İhmalin Mağduru Yine Çocuklar!

30.11.2016




İhmalin Mağduru Yine Çocuklar!

 

Adana'nın Aladağ İlçesinde, Özel Tahsil Çağındaki Talebelere Yardım Derneğine ait Ortaöğretim Kız Öğrenci Yurdunda 29.11.2016 tarihinde 19.30 sularında meydana gelen yangın neticesinde 11'i ortaöğretim çağındaki çocuk, biri eğitmen olmak üzere 12 kişi yanarak hayatını kaybetmiş, 22 çocuk da yaralanmıştır.

Türkiye'de uzun yıllardan beri eğitim sistemi ve eğitim sisteminden kaynaklanan uygulamalar tartışılmaktadır. Bu tartışmaların başında öğrenci yurtları, merdiven altı faaliyet gösteren kurslar, taşımalı eğitim sisteminin kaldırılması ve zorunlu eğitim için gerekli altyapı çalışmalarının eksiklikleri gelmektedir. Dün meydana gelen ve 12 Can'a mal olan yurt yangını ile beraber tartışıla gelen bu durum ciddiyetini bir kez daha ortaya koymuştur.

Öğrenci kurslarının ve öğrenci yurtlarının kurulması, yasaya uygunluğu ve denetlenmesi konusunda ciddi sorunların olduğu aşikardır. Bir yıl önce, 1 Aralık 2015 tarihinde   Diyarbakır'ın Kulp İlçesinde 6 çocuğun can vererek hayatını kaybettiği olay hafızalarımızda tazeliğini korurken maalesef gerekli denetim ve gözetim mekanizmaları işletilmemiş, bu acı olaydan ders alınmamıştır.

Kamuoyuna yansıyan ilk bilgilere göre, yangın merdiveni çıkışının kilitli olmasından dolayı çocukların tahliyelerinin gerçekleştirilemediği bu sebeple 12 yurttaşımız feci şekilde hayatını kaybetmiştir. Eğitim öğretim kurumlarına ait yurtların ve kursların sorumlular tarafından ilgili mevzuat gereğince kurulma aşamasında olduğu gibi kuruluşundan sonraki denetleme görevi de yeterince yerine getirilmemektedir. Bu olayın yaşanmasında denetim ve muhafaza konusunda ciddi ihmallerin olduğu açıktır.

Ayrıca Aladağ Sulh Ceza Hakimliği tarafından Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturması tamamlanıncaya kadar yayın yasağı kararı alınmıştır. Bu tür yayın yasağı kararları toplumun bilgi edinme hakkını ihlal ettiği gibi maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için ortaya konulan çabaların da akamete uğratılmasını hedeflemektedir.

Sosyal ve ekonomik açıdan dezavantajlı konumda bulunan aileler ve bu ailelere mensup çocukların bu tarz yurtlarda barınmak zorunda kaldığı gerçeği unutulmamalıdır. Bu gerçekten hareketle sosyal devlet ilkesi gereğince çocukların maddi ve manevi  yüksek yararı gözetilerek eğitim hakkının en uygun koşullarda sağlanmadığını da bir kez daha önemle vurgulamak gerekir.  

Diyarbakır Barosu olarak, öncelikle bu yangında hayatını kaybeden Can'larımıza Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı ve yaralılara acil şifalar diliyor; bu acı olayın takipçisi olacağımızı ve sorumluların yargı önüne çıkarılması için gerekli adımların atılacağını kamuoyu ile paylaşıyoruz.

 

Diyarbakır Barosu Başkanı

Av. Ahmet ÖZMEN