Baro Başkanımız Tahir ELÇİ'nin Katledilişinin 212. Haftası Anma Etkinliği Diyarbakır Adliyesi Önünde Gerçekleştirildi

24.01.2020

Baro Başkanımız Tahir ELÇİ’nin katledilişinin 212. haftası anma etkinliği bugün de meslektaşlarımızın katılımıyla yapıldı. Etkinlikte konuşan Baro Yönetim Kurulu Üyemiz Av. Tevfik KARAHAN şunları söyledi;

 

Değerli Basın Emekçileri sevgili meslektaşlarım;

Baro Başkanımız sayın Tahir ELÇİ’nin katledilmesini protesto etmek ve tetikçi ile arkasındaki karanlık odakların ortaya çıkarılması amacıyla yaptığımız etkinliğin 212.haftasındayız. 212 haftadır burada sayın Tahir Elçi için ADALET diyoruz. Failler bulunsun ve yargılansın diyoruz. Adalet tecelli etsin istiyoruz. Bunları derken de kesinlikle başka saiklerle hareket etmediğimiz gibi suç işleme kastı veya propaganda amacı da taşımıyoruz. Bugün ''24 Ocak Tehlike Altındaki Avukatlar Günü' birazdan ,Özgürlük için Hukukçular Derneği Diyarbakır Şube  eşbaşkanı meslektaşım sizlere Tehlike Altındaki Avukatlar Konseyinin ortak metnin okuyacak ama öncesinde üzülerek şunu belirtmek istiyorum;08.11.2019 Tarihinde yine burada düzenlenen etkinlikte sadece Tahir Elçi için ADALET arıyoruz dedik diye ben ve buradaki 5 meslektaşım hakkında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma açılmıştır. Herkesin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığından beklentisi onlarca kameranın önünde katledilen önemli bir insan hakları savunucusunun faillerini tespit edip yargı önüne çıkarmasıdır,failler bulunsun diyen avukatlara soruşturma açmak değil beklenti. Tahir ELÇİ’nin failleri bulunmadan ve gereği yapılmadan bu işin peşini bırakmayacağız.  Tahir Elçi dosyasının failli meçhuller dosyasına dönüşmesine izin vermeyeceğiz.

Av. Halise DAKALI;

Tehlikedeki Avukatlar Günü her yıl 24 Ocak tarihinde düzenlenmektedir.

24 Ocak 1977 tarihinde 4 sendika avukatı ve bir isçi Madrid'deki ofislerinde sadece mesleklerini ifa ettikleri için, faşist odaklar tarafından katledildiler.

Bu güne atfen, 24 Ocak tarihini, 10. kez tüm dünyada tehlike altındaki avukatlarla ilgili farkındalık yaratmak ve onlarla dayanışmak için Tehlikedeki Avukatlar Günü olarak örgütlüyoruz.

Geçmiş yıllarda bu gün; Çin, Kolombiya, Mısır, Honduras, İran, Filipinler, İspanya / Bask Ülkesi ve Türkiye`ye ithaf edilmiştir. Bu yıl ise gün Pakistanlı avukatlara ithaf edilmiştir.

Ahmet Albay’lardan, Uğur Mumcu’ya, Medet Serhatlardan, Fuat Erdoğan’a ve Tahir Elçi’ye uzanan bir zincirde, avukatlara yönelik katliamları bizzat yaşamış olan bizler de, bugün bir yandan kendi kayıplarımızı anarken, diğer yandan Pakistanlı meslektaşlarımızla da en derin dayanışma duygularımızı paylaşmak istiyoruz.

2020PAKİSTAN'DA TEHLİKE ALTINDAKİ AVUKATLAR GÜNÜ

Geçtiğimiz on yıllar içerisinde, Pakistan’da avukatlar, sadece mesleki faaliyetlerini icra ettikleri için, yargısal taciz ve gözaltında işkencenin yani sıra, kitlesel katliam, cinayet, ölüm tehdidi, itibarsızlaştırılma, tacizlerin hedefi oldular. Aileleri de bu tehditlerden nasibini aldı ve hatta bir kısmı katledildi. Soruşturma ve yargılama tacizleri, barolardan ihraç tehditleri yoluyla baskılar ise adeta olağanlaşmıştır.

