Baro Başkanımızın Katledilişinin 75. Haftasında Başkanımızı Saygıyla Anıyoruz...

05.05.2017

 

Baro Başkanımızın Katledilişinin 75. Haftasında Başkanımızı Saygıyla Anıyoruz...

 

 

Barosu olarak şunu belirtmek isteriz ki Diyarbakır Barosu’na sevgili Tahir Elçi’nin eşine, ailesine verilen sözlerin bir an önce yerine getirilmesini talep ediyoruz.  Sevgili Tahir Elçi’nin öldürülmesinden sonra Adalet Bakanlığı’nın ve soruşturma makamlarının bizlere, ailesine verdiği sözlerin biran önce yerine getirilmesini Diyarbakır Barosu olarak bir kez daha buradan talep ediyoruz.  Zira hepimizin malumu olduğu üzere gündüz kameralar önünde gerçekleşen bu cinayet üzerinden uzun bir süre geçmesine rağmen halen aydınlatılamadı. Bir arpa boyu dâhil yol gidilemedi. Şunu hukukçular olarak hepimiz bilmekteyiz ki bir cinayetin aydınlatılamaması, birilerinin o cinayetin üstünü örtmesiyle ancak mümkün olabilir. Bunun dışında devlet isterse tüm cinayetleri aydınlatabilir, biz görüşteyiz bu kanaatteyiz. Ve gerçekten soruşturma makamları ilgililer eğer istekli olurlarsa sevgili Tahir Elçi’nin faillerini ve arkasındaki karanlık güçleri de bir an önce ortaya çıkarabilirler. Ne yazık ki gelinen süreçte bu konuda çok da istekli olmadıklarını görüyoruz. Bu nedenle burudan sizler aracılığıyla Diyarbakır Barosu olarak bir kez daha söylüyoruz. Bu eylemimizi Tahir Elçi’nin failleri bulununcaya kadar devam ettireceğiz. Her Cuma Diyarbakır Adliyesi önünde adalet arayacağız.

Şu an aramızda Taksim Platformu üyeleri arkadaşlarımız ve dostlarımız var. Bizlere destek için geldiler. Kendilerine teşekkür ediyoruz. Ve sözü kendilerine bırakıyoruz.

Taksim Dayanışması Platformu Sözcüsü Mücalla Yapıcı:  Merhaba ben Taksim Dayanışması Sekreteri ve Mimarlar Odası adına bir iki şey söylemek istiyorum.  Gerçekten Gezi’den beri Gezi’de billurlaşan, bu halkın yaşam alanlarını, kültürel değerlerini, geleneklerini, göreneklerini değerli olan hangi duygusu var onu korumaya çalışan ama en başta yaşam hakkını ve insan haklarını korumaya çalışan insanlar üzerinde çok ciddi bir baskı var. Özellikle bugün aramızda Berkin’in annesi var. Gözünü kaybeden arkadaşlarımız burada. Özellikle Tahir Elçi’nin kaybı ve onun katillerinin bulunamaması, hem de orada tam bir kültür varlığını bir değeri savunurken tarihini, kimliğini ve kültürünü savunurken bu cinayetin gerçekleşmiş olması gerçekten hepimizin adalet ve vicdan duygusunu çok derinden yaraladı. Ve o günden beri devam eden hukuktaki cezasızlık meselesi daha yeni Uğur Kurt davasında mahkeme masrafları 19 bin 400 lira olmasına rağmen açık olan katile 12 bin 500 lira ceza kesilmesi. Ethem’in, Ali İsmail’in ve daha Cömertlerin mahkemelerinin başlamaması. Buraya gerçekten taziyeye geldiğimiz Kemal Kurkut adlı gencin öldürülüş biçimi hayatın iktidar tarafından ne kadar ucuza getirildiğini ve adaletin nasıl kaybolduğunu, cezasızlık duygusu. Bu arada buradayken hepimizi ciddi bir şekilde korkutuyor. Bu yaşam hakkı mücadelesini çok ciddi şekilde engelliyor bu hukuk üzerindeki baskı. Bugün biliyorsunuz İstanbul Adliyesi Sarayı önünde içerdeki avukatlar hukuk nöbetine devam ediyor.  Biz buraya İstanbul’dan Taksim’den Gezi’den her yerden Diyarbakır Barosu’na desteklerimizi göstermeye ve Tahir Elçi’ye bir kere daha anmaya ve ona buradan selamlar yollamaya geldik.  Kolay gelsin arkadaşlar Adalet mülkün değil adalet yaşamın temeli, adalet özgürlüğün temelidir. Onun için gerçekten hukuk mücadelesi için önümüzdeki süreçte daha çok duyarlı olmamız gerekiyor. Teşekkür ediyoruz