Baro Başkanımızın Katledilmesine İlişkin Basın Açıklaması

04.12.2015

 

 

BASINA VE KAMUOYUNA

 

Barış elçisi Baro Başkanımız Tahir Elçi, 28 Kasım 2015 tarihinde, son zamanlarda meydana gelen çatışmalarda hasar gören Suriçi semtimizde bulunan Dörtayaklı Minare başta olmak üzere diğer kültür varlılarına dikkat çekmek üzere yapmış olduğu basın açıklaması akabinde karanlık güçlerce saldırıya uğrayıp hunharca katledilmiştir.

Başkanımızın katledilmesi sadece bizim için değil, tüm hukuk camiası ve halkımız için büyük bir kayıp olup, herkesi büyük bir üzüntüye sokmuştur. Gerek cenaze merasimine katılarak acımızı paylaşan,  gerekse de taziye sürecinde bizi yalnız bırakmayan başta halkımıza, hukukçu dostlarımıza, Siyasi Partilere ve Sivil Toplum Örgütlerine Baromuz adına sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Başkanımızın bize miras bıraktığı hukuku, barışı ve özgürlükleri savunma, tarihimize, değerlerimize, tarihi ve kültürel mirasımıza sahip çıkma prensipleri ile gurur duyduğumuz kadar, kaybının acısını da yüreğimizde hissediyoruz.

Olayın acısını yüreğimizde derin hissederek yasımızı tuttuğumuz bu günlerde, ilk etapta olay ile ilgili ulusal ve uluslar arası İnsan Hakları ve Hukuk Örgütleri ile temasa geçilmiş, konuya ilişkin destek ve katkıları talep edilmiştir. Aynı zamanda olayın bütün yönleriyle açığa çıkarılması için olay gününden itibaren çalışmalarımız başlamıştır. Bu kapsamda Baromuzca, aralarında teknik uzmanların da yer aldığı bir Komisyon kurulmuş, bu komisyon, ilk günden itibaren çalışmalarına büyük bir gizlilik ve disiplin içinde başlamıştır. Olayı tüm yönleriyle ele alıp, ulaşabildiği delilleri toplamaya çalışmıştır. Tanıklar dinlemiş, olay anına ilişkin görüntü kayıtlarını analiz etmiştir. Bu çalışmalar ile elde edilen veriler doğrultusunda Soruşturmayı yürüten Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan başvuru ile ilk etaptaki taleplerimiz ayrıntılı bir şekilde Soruşturma dosyasına sunulmuştur.

Ancak;

Soruşturmanın hemen başından beri, ısrarlı taleplerimize rağmen Soruşturma dosyası incelememize açılmamış, hukuken alınmış bir gizlilik kararı olmadığı halde, adeta Soruşturmaya “fiili gizlilik” konulmuştur. Kısmen tarafımıza verilen tutanak ve belgelerden de soruşturmanın etkili bir şekilde yürütülmediği anlaşılmaktadır.

Olaydan hemen sonra, olay yerinde görevli bulunan polis memurlarının olay mahallini terk etmesi, savcılığın olay yerine intikal etmemiş olması, delillerin etkiye açık bir şekilde bırakılması, Diyarbakır Valiliğince sokağa çıkma yasağı kararının alınması soruşturmanın baştan etkili yürütülmeyeceği kuşkusunu açığa çıkarmıştır.

Olay akabinde, olayın meydana geliş şeklini gösterecek bir “Olay Tutanağı” tarafımıza verilmemiş, Soruşturma makamları ile yapılan görüşmelerde böyle bir tutanağın bulunmadığı kanaati doğmuştur.

Soruşturma dosyasında, bu gün itibariyle, şüpheli olarak ifadesine başvurulan, gözaltına alınan veya açığa alınan POLİS memuru bulunmamaktadır.

Baro Başkanımızın vurulma anında olay yerinde bulunan ve silahla Baro Başkanımızın bulunduğu yöne doğru ateş ettiği görülen polis memurlarının el sıvaplarının alındığı veya bu kişilerin elbiselerinin kriminal incelemeye alındığı yönünde tarafımızda mevcut bir bilgi bulunmamakta, ayrıca sözlü olarak da “alınmadığı” yönünde tarafımıza bilgi verilmiştir.

Basında “Tahir ELÇİ cinayetinde 3 gözaltı” şeklindeki haber ve benzer haberlerin, kasıtlı olarak Soruşturmanın etkili yürütüldüğü algısı yaratmak üzere servis edildiğini düşünmekteyiz. Gözaltına alınan bu 3 kişi, Başkanımız Tahir ELÇİ cinayeti ile ilgili değil, öldürülen iki polis memuru ile ilgili gözaltına alınan şahıslardır.

Baro Başkanımızın aramızdan ayrılışının 7. gününe girmiş olmamıza rağmen Soruşturma Makamınca taleplerimizin karşılanmadığını üzülerek Kamuoyuyla paylaşıyoruz. Bir kez daha Kamuoyu önünde, Soruşturma Makamlarına seslenerek, ömrünü cezasızlıkla mücadele ile geçiren değerli Başkanımızın dosyasının da “cezasızlıkla malul hale” gelmemesi endişe ve kaygısı ile aşağıdaki taleplerimizin derhal karşılanmasını istiyoruz.

1- Dosya içerisinde bulunan yazılı, sesli ve görüntülü bütün materyallerin tarafımıza gecikmeksizin verilmesini,

2- Kamuoyuna yansıyan görüntüler ve olayın oluş şekli itibari ile; Baro Başkanımızın katledilmesine yönelik saldırının baş şüphelisi bizce polistir. Şüphelisinin polis olduğu olaylarda Soruşturmanın yine polisçe yürütülmesi soruşturmanın bağımsızlığına ve tarafsızlığına gölge düşürmektedir. Bu nedenle, Soruşturmanın polis teşkilatı dışında kurulacak bağımsız bir ekip tarafından yürütülmesini,

 3-Kamera görüntülerine, silah kullanırken yansıyan kolluk görevlileri başta olmak üzere silah kullanan tüm kolluk görevlilerinin şüpheli sıfatıyla ifadelerinin alınmasını, delillerin karartılmasının önüne geçilmesi için görüntülere yansıyan ve Baro Başkanımızın bulunduğu yöne doğru ateş eden polis memurlarının tutuklanmasını,  

4- Başkanımız Tahir Elçi'nin katledilmesinden önceki, katledilmesi anındaki ve katledilmesinden sonraki tüm polis telsiz kayıtlarına el konulmasını,

5-Basına yansıyan görüntülerde görülen iki polis kamerası ile varsa Emniyete, jandarmaya ya da MİT'e ait diğer kameralara ait görüntülere el konulmasını,

6-Olay günü örgüt üyesi olduğu iddia edilen iki şahsı Balıkçılarbaşı meydanına kadar getiren ticari taksinin izlemiş olduğu tüm güzergahta ve durdurulduğu noktada bulunan tüm MOBESE ve işyerlerine ait güvenlik kameralarının kayıtlarına el konulmasını ve tarafımıza iletilmesini,

7-Ticari taksinin GPS kayıtlarına el konulmasını, bunun yanı sıra, Dört Ayaklı Minare'nin bulunduğu Yenikapı Sokak'ta bulunan tüm güvenlik kameralarına el konulmasını,

8- Olay günü, olay yerini havadan izleyen hava aracınca çekilen foto ve görüntü kayıtlarının dosya içerisine alınmasını talep ediyoruz.


Kamuoyuna ve Baromuz üyelerine saygı ile duyurulur.

 

Diyarbakır Barosu Yönetim Kurulu