NEWROZ'DA ÖLDÜRÜLEN KEMAL KURKUT İÇİN YAPILAN SUÇ DUYURUSU

24.03.2017

DİYARBAKIR CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

ŞİKAYET EDEN    :Diyarbakır Barosu Başkanlığı

                          Adliye Binası 4. Kat Merkez-DİYARBAKIR

MAKTUL                 :Kemal KURKUT

ŞÜPHELİLER         :Görevli Polis Memurları

SUÇ                           : Kasten İnsan Öldürme, Suçu Bildirmeme, Görevi Kötüye Kullanma

KONU                       :Kasten insan öldürme suçunu işleyen polis memurunun tutuklanması,

Kasten İnsan Öldürme Suçun İşleyen polis memuru ile Görevi Kötüye Kullanan ve Suçu Bildirmeyen polis memurları hakkında soruşturma yapılarak cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılması isteminden ibarettir.

AÇIKLAMALAR       :

 

            Her yıl düzenlenen ve barışçıl etkinliklerle kutlanan Newroz Bayramı yüzbinlerce insanın katılımıyla gerçekleştirilmektedir. Bu kapsamda 21.03.2017 tarihinde Diyarbakır İli Bağlar İlçesi sınırları içerisindeki Newroz Parkı olarak adlandırılan alanda kutlama ve etkinliklerin yapılması kararlaştırılmıştır.

            Olay günü olan 21 Mart 2017 tarihinde sabah saat 07.30-08.00 sıralarında kutlamaların yapılacağı alana gelen ve daha sonra isminin Kemal KURKUT olduğu anlaşılan kişi, polis kontrol noktasında bulunan polis memurları ile konuştuktan sonra; üzerinde tişörtü bulunmaksızın ve sağ elindebıçak olduğu belirtilen cisim olduğu halde kontrol noktasından geçmiştir. Bu sırada arkasında bulunan polis memurları havaya ve Kemal KURKUT isimli kişiye doğru ateş etmişlerdir ve şahıs kısa bir süre sonra kurtarılamayarak hayatını kaybetmiştir.

            Olay sonrasında Diyarbakır Valiliği tarafından yapılan açıklamada: “İlimiz Bağlar İlçesi Nevruz Park alanında gerçekleştirilecek olan Nevruz etkinlikleri miting alanına girmeye çalışan sırt çantalı bir şahıs, alanın güvenliğini sağlamakla görevli güvenlik kuvvetlerince aranmak istenmiş ancak şahıs kendini aratmak istememiş, ‘Çantamda bomba var hepinizi öldüreceğim’ diyerek güvenlik güçlerine bıçaklı saldırıda bulunmuş ve etkinliğin yapılacağı yöne doğru koşmaya başlamıştır. Şahıs, güvenlik güçlerinin tüm uyarılarına rağmen elindeki bıçağı atmamış ve alana doğru koşmaya devam etmiştir. Söz konusu şahsın canlı bomba olma ihtimali değerlendirildiğinden ve alanda bulunan katılımcıların can güvenliği göz önünde bulundurulduğundan dolayı, arama noktasında görevli güvenlik güçlerince müdahale edilmiştir.Meydana gelen olay sonrasında yaralanan ve etkinlik alanına çağrılan ambulans ile hastaneye kaldırılan şüpheli şahıs, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetmiştir.Konuyla ilgili olarak Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca çok yönlü inceleme başlatılmıştır.Kamuoyunun bilgisine sunulur.” denmiştir.

            Her ne kadar Diyarbakır Valiliğince yukarıda belirtilen açıklama yapılmış ise de; bu açıklama sonrasında basına yansıyan görüntüler, bu açıklamaların gerçeği yansıtmadığını ve görevli polis memurlarının kasten insan öldürme suçunu işlediğini ortaya koymaktadır. Nitekim Diyarbakır Valiliği, polis memurlarının aktardığı bilgilere göre yukarıda belirtilen açıklamayı yapmış ise de yapılan yanlış bilgilendirme nedeniyle bu yönde bir açıklama yapıldığı anlaşılmaktadır.

 

1)Öncelikle belirtilmelidir ki; her ne kadar öldürülen Kemal KURKUT’ un çanta ile olay yerine geldiği ve çantasında bomba olduğunu söylediği iddia edilmiş ise de aşağıda yer alan görsellerin hiçbirinde, şahsa ait herhangi bir çanta görünmemektedir.

