın sürdüğü bir yerleşim birimidir. Sur'u Efes'ten ve Metrepolisten ayıran en önemli unsur budur. Antik bir kente dönüşmemiş bir yer sur ve bu anlamda Sur hem tarihi dokusuyla hem de yaşamın süreklilik arz etmesiyle Unesco Kültür  miras listesine kabul edildi. Yani somut kültürel varlıklar kapsamı kadar somut olmayan kültürel varlıklar sebebiyle Unesco Kültür miras listesine kabul edildi. Ama bugün yapılan kamulaştırma çerçevesinde ne yazık ki sur ilçesindeki altı mahalleden sonra Alipaşa ve Lalebey'de bu yaşama son verilmek isteniyor.

Biz Diyarbakır Barosu olarak daha öncede belirttiğimiz bu yıkımın karşısında olduğumuzu defaten bildirdik. bunu hem yerel makamlarla hem Ankara düzeyinde yaptığımız görüşmelerde  dile getirdik. ama ne yazık ki bu yıkım kararından vazgeçirecek bir karar aldırma noktasında etkimiz gücümüz olmadı değerli arkadaşlar.

bugün çok acı bir tabloyla karşı karşıyayız yani bu çağda polis barikatlarıyla evlerin etrafı çevrilmesi ve burada yaşayan insanların elektrik ve suyunun kesilmesi yani su gibi en temel en doğal haklarından mahrum edilmesi bu çağda yakışık kalmayacak ve hiçbir toplum tarafından hoş görülmeyecek bir davranış ve tutumdur . su ve elektrik kesilmek süreciyle burada yaşan vatandaşları terbiye edilmesi bizce kabul edilebilir bir tutum ve bir davranış değildir.

Buradan tekrar Devlet yetkililerine sesleniyorum ; Su ve Elektrik ihtiyaçlarının derhal karşılanması ve bu çağ dışı uygulamadan vazgeçilmesini talep ediyoruz. ayrıca tarihin yok edilmesiyle karşı karşıyayız burası birinci derecede bir sit alanı şu görmüş olduğunuz evlerin tamamı kepçelerle , dozerlerle veya başka iş makineleriyle yıkılmakta.

Aslında bu evlerin tamamı tescilli olsa da olmasa da zemin ve ilk katları tamamen tarihi yapıya sahiptir şu duvarların üzerindeki sıvayı parmağınızla bile eşelediğiniz zaman bile  o tarihi yapıyı görme imkanına sahibiz, yıkımlarda yer yer o tarihi eserlerin molozlar halinde üst üste yıkıldığını biliyoruz. 

buradaki yıkımın tarihi dokuya zarar verilmemesi anlamında bu dozer veya iş makinelerinin operatörleri tarafından değil bu işin ehli olan arkeologlar ve ilgili diğer birimlere mensup uzmanlar tarafından yapılmasını talep ediyoruz. Sur ilçesinin yaşatılması için ne gerekiyorsa Diyarbakır Barosu olarak mücadele edeceğimizi belirtmek istiyoruz.

Av. Ahmet ÖZMEN

Diyarbakır Barosu Başkanı.