Pakistan’da 2014 yılında, İnsan Hakları Komisyonu Bölge Koordinatörünün öldürülmesi ile başlayan, 2015 yılında 2 avukatın polis kurşunlarıyla katledilmesiyle devam eden saldırılarda bugüne kadar 86 meslektaşımız siyasi cinayet ve katliamlarla öldürülmüştür. Pakistanlı meslektaşlarımıza yönelik en ağır katliam ise 8 Ağustos 2016 günü yaşanmıştır. Belucistan Eyalet Barosu Başkanı katledilmesi üzerine, cenazeyi almak üzere yüzlerce avukat, adli tıp önünde beklerken yapılan bombalı saldırıda, 56 avukat katledilmiş, 92 avukat yaralanmıştır. Belucistan Eyalet Barosu’nun bir nesli yok edilmiştir. 2018 yılında 13, 2019 yılında ise 10 avukat katledildi.

Avukatlara yönelik saldırıların failleri arasında El-Kaide, İŞİD, Taliban gibi örgütler, polis ve başka karanlık odaklar bulunmaktadır.

Hristiyan avukatların yahut azınlık Müslüman grupların mensubu avukatların durumları da son derece kaygı vericidir. Bazı durumlarda avukatlar, dini inançlarından dolayı öldürüldüler.

Birçok durumda avukatlar müvekkilleri ve müvekkillerinin davaları ile özdeşleştirilmektedir. Örneğin Tanrı’ya sövme suçlamasının, genellikle sanıkla birlikte, sanığı temsil eden avukatlar ile bu davalarda hüküm kuran yargıçlara karşı da taciz, tehdit, fiziksel saldırıya yol açtığı ve hatta ayaklanmaları tetiklediği çok iyi bilinmektedir. Pakistan’da dine küfür suçlaması ile karşı karşıya kalan birçok kişi henüz yargılamaları sonuçlanmadan öldürülmüş olup, aynı zamanda bu konudaki yasal düzenlemeye karşı gelişen muhalefetin öncüleri de cinayete kurban gitmişlerdir. 1990'dan bu yana 62 kişi dine küfür suçlamasının akabinde öldürülmüştür.

Avukatlar da, sadece dine küfür suçu isnat edilen kişileri savundukları için saldırıların hedefi olmaktadır.

 

Bu kapsamda 2010 yılından bu yana temsil ettiği müvekkili beraat eden, Av. Saif ul-Malook ve kararı veren temyiz mahkemesi yargıçları bugün ölümle tehdit edilmektedir.

Bu saldırılara yanıt olarak, Pakistanlı avukatlar sıklıkla grev, protesto, yürüyüş yahut boykot örgütlemektedir.

     Pakistan Hükümeti ve Parlamentosundan taleplerimiz şunlardır:

  1. Birleşmiş Milletlerin Avukatların Rolü Hakkındaki Temel Prensiplerinin gereği olarak; avukatların mesleklerini güvenlik içerisinde ve cezalandırılma tehdidi yahut saldırı korkusu olmaksızın icra edebilmeleri sağlanmalıdır!
  2. Avukatlara karşı gerçekleşmiş saldırılara ilişkin hızlı ve etkili soruşturma süreçleri işletilmeli, failler cezalandırılmalıdır.
  3. Pakistan Ceza Kanununun dine küfür ile ilişkili düzenlemeleri derhal ilga edilmelidir. Bu suçlama ile yapılmış tüm davalar düşürülmeli ve bu suçtan ötürü hapsedilenler serbest bırakılmalıdır.
  4. İnsan haklarının savunucularına yönelik tüm suçlamalar düşürülmelidir.
  5. Bizler, avukatları, baroları, hukuk topluluklarını ve STK’ları, bir an önce  Pakistanlı meslektaşlarımıza dayanışma ve Pakistan Barolar Birliği’ne destek mesajları iletmeye davet ediyoruz.

 

 

TEHLİKEDEKİ AVUKATLAR İÇİN KOALİSYON