 

2) Her ne kadar şahsın canlı bomba olabileceğinin değerlendirildiği ve alanda bulunan katılımcıların can güvenliğinin göz önünde bulundurulduğu belirtilmiş ise de olayın yaşandığı saatte henüz Newroz Bayramı etkinlikleri başlamamıştır. Nitekim olay 07.30-08.00 sıralarında yaşanmıştır. Bu saatlerde henüz Newroz Bayramı kutlama ve etkinlikleri başlamamış, halk kutlama alanına gelmemiştir. Aşağıda yer alan ve “GÖRSEL 1” olarak belirtilen olay anına ilişkin fotoğraftan da kutlama alanının tamamen boş olduğu ve kutlamaya katılacak kitlelerin henüz alana gelmediğiaçıkça görülmektedir.

 



3)
Aşağıda “GÖRSEL 2” olarak belirtilen olay anına ilişkin fotoğrafta anlaşıldığı üzere şahsın sağ elinde bıçak olduğu değerlendirilen bir cisim bulunduğu, şahsın yarı çıplak olduğu görülmektedir. Şahsın üzerinde veya etrafında bomba olabileceği değerlendirilecek en küçük bir çanta/poşet veya paketin olmadığı da bu fotoğraflardan anlaşılmaktadır. 

            Bunun dışında şahsın polislere herhangi bir şekilde direndiğine veya saldırıda bulunduğuna ilişkin herhangi bir görüntüye rastlanmadığı gibi; ilk fotoğraftaki polis memurlarından birinde ve ikinci fotoğraftaki diğer bir poliste daha silah bulunduğu, polislerin silahlarını hazır halde tuttukları anlaşılmaktadır. Bunun dışında şahsın hemen yanında (yaklaşık 1-2 metre uzağında) en az 4 polis memurunun da durduğu ve herhangi bir saldırıda bu polislerin saldırıyı rahatlıkla önleyebilecekleri anlaşılmaktadır.


                                                                               
4)Aşağıda “GÖRSEL 3” olarak adlandırılan fotoğrafta ise Kemal KURKUT’un vurulduğu an açıkça görülebilmektedir
. Nitekim bu fotoğrafta mağdurun o an vurulduğu yüzündeki acıya yansımıştır. 

Bu sırada maktulün hemen arkasında silahı maktule doğrultmuş olan bir polis memuru, onun arkasında silahını havaya doğru tutan bir polis memuru, maktulün sağ tarafından elindeki silahı yere doğrultmuş olan bir ve onun arkasında bir polis memuru, maktulün solunda ise silahını havaya doğrultmuş olan bir ve onun da hemen yanında en az 2 polis memurunun bulunduğu görülmektedir.

            Maktulün ise bu sırada sağ elinde bıçak olduğu belirtilen cisim, sol elinde ise yarım litrelik su şişesi bulunmaktadır.

 

 


5)
Görsel 4” olarak belirtilen fotoğraflarda da maktulün yaklaşık 10 metre ilerledikten sonra yere düştüğü ve sonrasında maktulün başına 3 polis memurunugeldiği görülmektedir. Zaten kısa bir süre sonra maktulün aldığı atış nedeniyle öldüğü anlaşılmıştır. 

                                                           

            Tüm bu bulgular ve görüntüler bir arada değerlendirildiğinde; öldürülen Kemal KURKUT’un herhangi bir çanta veya bomba olabileceği değerlendirilecek başkaca bir madde ile olay yerine geldiğine dair hiçbir delil veya emare bulunmamaktadır. Üstelik yarı çıplak bir şekilde duran maktulün üzerinde herhangi bir bombanın bulunmayacağı tereddüte yer bırakmayacak şekilde görülebilmektedir.
 

            Tüm aşamalarda maktulün etrafında en az 4 polis memurunun bulunduğu, kimi görüntülerde bu sayının 7-8’e çıktığı; maktulün herhangi bir saldırısı olsa bile polis memurlarının bu saldırıyı rahatlıkla def edebilecekleri anlaşılmaktadır.

            MAKTULÜN VURULDUĞU ANDA SADECE VE SADECE OLAY YERİNDEN UZAKLAŞMAYA ÇALIŞTIĞI GÖRÜLMEKTEDİR. BUNA KARŞILIK MAKTÜLÜN HEMEN ARKASINDA (YAKLAŞIK 1-2 METRE GERİSİNDE) DURAN POLİS MEMURUNUN MAKTULÜN HAYATİ BÖLGESİ OLAN KARIN BÖLGESİNE DOĞRU SİLAH DOĞRULTTUĞU GÖRÜLMEKTEDİR. NİTEKİM MAKTUL SOL KARIN  BOŞLUĞUNA ALDIĞI SİLAH DARBESİ NEDENİYLE ÖLMÜŞTÜR.

