ÇAPRAZ SORGU SEMİNERİ BAŞLADI

04.10.2013

                                                                                                        04 Ekim 2013/Diyarbakır.

 

Değerli meslektaşlarım,

Saygıdeğer misafirler,                                                                                       

 

“İnsan Haklarının Ağır İhlalini Oluşturan Ceza Davalarında Avukatların Rolünün Güçlendirilmesi Projesi” kapsamında Law Society –İngiltere ve Galler Barosunun - desteğiyle düzenlediğimiz Çapraz Sorgu Seminerine hoş geldiniz.

 

Avukatlar hak arama özgürlüğünün ve hukuk devletinin temel güvencesi olduğu gibi, yargılama faaliyetinin de temel bir unsurudur.  Avukatlar, ceza davalarında ise daha yaşamsal bir role sahiptirler. Avukatların etkili olamadığı, taraflara etkin ve kaliteli bir hukuki yardım hizmeti sunamadığı ceza davalarında maddi gerçeğin tam olarak ortaya çıkması ve adaletin gerçekleşmesi mümkün değildir. Özellikle de insan haklarının ağır ihlalini oluşturan ve  sorumluları devlet görevlisi olan, mağdurları ise farklı ve dezavantajlı gruplardan olan ceza davalarında biz avukatların rolü çok daha önem arz etmektedir.

 

Silahların eşitliği olarak da bilinen iddia ve savunmanın eşit koşullara sahip olması, delillerin doğrudan mahkeme önünde tartışılabilmesi, yine iddia ve savunma tanıklarının da taraflar ve avukatları tarafından doğrudan sorugulanabilmesi, ceza yargılamasının temel prensiplerindendir. Çapraz sorgu olarak da bilinen bu yöntemle ancak hakikat ortaya çıkabilir, karar verecek olan yargıçlar ancak bu şekilde tam bir kanaate sahip olabilir. Ceza davalarında yargılama konusu olan suçun ispatnın en önemli araçlarından biri, şikayetçi,sanık ve en önemlisi de tanıkların anlatımları ve bunların sorgulanması yoluyla elde edilecek delillerdir.  

 


Doğrudan sorgu veya çapraz sorgu aynı zamanda Anayasada da güvence altına alınmış olan adil yargılama hakkının da bir gereğidir. Taraf olduğumuz Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6.maddesi de doğrudan ve çapraz sorgu hakkını koruma altına almıştır.

 

Başta İngiltere ve Amerka Birlekşik Devletleri olmak üzere Anglo-amerikan hukukunda; çapraz sorgu ceza yargılamasının temel bir unsurudur . Ne yazık ki; bu kadar önemli ve yıllardır başka ülkelerin ceza yargılamalarında temel bir yöntem olarak uygulanan çapraz sorguya Türkiye’deki ceza yargılama sistemi yabancı kalmıştır.  Bu nedenle; Türkiye’deki yargıç,savcı ve avukatlar çapraz sorgu yönteminde yeterli bir deneyime sahip olamamıştır.

 

Yakın zamana kadar, avukatların ceza davalarında şikayetçi, sanık ve tanıklara doğrudan soru sorma olanağı bulunmamaktaydı. Avukatlar, ancak yargıç aracılığıyla soru sorma imkanına sahipti. 2005 yılında yürürlüğe giren yeni Türk Ceza Kanununun (TCK) 201. Maddesi uyarınca artık, yargıç gibi savcı ve avukat da duruşmaya katılan sanık, tanık ve bilirkişilere doğrudan, her hangi bir aracı olmadan soru sorabilme imkanına kavuşmuştur. Yaklaşık sekiz yıllık bir deneyime ragmen hala çapraz sorgu, özellikle savcı ve yargıçlar tarafından benimsenmemiş, avukatlar tarafından da yeterince öğrenilmemiş ve etkili şekilde başvurulan bir yöntem olamamıştır.



Her ne kadar Ceza Muhakemesi Kanunun 201.maddesinin öngördüğü sistemin tam olarak çapraz sorgu olmayıp, sadece doğrudan soru sorma hakkından ibaret olduğu ileri sürülmekteyse de, bu maddenin aynı yasanın 215 ve 216. Maddeleri  birlikte dikkate alındığında Türkiye’deki ceza muhakemesi sisteminin çapraz sorguyu öngördüğünü rahatlıkla söylemek mümkündür. Bu maddeler, delillerin okunmasından veya sanık,tanık ve bilirkişinin dinlenmesinden sonra sırasıyla taraflara söz ve soru sorma hakkının tanınacağını öngörmeketedir.

 

Öte yandan faili meçhul cinayetler, gözaltında kayıplar gibi insan haklarının ağır ihlalini oluşturan ceza davalarında delillere ulaşmak,sorumluları cezalandırmak ve adaleti gerçekleştirmek çok daha zor ve sancılı bir süreçtir. Bizzat suçları soruşturmakla görevli kamu görevlilerinin işlediği suçların tüm delilleri ortadan kaldırılmaya çalışılmış, etkili bir soruşturma yürütülmemiştir. Ancak sınırlı imkanlara sahip bazı mağdur ve avukatlarının çabalarıyla istisnai bazı soruşturmalarda pozitif sonuçlar alınabilmiştir. 

