Baro Başkanımızın Katledilişinin 62. Gününde Başkanımızı Saygıyla Anıyoruz

29.01.2016

Baro Başkanımızın Katledilişinin 62. Gününde Başkanımızı Saygıyla Anıyoruz

Baro Başkanımız Tahir ELÇİ’nin katledilişinin 62. Gününde Adliye Sarayı önünde her hafta yapılması kararlaştırılan anma etkinliği bugün de meslektaşlarımızın katılımıyla yapıldı.

Etkinlikte konuşan Baro Başkan Yardımcımız Av. Ahmet ÖZMEN şunları söyledi.

Değerli basın emekçileri; Hoş geldiniz.

Bildiğiniz üzere değerli Baro Başkanımızın katledilişinin 62. günü. Daha önce de kamuoyuna deklere ettiğimiz üzere her Cuma günü saat 13:30'da Baro Başkanımızın katilleri ve arkasındaki karanlık eller bulununcaya kadar burada eylem ve etkinliklerimize devam edeceğiz. Bugün 62. gün ama ne yazık ki henüz Tahir ELÇİ'yi öldüren karanlık eller bulunabilmiş değil. Soruşturma dosyasında bir şüpheli veya fail bulunabilmiş değil. Bu sıfatla ifadesine başvurulmuş, hakkında bir işlem yapılmış bir kimse bulunmamakta.

Ayrıca Cizre, Silopi ve Sur'da yaşanan sokağa çıkma yasaklarının getirmiş olduğu abluka da devam etmekte. Hepinizin malumu olduğu üzere Cizre'de bir bodruma sığınmış yaralılara ambulans gönderilmemekte ve gerekli tedaviden mahrum bırakılmaktadırlar. Biz defaatle dile getirdik. Kürt Meselesinin çözümünün ancak demokratik ve barışçıl yöntemlerle sağlanabileceğini söyledik. Güvenlik politikalarının Kürt Meselesinde bırakın çözümü aksine derin kırılmalara ve toplumsal ayrışmalara sebep olacağını bir kez daha söylemek istiyoruz. Sokağa çıkma yasaklarının hukuka aykırı olduğunu, bu yasakların olağanüstü hal, sıkıyönetim ve savaş hallerinde ancak ilan edilebileceğini defalarca söyledik. Bu üç durumun da var olmamasına rağmen Vali ve Kaymakamların İl İdaresi Kanununa dayanarak ayları aşan sokağa çıkma yasakları ilan edilmesinin hukuki olmadığını bir kez daha tekrar ediyoruz. Biz sokağa çıkma yakalarının kaldırılmasını beklerken, böyle bir talepte bulunurken maalesef Sur ilçemizde mevcut yasağın devam edilmesinin yanı sıra iki mahallede daha -Alipaşa ve Lalebey Mahalleleri- yasak ilan edildi. Biz tekrar buradan devlet yetkililerine talepte bulunuyoruz. Sokağa çıkma yasakları derhal kaldırılmalı, hak ihlallerine son verilmeli ve gündelik yaşama dönülmeli, hayat normale döndürülmelidir. Değerli arkadaşlar bugün aramızda Tekirdağ Barosundan Van Barosuna Antep Barosundan Bursa Barosuna, Mardin, Batman Barosuna kadar Türkiye'nin birçok ilinden onlarca Baro Başkan ve yöneticileri bugün Diyarbakır'da bulunmaktalar. Adliye önünde her Cuma günü yaptığımız bu etkinliğe destek vermek ve yaşanan çatışma ortamında meydana gelen çocuk ölümleri ve çocuk hakkı ihlalleri tespiti nedeniyle bugün  Barolarımız burada bulunmaktadır.  Biz Sur'da göçen ailelere bu etkinlikten hemen sonra tüm Barolarımızla beraber ziyarette bulunacağız. Ardından Valilik, Başsavcılık, İl Sağlık Müdürlüğü,  Milli Eğitim Müdürlüğü ve Büyükşehir Belediyesini ziyaret edeceğiz. Yarınki programımızın kapsamında da Büyükşehir Belediyesine ait olan, DAİŞ barbar grubundan kaçmak zorunda kalan Şengal Êzidî Halkının bulunduğu kampı ziyaret edeceğiz. Daha sonra da yarın öğleden sonra da yapmış olduğumuz ziyaretler ve etkinlikler kapsamında bir raporlama yapıp siz değerli basın mensuplarıyla paylaşacağız. Şimdi aramızda bulunan Tekirdağ Barosu Başkanımız Sayın Huriye Altay EROL'a sözü vermek istiyorum.

