Kayyum Atanması İşlemine Karşı Açtığımız Davada Mahkemece Verilen Yürütmeyi Durdurma Kararının Yine Aynı Mahkemece Ortadan Kaldırılması Kararı Temyiz Edilmiştir

23.01.2020

BASINA VE KAMUOYUNA

                                                                                                          23/01/2020                                       

 

                        Bilindiği üzere Diyarbakır Barosu olarak Diyarbakır Büyükkşehir Belediyesine Kayyum atanmasına dair 19.08.2019 tarih ve 878 sayılı İçişleri Bakanlığı kararının yürütmesinin durdurulması ve iptali istemi ile dava açmıştık. Davamız Ankara 2. İdare Mahkemesinin 2019/2321 esasına kaydedilmesinden sonra davaya bakan mahkeme 18.12.2019 tarihinde yürütmenin durdurulması talebimizi değerlendirerek “dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulmasına” oybirliğiyle karar vermiştir. Söz konusu karar 08.01.2020 tarihinde Baroya tebliğ edilmiştir.

                        Mahkeme tarafından verilen Yürütmeyi Durdurma kararının taraflara tebliğinden hemen sonra davalı İçişleri Bakanlığı tarafından kararı veren mahkemeye hitaben yürütmeyi durdurma kararının içeriğinden geçen işyeri kapatması ibaresi nedeniyle söz konusu yürütmenin durdurulması kararının sehven verildiği gerekçe gösterilerek  kararın düzeltilmesi talebiyle itiraz edilmiştir.

                        İtirazı değerlendiren mahkeme bu maddi hatayı (yazım yanlışını) düzeltmek  yerine, hüküm fıkrasını tümden ortadan kaldırmış ve yeni bir hüküm kurarak vermiş olduğu yürütmeyi durdurma kararını yetkisini aşacak şekilde ortadan kaldırmıştır.

                        Mahkemenin 15 Ocak 2020 tarihinde tarafımıza tebliğ edilen “yanlışlığın düzeltilmesi kararı” başlıklı 30.12.2019 tarihli kararın hukuka, yasaya ve yerleşik İçtihatlara aykırı bir şekilde verildiğinden bahisle Danıştay’a gönderilmek üzere  temyiz edilmiştir.

            Temyize konu dilekçe örneğinde ;

 …………

 “ 2577 sayılı yasanın 29.maddesindeki kararın düzeltilmesi halleri sınırlı olarak sayılmıştır. Yasa maddesine göre “mahkemelerince verilen kararlar yeterince açık değilse, yahut birbirine aykırı hüküm fıkralarını taşıyorsa” Mahkeme talep üzerinde kararı düzeltebilir, aykırılığı giderebilir. İtiraza konu kararda itiraz edilen kısım, hüküm fıkrasındaki “işyeri kapatılmasına ilişkin olması” ibaresidir. İtiraza konu bu ibare kararı, tümden anlaşılmaz kılmamakta, ancak bir maddi hata olarak değerlendirilmektedir. Mahkeme bu maddi hatayı (yazım yanlışını) gidermekle yetinmek yerine, hüküm fıkrasını tümden ortadan kaldırmış ve yeni bir hüküm kumuştur. Hatayı düzeltmek yerine, bir kez daha ve sonuçları itibariyle daha ağır bir hataya düşmüştür.

………

                        Danıştay’ın istikrar arz eden kararlarına göre;  Kararın açıklanması isteği ile amaçlanan, kararın belirsiz ve açık olmayan taraflarını veya birbirine aykırı görünen hüküm fıkralarını ortadan kaldırmak ve onun gerçek anlamını meydana çıkarmak suretiyle yerine getirilmesini kolaylaştırmaktır. Bu yol ile kararın gerçek anlamından başka türlü yorumlanması ve anlamının değiştirilmesi önlenmiş olur. Yoksa açıklama yolu ile daha önce verilen bir kararın değiştirilmesi olanağı yoktur. Açıklama isteğine ilişkin olarak verilen kararların, bu nitelikleri itibariyle bir üst yargı merciinde temyize konu olabilecek nihai kararlardan olmadığı kuşkusuzdur.

…….

 

            Yukarıda da belirtildiği üzere, açıklama yolu ile daha önce verilen bir kararın değiştirilmesi mümkün bulunmamasına rağmen; açıklama veya aykırılığın giderilmesi isteği üzerine, idari yargı merciince daha önceki hüküm değiştirilmiş veya her ne suretle olursa olsun, yeni bir hüküm verilmiş ise, bu kararın nihai bir karar niteliğinde olduğunu ve söz konusu karara karşı yapılacak temyiz başvurusu üzerine işin esasına girilebileceğini de ayrıca vurgulamak gerekir.  ( Bkz. DANIŞTAY 6. Daire Esas : 2006 /3222, Karar: 2006/4637,Karar Tarihi: 10.10.2006; DANIŞTAY 5. Daire Esas : 2006/7903, Karar: 2008/4574 Karar Tarihi: 19.09.2008)

……….

             Açıkladığımız nedenlerle Mahkemenin 30.12.2019 tarihinde vermiş olduğu karar, bir tavzih niteliğini aşmış, eski hüküm ortadan kaldırılmış ve yeni bir hüküm kurulmuştur. Bu durumda yukarıda atıfta bulunduğumuz Danıştay içtihatları da dikkate alınarak itiraza konu düzeltme kararının temyizen incelenerek kaldırılması zorunluluğu ortaya çıkmıştır. “ denilmiştir.                  

                         

                        Diyarbakır Barosu olarak  Diyarbakır Büyükşehir Belediyesine Kayyum atanmasının dair davalı İçişleri bakanlığı tarafından verilen kararın yürütmesinin durdurulması ve iptali talebi ile açtığımız davanın takipçisi olduğumuzu kamuoyuna duyuruyoruz.

                        Ayrıca daha önce dile getirdiğimiz üzere  kayyum atanma işleminin başta seçmen iradesini ortadan kaldıran bir durum olması, Anayasal düzene müdahale niteliği taşıması  nedeniyle iktidarın bir an evvel bu karardan vazgeçmesini talep ediyoruz. 

Saygılarımızla .

                                                                                                           Diyarbakır Barosu