Darbe İle Birlikte Hayatın Birçok Alanında Bir Kısmı KHK’ler, Bir Kısmı İse Pratik Uygulamalardan Kaynaklı Hukuksuzluklara Son Verilmesini Umut Ediyoruz.

15.07.2019

BASINA ve KAMUOYUNA

15 Temmuz 2019 15 Temmuz 2016 yılında devlet içinde yine devlet eliyle beslenen, büyütülen ve palazlandırılan dini siyasi amaçları için kullanan bazı odakların darbe girişimi ile Türkiye ağır bir tablo ile karşılaşmıştır. Darbe girişimi sırasında iki yüzü aşkın kişi yaşamını yitirmiş, yüzlerce kişi de yaralanmıştır. Kötü de işlese Türkiye’nin siyasal sistemini silah zoruyla ortadan kaldırmaya dönük bu girişimi şiddetle kınıyoruz. Demokratik rejimlerde iktidar her halükarda seçim ile değişir. Bu genel ilkeyi ortadan kaldırma girişimi olan darbe teşebbüsünü hiçbir şartta kabul etmiyor, kınıyoruz. Bu kapsamda darbe girişimi konusunda ortaya atılan iddialar, yeterince araştırılmamış, hükümet kendi tezini tüm topluma kabul etme telaşına girmiştir. Ayrıca darbe girişiminin siyasi uzantılarının bugüne kadar ortaya çıkarılmaması ve bu konuda bir girişimin de olmaması hayret vericidir. Darbe girişiminden hemen sonra OHAL ilan edilmiş, iki yılı aşkın bir süre ülke OHAL rejimi ile yönetilmiştir. Bu süre içerisinde OHAL ile ilgili olmayan birçok konuda da yasal değişiklik yapan 37 KHK çıkarılmış, demokrasi ve hukuk devleti ilkeleri askıya alınmıştır. Yaklaşık 5000 hakim ve savcı ile birlikte toplamda 120.000’i aşkın kişi kamudan ihraç edilmiştir. Binlerce kişi hakkında soruşturma ve dava açılmıştır. Yargı sistemi tümüyle bağımsızlığını ve tarafsızlığını yitirmiştir. İşkence sistematik bir sorgulama sistemi haline gelmiş, hapishanelerde kapasitelerinin çok üzerinde tutuklu ve hükümlü barındırılmıştır. Binlerce kişinin yurtdışına çıkışı engellenmiştir. Darbe girişimi ile ilgisi olmayan yüzlerce vakıf, dernek, okul ve üniversite kapatılmıştır. Darbe girişimi sonrasında ilan edilen OHAL kapsamında, tüm muhalif örgütlenmeler tasfiye edilmiş, ülke adeta açık cezaevine dönüştürülmüştür. Bunun yanı sıra 100’e yakın belediyeye sudan gerekçeler ile kayyum atanmış, onlarca belediye başkanı da tutuklanmıştır. Milletvekili dokunulmazlığının kaldırılmasıyla birlikte HDP eşbaşkanları ve çok sayıda milletvekili hapse atılmıştır. Diyarbakır Barosu hangi amaçla ve kime karşı yapılırsa yapılsın her koşulda darbeye karşıdır. Darbe; demokrasi ve bir arada yaşama kültürünü, temel hak ve özgürlükleri ortadan kaldıran, toplumu birbirine karşı düşmanlaştıran bir mekanizmadır. Yerleşik demokrasi kültürü olmayan toplumların belli aralıklarla bu girişime maruz kaldıkları deneyimle sabittir. Bu nedenle Türkiye tekçi anlayışını bir kenara koyarak çoğulcu bir demokratik sistem kurmak, halkların bir arada özgürce ve eşit koşullarda yaşadığı bir sistem kurmak zorundadır. Aksi taktirde yaşadığımız ve tanık olduğumuz üzere demokrasiyi araç olarak kullanan bu tür girişimlerle her zaman karşılaşacaktır. Bu vesile ile darbe sırasında yaşamını yitiren yurttaşlara bir kez daha rahmet diliyoruz. Darbe ile birlikte hayatın birçok alanında bir kısmı KHK’ler, bir kısmı ise pratik uygulamalardan kaynaklı hukuksuzluklara son verilmesini umut ediyoruz. Biz, hukukun üstünlüğünün hakim olduğu, çok kültürlü, çok dilli, inançlara saygılı, demokratik bir geleceğe inancımızı her zaman koruyacağız, bu uğurda mücadele etmeye devam edeceğiz.

Diyarbakır Barosu