Baro Başkanımızın Katledilişinin 89. Haftasında Başkanımızı Saygıyla Anıyoruz...

18.08.2017

Baro Başkanımızın Katledilişinin 89. Haftasında Başkanımızı Saygıyla Anıyoruz...

 

Baro Başkanımız Tahir ELÇİ’nin katledilişinin 89. haftasında Adliye Sarayı önünde her hafta yapılması kararlaştırılan anma etkinliği bugün de meslektaşlarımızın katılımıyla yapıldı. Etkinlikte konuşan Baro Başkanımız Av. Ahmet ÖZMEN şunları söyledi. 

Değerli basın mensupları,

Diyarbakır Adliyesi önünde bu hafta 89'uncu buluşmamız. Tahir Elçi'nin katledilişinin üzerinden tam 89 hafta geçti. Hepinizin bildiği üzere,  Tahir Elçi'nin hayal ettiği,  yüksek demokrasi standartlarına sahip, insan haklarına dayalı barışçıl bir toplumdu. 28 Kasım 2015'de sevgili Tahir Elçi'nin katledilmesiyle ne yazık ki -mücadelesinin ve hayallerinin aksine- ülkenin kaosa sürüklendiği, hukukun askıya alındığı, çatışma ortamının yüksek oranda arttığı bir karanlık döneme girdik.

Her fırsatta dile getirdiğimiz üzere, Tahir Elçi'nin katledilişiyle başlayan bu karanlık ve çatışmalı ortamdan, kutuplaşan toplumdan, Tahir Elçi soruşturma dosyasının aydınlatılması ve faillerin bulunmasıyla geriye dönüşün bir işareti ve emaresi olacaktır. Dolayısıyla Tahir Elçi soruşturma  dosyasının aydınlatılması, faillerin bulunması, yargı önüne çıkarılmasının da toplumun her bir bireyi için de böyle bir öneme  sahip olduğunu belirtmek istiyoruz.

Tahir Elçi soruşturma dosyasının aydınlatılması, faillerin ortaya çıkarılması sadece Diyarbakır Barosunun, hukukçuların veya Tahir Elçi'nin ailesinin ve sevenlerinin  borcu değildir. Asıl borç, asıl yükümlülük, bu soruşturma dosyasında devletindir. Bu yükümlülük savsaklanabilecek, ötelenebilecek ve ertelenebilecek bir yükümlülük değildir.  Biz buradan bir kez daha sizler aracılığıyla devlet yetkililerine, hükümete sesleniyoruz: Tahir Elçi'nin faillerini bulunuz ve yargıya teslim ediniz.  Özeklikle İçişleri Bakanına  ve Adalet Bakanına yüksek sesle dile getirdiğimiz bu çağrımıza karşılık vermelerini talep ediyoruz.

Diyarbakır Barosu olarak, Tahir Elçi'nin hayal ettiği toplumu hayal eden bireyler olarak, demokratik, insan haklarına dayalı, özgür, eşit, herkesin farklılığıyla bir arada yaşadığı bir toplumda yaşama arzusuna sahip birer vatandaş olarak, birer hukukçu olarak bu mücadelemizi sürdüreceğimizden herkes emin olmalıdır.  Tahir Elçi soruşturma dosyasının aydınlatılması, faillerinin bulunması ve hayal ettiği toplumun inşası için hepimiz var gücümüzle mücadele edeceğiz. 

Tahir Elçi'nin mücadelesini yürüttüğü değerlerinin aksine bir  süreçten geçiyoruz. 

Tarihi eserlerin korunması için yaptığı  bir basın açıklamasında, Tahir Elçi yaşamını yitirdi. Ne yazık ki şu an gündemde olan 12 bin yıllık tarihe sahip olan,  Hasankeyf halkının değil bütün  insanlığın ortak mirası olan her insanın her dünya vatandaşının sahip çıkması gereken Hasankeyf,  bir baraja heba ediliyor ne yazık ki.  Orada dinamitlerin patlatıldığı ve yıkımın yapıldığı yönünde bildiğiniz üzere haberler var.  Diğer taraftan Dersim de korumamız gereken, gelecek nesillerin mirası olan doğa ne yazık ki ateşe veriliyor.  Bu tablo Tahir Elçi'nin asla hayal etmediği, asla mücadelesiz bırakmayacağı, karşısında duracağı  bir tablodur. Biz de  Tahir Elçi'nin sevenleri ve mücadele arkadaşları olarak, hem soruşturma dosyanın aydınlatılması  hem de demokratik Türkiye toplumu hayalini gerçekleştirmek üzere mücadelemize  devam edeceğiz. Katılımlarınız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.