 

Yakın geçmişte,1990’lı yıllarda işlenen binlerce faili meçhul cinayet ve gözaltında kayıp gibi yaşam hakkının ağır ihlalini oluşturan suçlara rağmen, halen mahkeme önüne kadar ancak bir kaç dava gelebilmiştir. Halen biri Jandarma Albayı olmak üzere beş kişinin tutuklu olarak yargılandığı Diyarbakır’da görülen ve yirmi (20) sivilin öldürülmesiyle ilgili Temizöz ve Diğerleri Davası,  tamamı tutuksuz olarak 16 sanığın yargılandığı JİTEM Davası ve kısa bir süre önce başlayan,1991 yılında Kürt aydın - yazar Musa Anter’in öldürülmesi davası bunlardan bazılarıdır. Bu davalarda kendi mevcut tecrübelerimize göre çapraz sorgu yöntemlerini uygulamaya çalıştık.  

 


Yine kısa bir süre önce Mardin’de 1990’lı yıllarda çok sayıda sivilin öldürülmesi ile ilgili Ankara İl Jandarma Alay Komutanının yargılaması Çorumda başlamış, 1993 yılında Şırnak Silopi’de altı (6) köylünün öldürülmesi ile ilgili emekli General Mete Sayar ve Diğerlerinin davası önümüzdeki günlerde Şırnak Ağır Ceza Mahkemesinde başlayacaktır.  Bu tür davalarda özellikle sanık ve tanıkları etkili şekilde sorgulamak,bu yolla maddi gerçeği ortaya çıkarmak adaletin  gerçekleşmesi bakımından hayati önem taşımakatdır. Yakın gelecekte benzer başka davaların da açılacağı beklenmekte, bu nedenle çapraz sorgu yöntemlerini öğrenmeye bölge hukukçuları büyük ihtiyaç duymaktadır.  Şüphesiz her türlü ceza davası bakımından çapraz sorgu tekniklerini öğrenmek ve uygulamak gerekmektedir.


 

Biz bölgedeki insan hakları savunucusu avukatlar çapraz sorguyla ilk defa 1990’lı yıllarda gözaltında kayıplar ve faili meçhul cinayetlerle ilgili AİHM önünde yapılan yargılamalarda tanıştık. Bu yöntemi, başta Diyarbakır’da daha sonra ise Ankara Adliyesinde yapılan Bulgu Saptama Duruşmları /Tanık Dinleme Oturumlarında İngiliz meslektaşlarımızdan öğrendik. İşte bu gün bu salonda o zor günlerimizde de bizleri yanlız bırakmayan,bizimle birlikte mağdurların adalet mücadelesine destek sunan İngiltere ve Galler Barosu İnsan Hakları Komisyonundan meslektaşlarımız Prof. Françoise Hampson ve  avukat Tony Fisher ile The Law Society ekibinin desteğiyle ve üç gün sürecek çapraz sorgu eğitimi seminerini gerçekleştiriyoruz. 

İnsan hakları ve çapraz sorgu alanında derin bilgileri ve engin bir tecrübesi olan Prof. Hampson yarından ittibaren aramızda olacak ve programa katılacaktır.


 

Bu proje kapsamında çapraz sorgu seminerine 60-70 avukatın katılacağını başta öngörmüştük. Ancak Diyarbakır ve Bölge Barolarından avukatların yoğun ilgi ve talebi üzerine 100’ü aşkın avukat seminere katılmaktadır.

 

Ben Diyarbakır Barosu adına, bu eğitim seminerinin gerçekleşmesinde her türlü destek ve katkıyı sunan İngiltere ve Galler Barosuna, The Law Society ekibinin başkanı, sevgili arkadaşım ve değerli dostum avukat Tony Fisher’e ve aramızda bulunan diğer İngiliz meslektaşlarıma çok teşekkür etmek isterim. Ben Tony Fisher’den, Françoise Hampson’dan çok şey öğrendim. Diyarbakır Barosu ve diğer bölge barolarından meslektaşlarımın da  bu eğitim seminerinden en iyi şekilde yararlanacaklarından kuşkum bulunmamaktadır. Seminerde çapraz sorgu ile ilgili teorik bilgiler, uygulama teknikleri sunulacak ve pratik çalışmalar da yapılacaktır.

 

Bu eğitim seminerinin ceza avukatlarının başta  insan haaklarının ağır ihlalini oluşturan ceza davalarında ve genel olarak yargılamada rolünün güçlenmesine, avukatlık sanaatının gelişimine, insan hakları ve hukukun üstünlüğüne katkı sunacağını umuyor,hepinize saygılar sunuyorum.

 

Tahir Elçi / Avukat

Diyarbakır Barosu Başkanı.