Cezaevlerine ve İnsanların Kapalı Tutulduğu Yerlere Saldıran COVİD-19’u Önlemek İçin Acilen Harekete Geçmeye İhtiyaç Var

27.03.2020

Cezaevlerine ve insanların kapalı tutulduğu yerlere saldıran COVİD-19’u önlemek için acilen harekete geçmeye ihtiyaç var – Bachelet


CENEVRE (25 Mart 2020) - BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet,  COVID-19’u kontrol altına almak için sürdürülen genel çabaların bir parçası olarak hükümetleri, cezaevleri ve diğer kapalı yerlerdeki insanların sağlık ve güvenliğini korumak amacıyla acilen harekete geçmeye çağırdı.
Bachelet, “Covid-19’un hapishanelerin, tutukevlerinin, mültecilerin tutulduğu merkezlerin yanı sıra huzur evlerini, psikiyatri hastanelerini de vurmaya başladığını ve bu tür kurumlardaki aşırı savunmasız popülasyon içinde risklerin artarak çoğaldığını” söyledi.
Yüksek komiser,“Birçok ülkede, insanların kapalı tutulduğu kurumlar aşırı kalabalıktır ve bu bazı yerlerde tehlikeli boyuttadır. İnsanlar, sıklıkla hijyenik olmayan koşullarda tutuluyor ve buralarda sağlık hizmetleri ya yetersiz ya da hiç mevcut değil. Bu koşullarda fiziki mesafe koyma ve kendini izole etme pratik olarak olanaksızdır,” diye ekledi.
Bachelet, “Bu krizde hükümetler devasa kaynak talepleriyle karşı karşıya kalıyorlar ve zor kararlar almak durumundalar. Ama onlara, demir parmaklıklar arkasında, ya da kapalı akıl sağlığı  tesisleri, bakım evleri ve yetim yurtları gibi yerlerde olanları unutmamayı ısrarla tavsiye ediyorum; zira, onları ihmal etmenin sonuçları, potansiyel olarak felakete yol açar” dedi.
Yüksek Komiser, “Hükümetlerin kriz planlamalarında, tutukluları, personeli, ziyaretçileri ve kuşkusuz geniş toplumu korumak için tutuklu insanların durumunu dikkate almaları hayati önemdedir” diye ekledi.
Bachelet, “Giderek artan sayıda ülkede, hapishaneler ve diğer  kurumlardan bildirilen salgın ve çoğalan ölümler karşısında, tutuklular ve personel arasında daha fazla kaybı önlemek için yetkililer şimdi harekete geçmelidir” dedi.
Yüksek Komiser birkaç ülkede bazı olumlu adımlar atılmaya başlandığını belirterek hükümetlerin ve ilgili makamların, tutuklu insan sayısını azaltmak için hızla çalışmalara başlamasını ısrarla tavsiye etti. Yetkililer, özellikle COVİD-19’a kolayca yakalanabilecek yaşlı ve hasta tutukluları, düşük riskli suçluları tahliye etme yollarını gözden geçirmelidir. Ayrıca, hamileler dahil olmak üzere kadın mahkumların, keza engelli tutuklu ve çocuk tutukluların özel sağlık gereksinimlerini sağlamayı sürdürmelidir.
Bachelet, “hükümetler şimdi, her zamankinden çok daha fazla, yasal bir temel olmadan hapsedilen, siyasi mahkumlar ve sadece eleştirel ya da muhalif görüşler ifade ettikleri için  hapsedilenler dahil her bir kişiyi serbest bırakmalıdır” diye vurguladı.
Tahliye edilen insanların sağlık taramasından geçirilmesi ve gerekli olduğu takdirde bakım görmeleri, sağlık kontrolleri dahil yeterli şekilde izlenmeleri sağlanmalıdır.
Bachelet, “Uluslararası insan hakları hukukuna göre, devletler, kamu sağlığına yönelik öngörülebilir tehditleri  önlemek üzere gerekli önlemleri almakla  yükümlüdür ve yaşamsal tıbbi bakıma ihtiyacı olan herkesin bu bakımı alabilmesini sağlamakla görevlidir” dedi. 
“Birleşmiş Milletler Hapistekilerin Tedavisi için Standart Asgari Kurallar”ı  (aynı zamanda Nelson Mandela Kuralları olarak da bilinir) uyarınca, devletlerin, hapistekilerin fiziksel , zihinsel sağlığını ve esenliğini korumak şeklinde özel bir görevleri vardır.
Bir sağlık krizi sırasında alınan önlemler, hapishanedeki insanların, yeterli gıda ve su hakları da dahil olmak üzere, temel haklarının göz ardı edilmesine yol açmamalıdır. Gözaltındaki insanlar için avukat ve doktora ulaşma hakkı dahil olmak üzere kötü muameleye karşı koruma önlemlerine tam olarak uyulmalıdır.
Bachelet, “kapalı kurumlara ziyaretlerin kısıtlanması, COVİD-19 salgınının yayılmasını önlemeye yardımcı olmak için gerekli olabilir, ancak bu tür tedbirler  şeffaf bir şekilde başlatılmalı ve bundan etkilenecek olanlara açık bir biçimde bildirilmelidir. Dış dünya ile temasların aniden kesilmesi, gergin, zor ve potansiyel olarak tehlikeli olabilecek durumları ağırlaştırma riskini taşır” dedi. Yüksek Komiser, bazı ülkelerde alınan, genişletilmiş video konferans düzeneklerinin kurulması, aile bireyleriyle arttırılmış telefon görüşmelerinin kabul edilmesi ve e-posta’ya izin verilmesi gibi alternatif önlem örneklerine işaret etti.
Bachelet,“ Hükümetlerin fiziki mesafeyi zorla kabul ettirme önlemi nedeniyle Covid-19  tüm toplum için büyük bir güçlük oluşturuyor. Böyle önlemlerin sürdürülmesi hayatidir, ama ben, bazı ülkelerin itaat etmeyenlere hapis cezası verme tehditlerinden derin endişe duyuyorum. Bunun, hapishanelerdeki vahim  durumu şiddetlendirmesi olasıdır ve hastalığın yayılmasını durdurma bakımından etkisi çok azdır” şeklinde uyarıda bulundu.
“Hapis cezası vermek, özellikle bu kriz sırasında, başvurulacak en son önlem olmalıdır.”
BM İnsan Hakları Ofisi ve Dünya Sağlık Örgütü, bu hafta geçici bir rehber rapor yayımlayacaktır: “COVİD-19: Özgürlüklerinden Yoksun İnsanlara Odaklanma”. Bu rapor, diğer BM kuruluşları, hükümetler, ilgili yetkililer, ulusal insan hakları kurumları ve sivil toplum kuruluşları için çözüm mesajlarını ve eylemlerini içerecektir.