 

Tekirdağ Barosu Başkanımız Huriye Altay EROL;

Sevgili arkadaşlar, değerli meslektaşlarım; ben Tahir Başkanı geç tanıyıp erken kaybettim. Tanıdığımda İstanbul Barosunun Silivri duruşmaları nedeniyle genel kurulun yenilenmesi toplantısı sırasında tanıdım. Ondan sonra ne zaman görsem gerçek anlamda özgürlüğün ve barışın gerçek savunucusu olduğuna tanıklık ettim. Bence Tahir Başkan buradaki misyonunu tamamlamış kuvvetle muhtemel gittiği yerde yine aynı yolda o dik duruşu ve inancıyla, o tez canlı ama kararlılığıyla yapması gerektiği şeyleri yapıyor diye düşünüyorum. Buradan kendisine çok selam ediyor sizlere de teşekkür ediyorum.

Böle Baroları Adına Van Barosu Başkanı Murat TİMUR;

Değerli arkadaşlar, Temmuz 2015'ten beri bölge olarak olağanüstü bir dönemden geçiyoruz. Bu dönemde temel hak ve özgürlükler ciddi şekilde ihlal edildi ve hala ihlal edilmeye devam ediyor. Bu dönem içerisinde özellikle çocuklar ve kadınlar çok ciddi ihlallerle karşı karşıya kaldılar.  Başta yaşam hakkı olmak üzere birçok hakları ihlal edildi. Bizler Türkiye'nin farklı Barolarından meslektaşlarımızla birlikte bugün özellikle bu noktada bir çalıştay için bir araya geldik. Bugün buradayken Tahir Abimizin anmasını da gerçekleştirmek için meslektaşlarımızla bir aradayız. Şunu belirteyim; evet Tahir Abi Dört Ayaklı Minare'nin altında, Diyarbakır'ın tarihi, kültürel değerlerine dikkat çekerken yaşamını yitirdi. Bir suikasta kurban gitti.  Bu dönemde Diyarbakır Barosu'nun temel hak ve özgürlükler noktasındaki duruşu, Tahir Abimizin bu dönemki yoğun çalışmaları aslında hepimizde ciddi bir umuttu. Bugün Tahir Abinin katledilişinin 62. gününde soruşturma dosyasına baktığımız zaman bir adım yol alındığını söyleyemeyiz. Politik suikastlarda soruşturmanın usulen yapıldığını, bu soruşturmadan bir sonuç çıkmayacağını doğrusu hepimiz biliyoruz ancak bizler Türkiye'nin farklı Baroları soruşturma dosyasını sonuna kadar takip edeceğiz. Tahir Abinin hepimizin vicdanlarında yarattığı etkiyi de hiçbirimiz bir tarafa bırakamayız. Ahmet Başkan da Cizre'deki duruma işaret etmesini önemli buluyorum. Yaklaşık on gündür 20'den fazla yaralının bulunduğu binada onların ölüme terk edilmesi hepimizin vicdanını sızlatıyor. Kamuoyunun da bu konuda daha duyarlı olmasını bekliyoruz. Tahir Abimizin anmasında faillerin bir gün ortaya çıkması umuduyla hepinize teşekkür ediyorum.