Baro Başkanımız Tahir ELÇİ'nin Katledilişinin 206. Haftası Anma Etkinliği Diyarbakır Adliyesi Önünde Gerçekleştirildi...

13.12.2019

Baro Başkanımız Tahir ELÇİ’nin katledilişinin 206. haftası anma etkinliği bugün de meslektaşlarımızın katılımıyla yapıldı. Etkinlikte konuşan Baro Başkanımız Av. Cihan AYDIN şunları söyledi;

Sevgili meslektaşlarım, Tahir ELÇİ’ye adalet İnsan Hakları Kürsüsünün 206. Haftası anma etkinliğine hoş geldiniz.

Cinayet üzerinden beş yıl geçti. Bundan bir ay önce 28 Kasımda taleplerimizi, bütün dört yılın değerlendirmelerini bir bütün kamuoyuna sunduk. Bu konuda yetkililerin, soruşturma makamlarının, idarenin bir bütün olarak bu davaya karşı sessizliğini kamuoyuyla paylaşmıştık. Her hafta yılmadan, bıkmadan failler bulununcaya kadar devam edeceğiz. Adalet tecelli edene kadar bu mücadelemizi dostlarımızla, arkadaşlarımızla sürdürmeye devam edeceğiz. İçinde bulunduğumuz hafta İnsan Hakları Haftası, maalesef ülkede en çok ihtiyaç duyulan İnsan Hakları meselesi gittikçe kötü bir tablo çizmeye, kronikleşmeye devam ediyor. Bugün Ankara’da çok önemli bir dava görüldü. Kamuoyuna Ankara Jitem Davası olarak yansıyan ama aslında 1996 yılında Susurluk ilçesinde devletin bir kamyona çarpması sonucu ortaya çıkan devlet-siyaset ve mafya ilişkilerini ortaya koyan çok önemli belgeler ortaya çıktı. O dönemin Başbakanı Devlet Denetleme Kurulunu göreve çağırdı ve Susurluk kazası ile ilgili ortaya çıkan belgeler üzerinden bir rapor hazırlaması için bir kamu görevlisini görevlendirdi. Hazırlanan raporda devletin, siyasetin ve mafyanın karışmış olduğu kirli bir geçmiş ortaya çıktı. Bu geçmiş üzerine bir dava açıldı ve bugün Ankara’da görülen duruşmada maalesef alışık olduğumuz şekilde beraat ile sonuçlandı. Aralarında Medet Serhad, Faik Candan ve Yusuf Ekinci meslektaşlarımızın da bulunduğu 19 kişinin ölümünden sorumlu tutulan 17 kamu görevlisi hakkında açılan dava beraat ile sonuçlandı. Geçmişle yüzleşme meselesini yine her platformda aynı kararlılıkla yerine getirmeye devam ediyoruz. Bu mahkeme kararı beraat ile sonuçlanmış olabilir. Bu Türkiye Hukuku açısından bir anlam da ifade edebilir ancak bu zorla kaybetmeler, kısa yoldan yargısız infazlar meselesini uluslararası hukuk insanlığa karşı suç olarak tanımlamaktadır. Bu suçların uluslararası hukukta zamanaşımı yoktur. Türkiye hukuku bu konuda zamanaşımı öngörmüş olabilir ama uluslararası hukuk Anayasanın 90. Maddesiyle birlikte değerlendirildiğinde bu dosyanın ilerde tekrar bir soruşturma/kovuşturmaya konu edilebileceğini hatırlatmak isterim. Bu dava, katledilen başkanımız Tahir ELÇİ tarafından ve Diyarbakır Barosunun komisyonlarınca ısrarla takip edildi, bundan sonra da takip edilmeye devam edilecek. Bu dosya bir beraat kararı ile kapanmış görünse de toplumun vicdanında bu dosya her zaman açık olacak. Bu suçlarla yüzleşene kadar, failler tespit edilip yargı önüne çıkarılana kadar toplum vicdanında suçlu kalmaya devam edecekler, biz de suçluları aramaya devam edeceğiz.