Baro Başkanımızın Katledilişinin 296. Gününde Başkanımızı Saygıyla Anıyoruz...

23.09.2016

Baro Başkanımızın Katledilişinin 296. Gününde Başkanımızı Saygıyla Anıyoruz...

Baro Başkanımız Tahir ELÇİ’nin katledilişinin 296. Gününde Adliye Sarayı önünde her hafta yapılması kararlaştırılan anma etkinliği bugün de meslektaşlarımızın katılımıyla yapıldı.

Etkinlikte konuşan Diyarbakır Barosu Genel Sekreteri Av. Abdullah ÇAĞER şunları söyledi;

Değerli basın emekçileri hepiniz hoş geldiniz.

Her Cuma günü olduğu gibi bugün de Adliye önündeyiz. Maalesef katledilen Baro Başkanımız Tahir ELÇİ'nin soruşturma dosyasıyla ilgili sizlere yeni bir durumu aktaramıyoruz ve elde edilen herhangi bir delil sunamıyoruz. Bu hususta iddia makamının yapmış olduğu çalışmalara ilişkin bir sonuç da aktaramıyoruz. Yargı sistemi maalesef bu hale gelmiş bir durumda. Başkanımızın katlinin üzerinden neredeyse 10 ay geçmesine rağmen henüz hazırlanmış bir iddianame bulunmamakta ve iddianameye delil olabilecek ya  da şüpheli sıfatıyla dahil edilebilecek bir durum henüz ortaya çıkmamıştır. Yargıdaki bu ağır işleyiş elbette biz hukukçular ve vatandaşlar için kaygı verici seviyelere gelmiştir.Ancak onlar her ne kadar soruşturma dosyasında ileri bir adım atmazlarsa ve Başkanımızın faillerini bulmazlarsa da biz de her cuma burada eylemimize devam edeceğiz. Temennimiz bu eylemimizin soruşturma dosyasındaki faillerin bulunmasıyla sonuçlanmasıdır ama hukuktaki gelişmeleri gözlemlediğimizde bunun daha çok zaman alacağı kaygısı içerisindeyiz.

Gazeteci sorusu;

5. Ağır Ceza Mahkemesinin kabul ettiği bir Sur iddianamesi var. O dosyada Tahir ELÇİ'yi olay sırasında kaçan iki kişiden biri olan Mahsum GÜRKAN'ın vurduğunu bizzat gördüğünü söylüyor. Bununla ilgili birkaç ay önce de bi şüphelinin teşhis tutanağı vardı. Bu konuyla ilgili size ulaşan bir bilgi var mı?

Değerli basın mensupları, Tahir ELÇİ soruşturma dosyası, Baro olarak yürüttüğümüz soruşturma kapsamında Başkanımızın öldürüldüğü yerdeki bütün görüntüler defalarca izlenmiştir. Bu kapsamda orada görgü tanığı olabilecek ne kadar kişi varsa bunların hepsine ulaşmaya çalıştık. Görüştüğümüz onca kişi, izlediğimiz onca görüntüden kaçan kişilerden birinin ateşinden kaynaklı bir olay olmadığını gördük. Nihayet soruşturma makamı tarafından askeri kriminalden bilirkişi raporu istenmiş, yerinde lazer ışınlarıyla ölçümler alınmış, kurşunun gelebileceği yer tespit edilmiş, bütün bu çalışmalardan sonra dosya adli tıp kurumuna gönderilmiş, adli tıp kurumundan gönderilmeden bu heyetin gönderdiği raporu da biz soruşturma makamından alıp detaylı da incelemiştik ve kaçan iki şahsın silahından çıkan kurşunun Başkana isabet etmediği, yine Başkanın öldürülmesinden önce bunların ateş etme durumlarının olmadığı, bitrinin kurşununun bittiği, diğerinin silahının tutukluk yaptığı ve ateş edemez hale geldiğinde bile Başkanın hala hayatta olduğu bütün görüntülerden de açık bir şekilde görülmüştür. Kaldı ki o dönemde burada yakalanan bir şahıs var idiyse 10 aydır bu şahsın neden ifadesi alınmadı, buna ilişkin neden bize bilgi verilmedi ve bu şahsa ilişkin neden herhangi bir işlem yapılmadı. Bütün bu hususlar sadece ve sadece Başkanın öldürülmesine ilişkin olayı Başkanın hep mücadele ettiği Cezasızlıkla Mücadele kapsamındaki dosyalara eklemekten ibarettir. Ancak biz Diyarbakır Barosu olarak buna izin vermeyeceğiz ve Başkanın dosyasının bu şekilde kalmasına müsaade etmeyeceğiz.