Baro Başkanımızın Katledilişinin 147.Haftasında Başkanımızı Saygıyla Anıyoruz.

26.10.2018

Başkanımız Tahir ELÇİ’nin katledilişinin 147. haftasında Adliye Sarayı önünde her hafta yapılması kararlaştırılan anma etkinliği bugün de meslektaşlarımızın katılımıyla yapıldı. Etkinlikte konuşan Baro Başkanımız Av. Cihan AYDIN şunları söyledi; 

Değerli meslektaşlarım, sevgili basın emekçileri; Sevgili Başkanımız Tahir Elçi'yi anmak, faillerinin bulunmasını talep etmek amacıyla 147. Haftası vesilesiyle huzurunuzdayız. Maalesef cinayete ilişkin olarak söyleyeceğimiz, şu an itibariyle yeni bir şey yoktur. Soruşturma devam ediyor, ancak daha önce arkadaşlarımızın duyurduğu üzere bu konuya ilişkin Londra’daki bir üniversiteden yapılan bir incelemenin sonuçlarını öyle umuyoruz ki bir ay içerisinde sizlerle paylaşacağız. Bu konuda bazı gelişmeler olacak.

Geçen hafta şunu söylemiştik, bundan sonra burada Sayın Tahir Elçi adına İnsan Hakları Kürsüsü kurup ve her hafta bir hak ihlaline ilişkin görüşlerimizi burada dile getireceğiz. Sesimizi yükseltmek için burada olacağız. Bu haftadan itibaren başlıyoruz.

Sevgili arkadaşlar, 15 Ekim 2018 tarihinde İçişleri Bakanlığı tarafından uzaklaştırılan 259 muhtar bağlı bulundukları kaymakamlıklara ve karakollara çağrılarak mühürlerine el konulmuştur. Maalesef görevden alınan bu muhtarların hiç birine  bu konuda bir gerekçe sunulmuş değil. Sadece İçişleri Bakanlığı'nın kararında şöyle bir tespit var. Adli ve idari işlemlerin tekemmülü, hali hazırda yürüttükleri işlemlerinin ehemmiyeti gereğince açığa alınmışlardır, diye bir tespite yer verilmiş durumda. Bu karara dayanak olarak da 442 sayılı İl İdaresi Kanunu ve 4541 Sayılı Kanun  gösteriliyor.

Biz bu kanunları inceledik, idareye böyle bir yetki böyle bir hak tanınmıyor. Bundan dolayı söylüyorum arkadaşlar, normal koşullarda izlenmesi gereken prosedür şudur; eğer bir muhtar ya da bir kamu görevlisi hakkında bir soruşturma ve kovuşturma varsa elbette bu soruşturma ve kovuşturmanın selameti için muhtar ya da başka kamu görevlisi açığa alınabilir. Bu idari bir prosedürdür, buna itirazımız yoktur. Ancak görünen o ki Türkiye’de bu yöntem tersine işliyor. Önce muhtarlar açığa alınıyor, sonra da haklarında soruşturma açıyorlar. Diyarbakır Barosu olarak görevden alınan bir kaç muhtarla  görüştük. Bize görevden alınmalarıyla ilgili şunu söylediler :

Bu güne kadar hakkımızda herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma yok.

Dolayısıyla hukuksuzluk burada bir kez daha ayan beyan ortaya çıkmış durumda. Mevcut iktidarın şu retoriğini herkes biliyor " Sandıkla gelen sandıkla gider, seçimle gelen seçimle gider." Diyarbakır Barosu olarak mevcut iktidardan beklentimiz bu: Lütfen bu söyleminizin, bu sloganınızın arkasında durun. Elbette bunu burada bir kez daha yeniliyorum. Suça bulaşmış, hakkında dava, kovuşturma varsa orantılı olmak koşuluyla bu karara bir itirazımız yok. Ama hakkında soruşturma, kovuşturma olmayan kişileri bu şekilde tedbirle açığa almak, hele hele bu kişi seçilmişse, temel hak ve özgürlükler açısından ciddi bir sorun var demektir. Diyarbakır Barosu olarak bunu kabul etmiyoruz. Bu sürecin de takipçisi olmaya devam edeceğiz. İlginiz için hepinize teşekkür ederim.

Etkinliğimize katılımlarından dolayı İHD Diyarbakır Şube Başkanı Abdullah ZEYTUN'a ve Yönetim Kurulu üylerine teşekkür ederiz.