Baro Başkanımızın Katledilişinin 174. Gününde Başkanımızı Saygıyla Anıyoruz...

20.05.2016

Baro Başkanımızın Katledilişinin 174. Gününde Başkanımızı Saygıyla Anıyoruz...

 

Baro Başkanımız Tahir ELÇİ’nin katledilişinin 174. Gününde Adliye Sarayı önünde her hafta yapılması kararlaştırılan anma etkinliği bugün de meslektaşlarımızın katılımıyla yapıldı.

Etkinlikte konuşan Baro Başkan Yardımcımız Av. Ahmet ÖZMEN şunları söyledi.

Değerli basın emekçileri, Hoş geldiniz.

Yine bir cuma günü aynı saatte Diyarbakır Adliyesi önünde toplanmış bulunmaktayız. Daha önce de dile getirdiğimiz üzere soruşturma dosyasının etkili ve hızlı yürütülmediğini bir kez daha tüm kamuoyuyla paylaşmak istiyorum. Üzerinden altı aya yakın bir süre geçmesine rağmen henüz failleri bulmaya yönelik, arkalarındaki karanlık odakları bulmaya yönelik, sonuca tesir edecek etkili bir delil bulabilmiş değiller. Ancak biz Diyarbakır barosu olarak, toplum olarak, Tahir ELÇİ'nin aydınlatmış olduğu onlarca faili meçhul dosyadan kaynaklı kendisine bir vefa borcu olarak bu dosyanın takipçisi olacağımızı, bu dosyanın faili meçhul dosyalar kervanına katılmasına izin vermeyeceğimizi bir kez daha belirtmek isteriz.

Hepinizin bildiği üzere Türk demokrasisinin, Türk yargısının en temel ve bana göre en büyük problemi CEZASIZLIK sorunudur. Kamu görevlileri tarafından işlenen suçların etkili bir şekilde araştırılmaması, faillerin yargı önüne çıkarılmaması, yargı önüne çıkarılsalar bile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin deyimiyle görünürde bir yargılamayla dosyaların beraatla sonuçlandırılarak kapatılması meselesidir. AİHM Türkiye'deki söz konusu durumu CEZASIZLIK İKLİMİ olarak adlandırmakta. Yani faillerin tek başına bulunup yargılanmasının bile etkin soruşturma için yeterli bulmamakta. Faillerin tek başına bulunup yargılanmasını Cezasızlık zırhını ortadan kaldırdığı anlamını taşımadığını, faillerle beraber söz konusu Cezasızlık iklimini oluşturan koşulların da ortadan kaldırılması gerektiğini birçok kararında dile getirmektedir.

Bir diğer konu da bildiğiniz üzere milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması şu an mecliste oylanıyor. Son günlerde, özellikle de Temmuz 2015'ten bu yana artan şiddet ve çatışma ortamı sivil yerleşim alanlarına taşınmış, toplumsal, ekonomik, sosyal, siyasal alanlarda telafisi neredeyse imkânsız zararlara sebebiyet vermiştir. Bu süreçte hükümet çözüm sürecinden vazgeçmiş, Kürt meselesinde güvenlikçi politikalarla tutum almaya başlamış ve bunları uygulamaya koymuştur. Bunlardan biridir dokunulmazlıkların kaldırılması konusu. Türkiye 1994 yılında DEP Milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılarak mecliste gözaltına alınmasını ve cezaevine gönderilmesine şahitlik yapmıştır. Ne yazık ki geçmişteki bu demokrasi ayıbı Kürt meselesinde ciddi olumsuzluklar yaratmış ve temsili demokrasinin önünü kapatmıştır. Parlamentoya olan güveni, itibarı ortadan kaldırmıştır. Sürekli söylüyoruz bir kez daha ifade etmek isteriz. Kürt Meselesinin çözüm adresi parlamentodur, müzakere ve demokrasidir. Bunun dışındaki her yöntem ve yol toplumu kırılmaya götürecektir. Toplumu ayrıştırarak derin ve onulmaz yaralara sebebiyet verecektir. Bugün sizler aracılığıyla Diyarbakır Barosu adına her bir milletvekiline dokunulmazlıkların kaldırılmasına hayır demeleri çağrısında bulunuyorum. Aksi takdirde demokratik siyasetin önünü kapatacak, Kürt halkını meclisin dışına itecek ve demokratik siyaset içinde yer almalarını ortadan kaldıracak bir karara oy vereceklerini ifade etmek isterim.  Hepinize teşekkür ederim.