Uygulamamızı İndirin

Kullanıcı deneyiminizi artırmak için uygulamamızı indirebilirsiniz.

Hemen İndir
HALEPÇE’Yİ UNUTMADIK, UNUTMAYACAĞIZ…

16.03.2022

Halepçe Katliamının 34. Yıldönümünde yaşamını yitirenleri bir kez daha saygıyla anıyor, insanlığa karşı işlenen bu utanç verici suçu lanetliyoruz.

16 Mart 1988’de Kürtler, Baas rejiminin gerçekleştirdiği ve tarihin tanık olduğu en büyük katliamlardan birinin hedefi olmuştu. Tarihe kara bir gün olarak geçen 16 Mart 1988 de Halepçe’de çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 5 bini aşkın sivil Kürt kimyasal gazlardan zehirlenerek hayatını kaybetmiş, 7 binden fazla Kürt bu saldırılarda yaralanmıştı. Kimyasal gazlarla yapılan saldırının etkileri uzun yıllar boyunca devam etmiş ve günümüze kadar yaklaşık 45 bin kişinin öldüğü, 60 binden fazla kişinin de sakat kaldığı tahmin edilmektedir.

Halepçe’de, Baas Rejimi tarafından, Cenevre Sözleşmeleri, BM Soykırım Suçunu Önleme Sözleşmesi ve Kimyasal Silahların Kullanımının Yasaklanmasına Dair Sözleşme olmak üzere tüm uluslararası belgeler ihlal edilmiştir. Yaşanan bu soykırıma uluslararası kamuoyu ve uluslararası güçler maalesef sessiz kalmıştır. İnsanlığa karşı işlenen en ağır suç olan ‘soykırım suçuna’ karşı uluslararası toplum tepkisiz kalarak bu suça ortak olmuş ve yıllarca bu katliamının hesabı sorulmamıştır. Katliam, 15 yıl sonra ABD’nin Irak’a müdahalesinden sonra Baas rejiminin devrilmesi ile Saddam Hüseyin’in yargılama sürecinde gündeme gelmiş ve Saddam Hüseyin’in yargılandığı konular arasına girmiştir. Ancak Halepçe katliamının baş aktörü Saddam Hüseyin olmakla birlikte rejimine destek veren çok sayıda ülkenin ve kimyasal silahları üreten ve bu rejime sağlayan firmaların da bu katliamın ortakları olduğu da çok iyi bilinmektedir.

Son yıllarda geç olmakla bir kısım devletlerin Parlamentoları Halepçe'de yaşananları da kapsayan Enfal katliamını, Kürtlere karşı bir “soykırım” olarak kabul etmiş olmaları sevindirici gelişmelerdir. Ancak bu soykırımının üzerinden 34 yıl geçmiş olmasına rağmen, sorumluların hala uluslararası mahkemeler önüne çıkarılıp yargılanamamış olması insanlık tarihinin en büyük utancı olarak durmaya devam etmektedir.

Diyarbakır Barosu olarak bir kez daha soykırımda yaşamını yitirenleri saygıyla anıyor, bu ağır suçun tüm sorumlularının adalet önünde hesap vermesini bekliyor, Dünyadaki diğer Parlamentolara ve özellikle de Türkiye Büyük Millet Meclisine Halepçe Soykırımının tanınması için çağrıda bulunuyoruz.