Hukukun Üstünlüğünden Vazgeçilmemeli, Hukuka Aykırı Tutuklamalara Derhal Son Verilmelidir!

21.09.2019

BASINA ve KAMUOYUNA


21.09.2019, Diyarbakır


Devlet, HDP eski Eşbaşkanları Sayın Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ şahsında Kürtlere münhasıran günlük olarak sözüm ona hukuk üretmektedir.  Devlet mekanizmasını diğer yasadışı yapılardan ayıran yegane şey, hukuka ve yasaya bağlılık olup,  hukukun üstünlüğü ilkesini esas almasıdır . Hukukun üstünlüğü yoksa, devlet de yoktur.

   
Yakın tarihimizde devletin hukuka ve yasaya karşı hilelerine tanıklık etmiştik. Yargılamalara  müdahaleler, kişiye özgü hukuk ve mahkeme oluşturmalar, bu karar bizi bağlamaz naraları artık rutin bir uygulama haline gelmiş durumdaydı. Devam eden bu ibretlik uygulamaların en güncel hali hiç şüphesiz Demirtaş’a karşı uygulanan keyfi ve hukuk dışı uygulamalardır. Sayın Demirtaş, üç yıla yakın süredir tutuklu olduğu ve daha sonra tahliye edildiği dosyada yargılama konusu “6-8 Ekim olayları” nedeniyle suçlanmıştır. Ancak ceza yargılamasında mükerrer yargılama yasağına rağmen herkesin gözleri önünde,  bir mahkeme tarafından yasadışı bir şekilde Demirtaş hakkında “6-8 Ekim olayları” nedeniyle bir kez daha tutuklama kararı verilmiştir. Silah bir hakimin eline verilmiş ve bir kez daha hukuk taammüden öldürülmüştür.


Neredeyse tüm dünya kamuoyunun gündeminde olan bu kadar önemli bir davada, dünya kamuoyunun tanıklığında yapılan bu hukuksuzluk bir kez daha göstermiştir ki bu ülkede artık hiç kimsenin hukuk güvenliği kalmamıştır.
Yeter Artık!


Hukuk diye halklarımıza yutturmaya çalıştığınız hegemonik, ayrımcı uygulamaları biliyoruz ve kabul etmiyoruz.  Devletin emellerine alet ettiğiniz, eğip büktüğünüz, kişiye göre değişerek uygulanan kararların da hukuki olmadığını biliyoruz. Halkın seçilmiş vekilini muhalif görüşlerinden dolayı cezaevinde tutmak için yaptığınız hukuk dışı kararlar Ve uygulamalarla hukuk devletinin son kırıntılarını da yok ederek, demokrasiye birkez daha siyasi bir darbe girişiminde bulunup, suç işlediniz.
Mesele artık Demirtaş meslesi olmaktan çıkmıştır.  Ülkede; artık fikri ne olursa olsun, iktidara mesafesi ne düzede olursa olsun herkes tehdit altındadır. Çünkü pandoranın kutusu açılmış, devletin şiddet kullanma ve hapsetme tekelinin kapsamını ve sınırlarını belirleyen hukuk artık ortadan kaldırılmıştır. Zincirlerinden boşalan bir şiddet ve keyfilik tehdidi ile karşı karşıyayız. Bir kez daha hükümeti ve yargı merciilerini ulusal ve uluslararası hukuka uymaya çağırıyor, Selahattin Demirtaş’ın özgürlüğünü teslim edin diyoruz.  Tüm hukukçuları ve hukuk örgütlerinin sorumluluklarını hatırlatıyor ve  onları göreve çağırıyoruz. Hukuku ve mesleğimizi bu tür siyasi müdahalelere alet eden savcı ve hakimlerin kararlarını kabul etmemeye, devletin haksız ve hukuksuzluğuna karşı çıkmaya çağırıyoruz.

Diyarbakır Barosu Yönetim Kurulu