Ermeni Halkının Dinmeyen Büyük Acısını Paylaşıyoruz

24.04.2018

Ermeni Halkının Dinmeyen Büyük Acısını Paylaşıyoruz

          Basına ve Kamuoyuna;

          Bugün, insanlık tarihine bir katliamın, büyük bir acının ve utancın düştüğü bir gün. Tam 103 yıl önce bugün bir halk, zulme, büyük felakete ve acılara gark edildi. Yaşananları "Büyük Felaket" olarak ifade eden Ermeni halkı, 24 Nisan 1915’te tarihin o güne kadar tanık olduğu en büyük felaketlerden birine maruz kaldı.  

         24 Nisan 1915 günü ve sonrasında yaşananlar o kadar büyük acılara sebep olmuştur ki; Ermeni Halkı 24 Nisan gününü yaşanan bu acılardan ötürü Soykırım Günü olarak kabul etmektedir. 

          Ermeni Halkına yönelik dönemin muktedirleri tarafından önce  Ermeni aydın ve önderlerinin tasfiyesi şeklinde, sonrasında ise “Tehcir Kanunu” adı altında, askeri birlikler ve istihbarat örgütü Teşkilatı Mahsusa aracılığıyla bir milyonu aşkın sivil insanın Suriye sınırına doğru ölüm yolculuğuna çıkarılması suretiyle acımasız politikalar yürütülmüştür. 

       Yaşanan acılar o denli büyük olmuştur ki; Birleşmiş Milletler (BM)  Soykırım Suçunun Önlenmesine ve Cezalandırılmasına Dair Sözleşmesindeki” ''jenosit'' tanımı  Ermeni halkına yapılanlardan esinlenerek düşünülmüş ve kaleme alınmıştır.

          Ermenilerin yaşadığı İstanbul, Diyarbakır, Van şehirlerinde ve Anadolu'nun diğer bir çok şehrinde katliamların, sürgünlerin ve tehcirin yarattığı tahribat ve derin acı halen dimağlarda tazeliğini korumakta ve Anadolu halklarında anlatılagelmektedir.

        İnsanlık hafızasından hiçbir zaman silinmeyecek bu büyük felaketi yaşayan Ortadoğu ve Anadolu'nun kadim halklarından Ermeniler'in acısını Diyarbakır Barosu olarak paylaşıyoruz. Soykırımda yaşamını yitiren sivil-masum tüm Ermenileri saygıyla anıyoruz.

 

DİYARBAKIR BAROSU BAŞKANLIĞI