            MAKTULE ATEŞ EDİLDİĞİ ANDA POLİS MEMURUNUN BULUNDUĞU KONUM, ARALARINDAKİ MESAFE, MAKTULÜN UZAKLAŞMAYA ÇALIŞMASI VE SIRTININ DÖNÜK OLMASI HUSUSLARI BİR ARADA DEĞERLENDİRİLDİĞİNDE; GERÇEKTEN DE MAKTULÜN TEHLİKE ARZ ETTİĞİ VE BU TEHLİKENİN ÖNLENMESİNİN ZORUNLU OLMASI KABUL EDİLMİŞ OLSA BİLE, MAKTULÜN HEMEN ARKASINDA BULUNAN POLİS MEMURU RAHATLIKLA MAKTÜLÜN HAYATİ OLMAYAN BİR BÖLGESİNE ATEŞ EDEBİLİRDİ. OYSA POLİS MEMURU HEMEN ÖNÜNDE BULUNAN VE SIRTI DAHİ KENDİSİNE DÖNÜK OLAN MAKTULÜN HAYATİ BÖLGESİNE ATEŞ ETMİŞTİR.

BU VERİLER FAİL POLİS MEMURUNUN ÖLDÜRME KASTI İLE HAREKET ETTİĞİNİ ORTAYA KOYMAKTADIR. DOLAYISIYLA GEREK SORUŞTURMANIN SELAMETLİ OLARAK YÜRÜTÜLMESİ VE GEREKSE DE TOPLUMSAL SAĞDUYU GEREĞİ; MAKTULE ATEŞ EDEREK MAKTULÜ ÖLDÜREN POLİS MEMURUN BİR AN EVVEL TUTUKLANMASI ZORUNLULUK ARZ ETMEKTEDİR.

 

6)Maktulü vuran polis memuru kasten öldürme suçu yönünden tutuklanmalı ve soruşturmalıdır. Ancak bununla birlikte olay yerinde bulunan diğer polis memurlarının da sorumluluğuna gidilmesi elzemdir.

            Nitekim olay anında olay yerinde bulunan polis memurlarından hiçbiri başkaca bir tedbir uygulama yoluna gitmemiş (öeğin cop kullanmamış veya biber gazı ile maktulü etkisiz hale getirme yoluna başvurmamış) ve doğrudan silah kullanmış, olay anında doğrudan doğruya maktule ateş ederek kasten insan öldürme suçunu işleyen polis memuruna engel olmamış ve olay sonrasında da hem öldürme fiiline işleyen polis memuru ile ilgili adli işlem yapmamış hem de suçu bildirmemişlerdir. İş bu gerekçe ile olay anında olay yerinde bulunan tüm polis memurları hakkında da Suçu Bildirmeme ve Görevi Kötüye Kullanma suçlarından soruşturma yapılmalıdır.

 

7)Son olarak taraf ehliyeti hususuna da kısaca değinmek gerekirse; Avukatlık Kanunu’nun Baroların kuruluş ve görevlerini düzenleyen 76. ve Baro Yönetim Kurullarının görevlerini düzenleyen 95/21. Maddelerinde; Hukukun üstünlüğünü, İnsan haklarını savunmak ve Korumak Baroların temel görevleri arasında sayılmıştır. Bu anlamda ülke genelinde, insan haklarının savunulması ve korunması ile ilgili olarak birçok davada Baroların taraf olarak yer aldığı açıktır. Dolayısıyla iş bu şikayette bulunma hususunda da Diyarbakır Barosu Başkanlığının da taraf ehliyetinin bulunduğu şüpheden uzaktır.

 

NETİCE VE TALEP          :Yukarıda açıkladığımız gerekçeler ışığında Maktul Kemal KURKUT’e ateş ederek maktulü öldüren polis memurunun öldürme fiili için tutuklanması ve diğer polis memurları için suçu bildirmeme ve görevi kötüye kullanma suçu açısından cezalandırılmaları, istemiyle haklarında kamu davası açılmasını saygılarımızla talep etmekteyiz. 24.03.2017

 

 

 

Diyarbakır Barosu Başkanlığı Adına
Av. Ahmet ÖZMEN