Baro Başkanımız Tahir ELÇİ'nin Katledilişinin 205. Haftası Anma Etkinliği Diyarbakır Adliyesi Önünde Gerçekleştirildi...

06.12.2019

Baro Başkanımız Tahir ELÇİ’nin katledilişinin 205. haftası anma etkinliği bugün de meslektaşlarımızın katılımıyla yapıldı. Etkinlikte konuşan Baromuz Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Av. Muhammed Emin ÇOBAN şunları söyledi;

Değerli Basın Emekçileri ve Baromuzun Kıymetli Üyeleri;

Baro Başkanımız Tahir ELÇİ’nin katledilmesinin üzerinden tam 205 hafta geçmesine rağmen faillerinin tespit edilip cezalandırılması için yürütülen soruşturma kapsamında bir ilerlemenin olmadığını; soruşturma savcılığının herhangi bir çabasının dahi bulunmadığını, baromuzun çabalarıyla hazırlanılan bilirkişi raporunda geçen kuvvetle muhtemel şüphelilerin isimlerinin dosyada bulunmasına rağmen şüpheli sıfatıyla hiç kimsenin ifadesinin bu zamana kadar alınmadığını bir kez daha buradan duyurmak isteriz. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın faillerin yargı önünde hesap vermeleri için ivedilikle işlem tesis etmesini talep ediyoruz. Tahir ELÇİ’yi anmak üzere toplandığımız bu 205. haftada bir kez daha şunu vurguluyoruz : Tahir ELÇİ’nin meslektaşları ve arkadaşları olarak sizden talebimiz ; TahirELÇİ’nin faillerini bulun ve gereğini yapın ! Vakit kaybetmeden bu utanca son verin…!

Bildiğiniz üzere her hafta burada Tahir ELÇİ İnsan Hakları Kürsü’sünden insan hakları ihlallerine ilişkin kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla basın açıklaması yapıyoruz.

Geçtiğimiz günlerde, Edirne Cezaevinde tutuklu bulunan baromuz üyesi ve HDP önceki Eş Genel Başkanı Sayın Selahattin Demirtaş'ın göğüs sıkışması ve nefes alamaması sebebiyle bilinci kapanmış, uzun bir süre bilinci kapalı şekilde kalan Sayın Selahattin Demirtaş'a ilk müdahaleyi koğuş arkadaşı Abdullah Zeydan'ın yapmasının ardından ambulans çağırılmış ve kendisine müdahale edilmiştir. Bu müdahalenin ardından Sayın Demirtaş'ın kardiyoloji,nöroloji ve gastroenteroloji bölümlerine sevki istenilmiş ancak aradan yedi gün geçmesine rağmen sevk işlemi gerçekleştirilmemiştir. Ardından oluşan kamuoyu tepkisi ve girişimler neticesinde Sayın Demirtaş'ın hastaneye sevki yapılmış ve tedavisi yapılmıştır. En temel insan haklarından olan yaşam ve sağlık hakkına yönelik bu tarz keyfi ve politik tutumları şiddetle kınıyoruz. Uluslararası sözleşmeler ve Anayasa ile güvence altına alınan "Herkesin sağlık hakkına sahip olduğunu, hiç kimsenin temel sağlık haklarından yoksun bırakılamayacağını ve devletin sağlık hakkının gerçekleşmesi için gerekli her türlü tedbirleri almakla yükümlü olduğunu" belirtmek isteriz.

İnsan hakları ihlallerinin en çok yaşandığı yerlerin başında gelen cezaevlerinde yaşanan en önemli ihlallerden biri de sağlık hakkıdır. Sağlık hakkı ihlallerinden kaynaklı olarak cezaevlerinde yaşamını kaybedenlerin sayısı ne yazık ki gün geçtikçe artmaktadır. Bundan 2 gün önce Şanlıurfa 2 Nolu T Tipi Cezaevinde hükümlü olarak bulunan Emine Aslan Aydoğan yaşamını kaybetmiştir. İnsan Hakları Derneğinin Nisan 2019 da güncellemiş olduğu veriye göre Türkiye'de 458 ağır olmak üzere 1334 hasta mahpus bulunmaktadır.

Uluslararası mevzuat devletlerce özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilerin yaşam hakkı konusunda devletlere pozitif yükümlülükler yüklemiştir. Devletler, özgürlüğünden yoksun bırakılmış kişilerin sağlığa erişim hakkı konusunda özgür bireylerle eşit şartlarda bulunmasını sağlamakla yükümlüdürler. Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi’ne göre; “Tutukluların gözetim altında bulundukları süre boyunca, tutukluluk sürelerinden bağımsız olarak her zaman bir doktora erişim haklarının bulunması gereklidir. Sağlık hizmetleri, doktora danışma talepleri gereksiz gecikme olmadan karşılanacak şekilde düzenlenmelidir.” demektedir.

Cezaevlerinde bulunan hasta hükümlü ve tutukluların yaşam haklarının ve sağlık haklarının ihlal edilememesi için; uluslararası sözleşmeler ve anayasada güvence altına alınan hakları çerçevesinde devletin pozitif yükümlülüklerini bir kez daha hatırlatarak gerekli önlemleri alması konusunda çağrıda bulunuyoruz.

Katılımınızdan dolayı teşekkür ederiz.

DİYARBAKIR BAROSU